İstihbarat8 Temmuz 2005 00:00
Mahir Kaynak: "ABD'nin Hedefi Tükiye"
"ABD TÜRKİYE ÜZERİNDE KONUŞLANMAK İSTEDİ" ABD'nin Kuzey Irak'a müdahalesine de değinen Kaynak, ABD'nin Irak Savaşı'nda Türkiye'den 15 üs ve limanını kontrol etmek istemesinin asıl sebebinin Türkiye'de konuşlanmak olduğunu öne sürerek, "Bu harekatın kod adı Irak, hedefi Türkiye. ABD'nin Irak'ta bulunmasının hiçbir faydası yoktu. Burada hiçbir kar etmesi mümkün değildi. O halde Türkiye'de konuşlanmak istedi. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo
Eski MİT görevlisi Prof. Dr. Mahir Kaynak, Londra'da meydana gelen patlamalar sonrası yeniden gündeme gelen El Kaide'den, ABD'nin Türkiye üzerindeki planlarına, 12 Eylül'den Irak harekatına kadar pek çok konuda şok açıklamalarda bulundu.
Eski MİT görevlisi Prof. Dr. Mahir Kaynak, İngiltere'nin başkenti Londra'da meydana gelen patlamalarda ismi geçen El Kaide örgütüyle bütün dünyanın baş etmekte aciz kaldığını ifade ederek, "Eğer dünya böylesine birkaç kişinin kuracağı bir örgüt tarafından tehdit edilebiliyorsa siz, biz ve bütün dünya çok büyük bir tehdit altındadır" dedi.
Tokat Sanayici ve İşadamları Derneği (TOSİAD) tarafından 3. Ballıca Toplantıları çerçevesinde düzenlenen ''Türkiye'nin Dünyadaki Konumu, Üzerinde Oynanan Oyunlar ve Büyük Ortadoğu Projesi'' konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Mahir Kaynak, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gaziosmanpaşa Üniversitesi (GOÜ) Konferans Salonu'nda verdiği konferansta, El Kaide örgütünün G-8'lerin İskoçya'da toplantı yaptığı sırada Londra'nın altını üstüne getirdiğini kaydeden Kaynak, "Bunlar acaba meydan okuma mı?
Eğer meydan okuma ise, dünyanın en gelişmiş 8 devletine meydan okuyan güç kimdir? El Kaide midir? El Kaide ise, bu bilinmeyen örgüt değil. El Kaide bugüne kadar ABD'de çok büyük terör olaylarının sorumlusuydu. Aranıyordu. Sadece ABD aramıyordu, aslında tüm dünya arıyordu. Çünkü Amerika, El Kaide terörünü bahane ederek dünyanın her yerinde operasyonlar yapıyordu. Bundan kurtulmanın yolu da bu örgütü bertaraf etmekti. Şu anda görüyoruz ki bu garip bir örgüt. Bütün dünya onunla baş etmekte aciz kalıyor. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Söylendiğine göre Usame Bin Ladin, Afganistan dağlarında bir mağarada oturuyor. Para transferi yapamıyor. Tüm konuşmaları dinlenip kaydedildiği için iletişim araçlarını kullanmadan telepati yoluyla mı eylem emirlerini veriyor? O düşünüyor öbürü algılıyor. Öyle bir olay olması lazım. Bunlar imkansızdır, eğer dünya böylesine birkaç kişinin kuracağı bir örgüt tarafından tehdit edilebiliyorsa siz, biz ve bütün dünya çok büyük bir tehdit altındadır. Kimse bunlarla başa çıkamaz. Bunlar istediği zaman dünyanın altını üstüne getirir. Üstelik amaçlarını da bilmiyoruz. Bunların başarı kazandıkları zaman ulaşacakları hedef nedir? El Kaide'nin Amerika Birleşik Devletleri'ni yönettiğini düşünebiliyor musunuz? Yani El Kaide'nin başı ABD'nin Cumhurbaşkanı olmuş. Varlığı bile şüpheli bir örgüt dünyayı kasıp kavuruyor" dedi.
"ABD TÜRKİYE ÜZERİNDE KONUŞLANMAK İSTEDİ"
ABD'nin Kuzey Irak'a müdahalesine de değinen Kaynak, ABD'nin Irak Savaşı'nda Türkiye'den 15 üs ve limanını kontrol etmek istemesinin asıl sebebinin Türkiye'de konuşlanmak olduğunu öne sürerek, "Bu harekatın kod adı Irak, hedefi Türkiye. ABD'nin Irak'ta bulunmasının hiçbir faydası yoktu. Burada hiçbir kar etmesi mümkün değildi. O halde Türkiye'de konuşlanmak istedi. Siz bir koyundan iki post çıkmadığını düşünürsünüz. Oysa ABD bir koyundan iki tane post çıkarıyor ve ikinci post birincisinden daha değerli. Türkiye'ye düşman olarak gelemezdi. Türkiye'ye dostane gelmenin yolu da Irak'ı bahane etmekti ve Türkiye teskereyi kabul etmemek suretiyle bu oyunu bozdu. Bilerek mi bozdu tesadüfen mi bozdu bilemiyoruz. Ama demek ki Türkiye'de de bazı düşünen insanlar var" diye konuştu.
Türkiye'nin çok tecrübeli olmadığı için basit oyunlara gelebildiğini iddia eden Kaynak, 12 Eylül'ün "sağ-sol kavgası" zannedildiğini ama bunun bir oyun olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
"Eğer ABD Türkiye'yi kaybederse Amerikalılar Atlantik'i turist olarak bile geçemez. Amerika'nın dünya üzerindeki hegemonyasının sonu olur. ABD çok haklı olarak diyor ki 'Kaderimi bağladığım bir ülkeyi şansa bırakamam, onu yöneteceğim'. Bizi yönetmek için yaptıkları da belli. Siz o Kürt-Türk meselesine fazla aldırış etmeyin. Bunlar hep basit şeyler. Biz sadece çok tecrübeli olmadığımız için bu basit oyunları yiyoruz. Mesela 12 Eylül 'sağ-sol kavgası' zannedildi. Zannedildi ki Türkiye'de komünistler var. Ben bunların olmadığını biliyorum. Ortalıkta dolaşıyordum 'bana bir tane komünist gösterin de alnından öpeyim' diye. Bugün sizin komünist dediğiniz o tarihteki insanların hepsi şu an köşe yazarı. O onların oyunuydu ama bunu yedik, yemeyecektik. Bütün bunları yememenin yolu bilgiden geçiyor. Biz hepimiz her zaman ülkemizi seviyoruz. Canımızı vermeye hazırız. Ama yetmiyor. Bizden evvelki nesillerimiz de çok can verdi. Bundan sonra bilmek zorundayız."
Konferansın sonunda TOSİAD tarafından "2004'ün en iyileri" ve "Tokat'ın yıldızları" kategorilerinde plaket ve kristal küre ödülleri dağıtıldı. Ödül töreninde "Yılın bürokratı" seçilen Tokat Valisi Ayhan Nasuhbeyoğlu'nun ödülünü Vali Yardımcısı Emin Selçuk Botsalı, Prof. Dr. Mahir Kaynak'tan aldı. "Yılın İlçe Belediye Başkanı" seçilen Erbaa Belediye Başkanı Ahmet Yenihan ise, ödülünü Devlet eski Bakanı Metin Gürdere'den aldı.
Eski MİT görevlisi Prof. Dr. Mahir Kaynak, İngiltere'nin başkenti Londra'da meydana gelen patlamalarda ismi geçen El Kaide örgütüyle bütün dünyanın baş etmekte aciz kaldığını ifade ederek, "Eğer dünya böylesine birkaç kişinin kuracağı bir örgüt tarafından tehdit edilebiliyorsa siz, biz ve bütün dünya çok büyük bir tehdit altındadır" dedi.
Tokat Sanayici ve İşadamları Derneği (TOSİAD) tarafından 3. Ballıca Toplantıları çerçevesinde düzenlenen ''Türkiye'nin Dünyadaki Konumu, Üzerinde Oynanan Oyunlar ve Büyük Ortadoğu Projesi'' konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Mahir Kaynak, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gaziosmanpaşa Üniversitesi (GOÜ) Konferans Salonu'nda verdiği konferansta, El Kaide örgütünün G-8'lerin İskoçya'da toplantı yaptığı sırada Londra'nın altını üstüne getirdiğini kaydeden Kaynak, "Bunlar acaba meydan okuma mı?
Eğer meydan okuma ise, dünyanın en gelişmiş 8 devletine meydan okuyan güç kimdir? El Kaide midir? El Kaide ise, bu bilinmeyen örgüt değil. El Kaide bugüne kadar ABD'de çok büyük terör olaylarının sorumlusuydu. Aranıyordu. Sadece ABD aramıyordu, aslında tüm dünya arıyordu. Çünkü Amerika, El Kaide terörünü bahane ederek dünyanın her yerinde operasyonlar yapıyordu. Bundan kurtulmanın yolu da bu örgütü bertaraf etmekti. Şu anda görüyoruz ki bu garip bir örgüt. Bütün dünya onunla baş etmekte aciz kalıyor. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Söylendiğine göre Usame Bin Ladin, Afganistan dağlarında bir mağarada oturuyor. Para transferi yapamıyor. Tüm konuşmaları dinlenip kaydedildiği için iletişim araçlarını kullanmadan telepati yoluyla mı eylem emirlerini veriyor? O düşünüyor öbürü algılıyor. Öyle bir olay olması lazım. Bunlar imkansızdır, eğer dünya böylesine birkaç kişinin kuracağı bir örgüt tarafından tehdit edilebiliyorsa siz, biz ve bütün dünya çok büyük bir tehdit altındadır. Kimse bunlarla başa çıkamaz. Bunlar istediği zaman dünyanın altını üstüne getirir. Üstelik amaçlarını da bilmiyoruz. Bunların başarı kazandıkları zaman ulaşacakları hedef nedir? El Kaide'nin Amerika Birleşik Devletleri'ni yönettiğini düşünebiliyor musunuz? Yani El Kaide'nin başı ABD'nin Cumhurbaşkanı olmuş. Varlığı bile şüpheli bir örgüt dünyayı kasıp kavuruyor" dedi.
"ABD TÜRKİYE ÜZERİNDE KONUŞLANMAK İSTEDİ"
ABD'nin Kuzey Irak'a müdahalesine de değinen Kaynak, ABD'nin Irak Savaşı'nda Türkiye'den 15 üs ve limanını kontrol etmek istemesinin asıl sebebinin Türkiye'de konuşlanmak olduğunu öne sürerek, "Bu harekatın kod adı Irak, hedefi Türkiye. ABD'nin Irak'ta bulunmasının hiçbir faydası yoktu. Burada hiçbir kar etmesi mümkün değildi. O halde Türkiye'de konuşlanmak istedi. Siz bir koyundan iki post çıkmadığını düşünürsünüz. Oysa ABD bir koyundan iki tane post çıkarıyor ve ikinci post birincisinden daha değerli. Türkiye'ye düşman olarak gelemezdi. Türkiye'ye dostane gelmenin yolu da Irak'ı bahane etmekti ve Türkiye teskereyi kabul etmemek suretiyle bu oyunu bozdu. Bilerek mi bozdu tesadüfen mi bozdu bilemiyoruz. Ama demek ki Türkiye'de de bazı düşünen insanlar var" diye konuştu.
Türkiye'nin çok tecrübeli olmadığı için basit oyunlara gelebildiğini iddia eden Kaynak, 12 Eylül'ün "sağ-sol kavgası" zannedildiğini ama bunun bir oyun olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
"Eğer ABD Türkiye'yi kaybederse Amerikalılar Atlantik'i turist olarak bile geçemez. Amerika'nın dünya üzerindeki hegemonyasının sonu olur. ABD çok haklı olarak diyor ki 'Kaderimi bağladığım bir ülkeyi şansa bırakamam, onu yöneteceğim'. Bizi yönetmek için yaptıkları da belli. Siz o Kürt-Türk meselesine fazla aldırış etmeyin. Bunlar hep basit şeyler. Biz sadece çok tecrübeli olmadığımız için bu basit oyunları yiyoruz. Mesela 12 Eylül 'sağ-sol kavgası' zannedildi. Zannedildi ki Türkiye'de komünistler var. Ben bunların olmadığını biliyorum. Ortalıkta dolaşıyordum 'bana bir tane komünist gösterin de alnından öpeyim' diye. Bugün sizin komünist dediğiniz o tarihteki insanların hepsi şu an köşe yazarı. O onların oyunuydu ama bunu yedik, yemeyecektik. Bütün bunları yememenin yolu bilgiden geçiyor. Biz hepimiz her zaman ülkemizi seviyoruz. Canımızı vermeye hazırız. Ama yetmiyor. Bizden evvelki nesillerimiz de çok can verdi. Bundan sonra bilmek zorundayız."
Konferansın sonunda TOSİAD tarafından "2004'ün en iyileri" ve "Tokat'ın yıldızları" kategorilerinde plaket ve kristal küre ödülleri dağıtıldı. Ödül töreninde "Yılın bürokratı" seçilen Tokat Valisi Ayhan Nasuhbeyoğlu'nun ödülünü Vali Yardımcısı Emin Selçuk Botsalı, Prof. Dr. Mahir Kaynak'tan aldı. "Yılın İlçe Belediye Başkanı" seçilen Erbaa Belediye Başkanı Ahmet Yenihan ise, ödülünü Devlet eski Bakanı Metin Gürdere'den aldı.