İstihbarat4 Temmuz 2005 00:00
TSK- İSRAİL 'GİZLİ ANLAŞMASI!'
Türkiye ve İsrail arasında 1958 yılında 'gizli bir askeri ittifak anlaşması' imzalandığı ortaya çıktı. Genelkurmay, Dışişleri Bakanlığı ve MİT hâlâ böyle bir anlaşma olmadığını savunuyor. Ama İsrail Milli ve Askeri arşivlerinde anlaşmaya ilişkin çok sayıda arşiv belgesi bulunuyor. levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescialis coupons printable link discount prescription drug cardnaproxennatrium zygonie.com naproxen kruidvat
Genelkurmay, Dışişleri Bakanlığı ve MİT hâlâ böyle bir anlaşma olmadığını savunuyor. Ama İsrail Milli ve Askeri arşivlerinde anlaşmaya ilişkin çok sayıda arşiv belgesi bulunuyor.
Türkiye ve İsrail arasında 1958 yılında 'gizli bir askeri ittifak anlaşması' imzalandığı ortaya çıktı. İsrail'in 'çevre ittifakı' adını verdiği bu anlaşma, 1966 Kıbrıs krizine kadar güçlü bir şekilde yürürlükte kaldı. 'Çevre İttifakı', 1996'dan sonra başlayan Türkiye-İsrail Askeri İşbirliği ile büyük benzerlikler var. Anlaşmanın imzalanmasında Türk Genelkurmay'ı ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) etkin rol oynadı.
Aksiyon dergisinin bu haftaki sayısındaki haberine göre 1958 yılında imzalanan Türk-İsrail anlaşması Ortadoğu ve bölge dengeleri açısından büyük önem arz ediyor. İsrail Başbakanı David Ben Gurion ile Başbakan Adnan Menderes arasında 29 Ağustos 1958 tarihli 'gizli zirvenin' ardından imzalanan anlaşmayı çok az kişi gördü. Sadece 10 kişilik üst düzey askeri ve sivil yönetici anlaşmadan haberdar edildiği anlaşma bugüne kadar Türk kamuoyundan sürekli olarak saklandı. Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) hâlâ böyle bir anlaşma olmadığını savunuyor. Buna karşın İsrail Milli ve Askeri arşivlerinde bu anlaşmaya ilişkin çok sayıdaki arşiv belgesi bulunuyor.
Türkiye ve İsrail arasında 1958 yılında 'gizli bir askeri ittifak anlaşması' imzalandığı ortaya çıktı. İsrail'in 'çevre ittifakı' adını verdiği bu anlaşma, 1966 Kıbrıs krizine kadar güçlü bir şekilde yürürlükte kaldı. 'Çevre İttifakı', 1996'dan sonra başlayan Türkiye-İsrail Askeri İşbirliği ile büyük benzerlikler var. Anlaşmanın imzalanmasında Türk Genelkurmay'ı ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) etkin rol oynadı.
Aksiyon dergisinin bu haftaki sayısındaki haberine göre 1958 yılında imzalanan Türk-İsrail anlaşması Ortadoğu ve bölge dengeleri açısından büyük önem arz ediyor. İsrail Başbakanı David Ben Gurion ile Başbakan Adnan Menderes arasında 29 Ağustos 1958 tarihli 'gizli zirvenin' ardından imzalanan anlaşmayı çok az kişi gördü. Sadece 10 kişilik üst düzey askeri ve sivil yönetici anlaşmadan haberdar edildiği anlaşma bugüne kadar Türk kamuoyundan sürekli olarak saklandı. Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) hâlâ böyle bir anlaşma olmadığını savunuyor. Buna karşın İsrail Milli ve Askeri arşivlerinde bu anlaşmaya ilişkin çok sayıdaki arşiv belgesi bulunuyor.
ANLAŞMA DEĞİL İTTİFAK İBARESİ
İsrail arşivlerinde 'anlaşma' anlamına gelen 'heskem' ifadesinin değil, 'ittifak' anlamına gelen 'brit' kelimesinin kullanılması oldukça dikkat çekici. Anlaşma'nın bir diğer önemli özelliği de iki ülkenin İran'ı da içine alacak şekilde 'üçlü' bir istihbarat ağı kurulmasını ve gizli servis yöneticilerinin yılda iki kez biraraya gelmesini öngören hükümler içermesi.
ANLAŞMAYI TAHRAN ABD ELÇİLİĞİ BASKINI ORTAYA ÇIKARTI
Anlaşmaya İlişikin ilk detaylar 1979'da Tahran'daki ABD Büyükelçiliği baskınında ele geçirildi. Evraklarda Türk istihbarat teşkilatı MAH (MİT'in eski adı), İran istihbarat teşkilatı SAVAK ve İsrail istihbarat teşkilatı MOSSAD arasında 1958 yılında 'Trident' adı verilen bir işbirliği anlaşması imzalandığını ortaya çıktı.
Derginin haberinde Türkiye'nin o dönemde İsrail ile işbirliğine gitmesine neden olan faktörler şöyle sıralıyor: Bağdat Paktı karşısında, Arap milliyetçisi Abdunnasır'ın gösterdiği sert tepkiler; Mısır ve Suriye'nin Birleşik Arap Cumhuriyeti'ni kurmaları; Suriye'nin Sovyetlerle işbirliğini artırması; Irak'ta Türk yanlısı yönetime darbe olması ve ardından Irak'ın BM'de Kıbrıs konusunda Türkiye aleyhine oy kullanması; İsrail'in askeri olarak üstünlüğünü 1956 Süveyş Kanalı işgalinde ortaya koyması; Menderes hükümetinin Amerika'daki Yahudi lobisinin gücüne inanması ve destek aramaları; İran'ın da İsrail ile askeri işbirliğine sahip olması...
Barzani'ye yardım Dışişleri'nden saklanmış
Bu anlaşmanın Türkiye açısından doğurduğu bir başka önemli gelişmede İsrail'in Türk hava sahasını kullanarak İran'a üzerinden Barzani ailesine silah yardımında bulunması. O dönemde Irak hükümetine başkaldıran Kürt grupların liderliğini yapan Molla Barzani'ye İran İstihbaratı (SAVAK) ve İsrail Gizli Servisi (MOSSAD) tarafından askeri ve lojistik yardımlar genelde Türkiye üzerinden ulaştırılır. Ağustos 1965'te İsrail askeri uzmanları Kuzey Irak dağlarında Barzani'nin adamları için sabit askeri eğitim kampları kurarak bölgeye kesin şekilde yerleşirler. Yıllarca süren bu sevkiyattan kimsenin haberi olmaz. 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren askeri komuta kademesi tarafından bilinen bu sevkiyatlar, Dışişleri Bakanlığı'ndan saklanır. Türkiye ile İsrail arasında imzalanan bu 'sıradışı' ve 'çok gizli' anlaşma 1966 yılında İsrail'in Kıbrıs meselesinde Türkiye karşıtı bir politika izlemeye başlaması üzerine sona erdi.