“...’İmalatçı’nın ‘Devrim’ Reçetesi!..” Attila İlhan
...aldı sözü, Pavel Demes! Peki, o da kim? Vincent Jauvert'e bakarsanız, 'İhtilal İmalatçıları'nın hem en eskisi, hem en tecrübelisi! Üstelik, gizlisi sakısı yok, açık açık konuşuyor; neredeyse her şeyi anlatmış; kulak vermek istemez miydiniz? Türkiye de 'plana dahil' ülkeler arasında sayıldığına göre, bu, düpedüz 'ulusal' bir sorumluluk! Yengeç'in 'zayıf' noktası... (Tesbit/4. "...İçlerinden en tecrübelisi, Pavel Demes, yani bu 'mesleğe' ilk başlayan: elli yaşlarında bir Slovak. 2000 yılında, Miloşeviç'e karşı örgütlenmiş olan direniş örgütüne, 'ecnebi' yardımı ve desteğini, 'gizlice' sağlayan odur.coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardssymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg
Geçen sene, Ukrayna'daki 'İhtilal İmalatçıları'na, aynı gizlilik içinde, 'danışmanlığı' o yapıyor. (Buraya dikkat!) Hangi bölgede olursa olsun, ABD'nin el altından yaptığı yardımı sağlayan, o çok etkili German Marshall Fond'ın, doğu kanadı sayılabilecek bir ofisi var, Bratislava'da! Bir zamanlar ülkesinin Dışişleri Bakanı olduğu için, eski Sovyet Bloku ülkelerindeki siyasi durumu da çok iyi kestirebiliyor; tabii, hangisinde, hangi zamanda 'ihtilal imalatı' yapılabileceğini de!.."
"...İhtimamla kırpılmış, ince çember sakalı; net ve açık İngilizcesiyle, Pavel Demes diyor ki: ..."Komünizm sonrası devlet adamlarının (autocrate) çoğu yengece benzer, hepsinin kabuğu katıdır ve serttir; fakat bu kabuğun yumuşak bir yanı da var ki, çok çabuk etkilenebiliyor: Seçimlerinin yasaya uygun olduğu hususundaki ısrarları!.. Seçimlerde hile yapıyorlar, bundan vazgeçmezler; elbette bunu uluslararası 'itibarları' için yapıyorlar. Güvenlik servislerini, bütün media'larını denetimleri altında tuttuklarından emindirler; elbette. Bu sayede herhangi bir terslik olmayacağından da!.. " Ne var ki, stratejilerinin açık verdiği bir nokta mevcuttur. "... seçim süresi boyunca, en ufak bir tersliği, yanlış davranışı dünya basını dikkatle izlediği için; o kalabalıkta, direniş üzerine ateş açmaktan çekinirler: İşte onları alaşağı edecek olan nokta, bu noktadır!.."
'...Şiddete boş vermek!..'
"...Peki nasıl mı? Başarı, kalkışmanın her şeyden önce, şiddetten uzak olmasında yatmaktadır: ...Aynı zamanda bu, ahlaklı ve etkili olabilmenin de şartıdır; işin içine silah karışmayınca, bu kalkışmaya moral avantajı sağlıyor, o da, başkalarının da katılımını! Zaten iş şiddete binmemeli, iktidarın en güçlü olduğu alan budur..." Kalkışmanın, başarıya ulaşabilmesinin ikinci şartı, hemen hepsinde aynı olan operasyon safhasıdır: "...Daha seçimin yapıldığı akşam, işe hile karıştığının kanıtları elde edilir; ve bu durum, bütün ülkeye hızla yayılır; bu da yüz binlerin sokağa dökülmesini sağlayacaktır: Onun arkasından da kalabalığın bütün devlet dairelerini ele geçirmesi gelir; böylece hilekar iktidarın sorumlularına, iktidarın artık el değiştirmiş olduğu, bildirilir; yani o kalabalığa ateş emri verilmemesi sayesinde, dava kazanılmış olur:.." Eski 'yengeçler'in en ünlüleri olan Miloşeviç, Şevardnadze, Kuçma ve Akayef bu suretle alaşağı edilmişlerdir. Adeta çocuk oyuncağı değil mi? '... elbette hayır! Böyle bir operasyonu başarıya ulaştırabilmek için, önceden uzun hazırlıklar yapmak zorunluluğu vardır...'
"... Buraya kadarı, işin kuramsal (theorique) tarafı; peki uygulaması nasıl gerçekleştiriliyor?."
...Meğerse 'ticaret sırrı' imiş!
...işin can alıcı noktası, hiç kuşkusuz; Pavel Demes'in teorisindeki haklılığı; Özbekistan'daki alaşağı etme operasyonunda uğranılan, yenilginin göstermiş olmasıdır; bilindiği gibi, o başkaldırmada, iktidar, gözünü kırpmaksızın direnişçilere ateş açtı, hiç yoktan bir sürü masum öldü, ama 'ayaklanma' ümit ettiği başarıya ulaşamadı; buna rağmen, uygulanan metodun, halk yığınlarını harekete geçirmekte başarılı olduğu inkar edilemez; İyi de nasıl?)
(Tesbit/5. "... Bunu öğrenebilmek için henüz otuz iki yaşındaki bir Sırp'ı; artık efsane olmuş, gözleri halka halka, yüzü sanki cilalı, Srdija Popoviç'i dinlemek lazım; zira 21. yy'ın -sonrakilerine örnek olan ilk 'ihtilalini'- o örgütlemiştir: 2000 yılının ekim ayında, tek damla kan dökülmeksizin, 'Otpor/direniş' adındaki hareketle, Miloşeviç'j alaşağı eden odur.
O günden bugüne, dünyanın dört köşesinden -Zimbabve'den bile- ona danışılıp, akıl soruluyor. Taleplere cevap verebilmek amacıyla, 'İhtilal İmalatçılığı'nda uzmanlaşmış, bir yazıhane açmak yolunu tutuyorlar: adı Canvaş Grubu". Diyor ki, "aslında bu 'özel bir teşebbüs ama, vergi ödemeyelim diye, kamuya yararlı diye kaydettirdik!" İş hacmini, ne kazandığını sorduğumuz zaman, aldığımız cevap, tam tüccar cevabı: "... Ticaret sırrıdır, söylenemez!..")
Ne dersiniz, bu 'tiplere', 'İhtilal İmalatçısı' demiş olanlar; doğruyu, -yalnız doğruyu- söylememişler mi? Zaten Srdja Popoviç'in 'uygulama metodları', sır filan da değil; etraflıca anlatıyor.
Öğrenmek istemez miydiniz?