Psikolojik Harekat ve MGK'nın sivilleşmesi
PSİKOLOJİK HAREKAT terimi, kulağa hoş gelmediği gerekçesi ile Genel Kurmay Başkanlığı tarafından değiştirildi. Yeni adı BİLGİ DESTEK BİRİMİ. Akıllara takılan soru; bu, sadece bir isim değişikliği mi? cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis forum link cialis bez receptabuscopan link buscopan plusabilify link abilify
Tarih yine, günümüzde de geçerliliğini koruyan önemli bir gerçeğe dikkat çekiyor: `Savaş` Aktörleri değişen kavramda, bazen başka bir devlet, bazen devlet içindeki dış güdümlü örgütler ya da terör örgütleri olayın sahnesindeki yerini alıyor. Sevindirici olan, ne kadar gerçek bilinmez ama, sıcak savaş yıllarının geride kalmış olması! Sevinci gölgeleyen, sıcak savaşın yerini, soğuk savaşa bırakması.
Değişmeyen ise, aleni ya da derinlerde devam eden savaş...
`Güvenlik, güvenlik, güvenlik`
Hal böyle olunca `güvenlik` kavramı da devletler için birinci öncelik halini alıyor. Bu konuda yorulan kafalardan, güvenlik ya da saldırı adına yüzlerce fikir çıkıyor. Kimi zaman, `önce devletin bütünlüğü` deniyor ve iyi niyet korunuyor, kimi zaman da niyetin iyiliği geçilip, yerine, teslim almacı mantık hakim oluyor.
İş bu noktaya gelince, ülkelerin sağlık harcamalarına ayırdığı paranın iki katını silah harcamalarına ayırmasını anlamak daha da kolaylaşıyor.
Türkiye ne yapıyor?
İşte bu noktada, kritik bir coğrafya da yer alan, yakın tarihinde gelişmiş ülkeler tarafından "Hasta Adam" ilan edilip, toprakları bölünerek iyileştirilebileceği düşünülen Türkiye`de de, güvenlik adına alınacak önlemler, gündemlerin ilk sırasındaki yerini koruyor. Ve soğuk savaş yıllarının vazgeçilmez kavramı psikolojik harekat üzerine 22 yıl önce somut bir adım atılıyor. MGK bünyesinde atılan bu adımın adı Toplumla İlişkiler Başkanlığı(TİB). Kuruluşunda, Tümgeneral Doğan Beyazıt, Binbaşı Doktor Tamer Kumkale ve Binbaşı Oğuz Kalelioğlu görev alıyor. TİB`in kurulması, tartışmaları da beraberinde getiriyor. Kimileri psikolojik harekatı destekliyor, kimileri çalışmaların gizli olması nedeniyle karşı çıkıyor. Bilinen ise, psikolojik harekatta kurumsallaşma adına atılan bu adımın, 22 yıl boyunca ülke tarihinde yürümüş olduğu.
Tartışmaların doruk noktaya ulaştığı MGK`nın sivilleşme sürecinde ise TİB`in kaldırılmasına karar veriliyor ve TİB kaldırılıyor. Gerideyse yine tartışmaları kalıyor. Bilinmesi gereken ise TİB`le ilgili "TİB nedir? Ne amaçla kurulmuştur? Hangi faaliyetlerde bulunmuştur? Çalışma teknikleri nelerdir ? Neden gizlidir?" gibi sorulara verilecek yanıtların, faaliyetlerinin gizli olması nedeniyle bir iddiadan öteye geçemeyecek olması. Çünkü bu sorulara asıl yanıt vermesi gerekenler, bu birimleri kuranlar, faaliyetlerde bulunanlar...
Yani, derin savaşın içindekiler...
"İnsan beyinlerine girilir."
- Psikolojik harekatı nasıl tanımlıyorsunuz?
Psikolojik harekat insan beyinlerine girilerek yapılan bir harekattır. Yeri ve zamanı yoktur, her yerde her zaman yapılabilir. Eğitimle, gazeteyle ve televizyonla yapılan harekatlar en etkin olanlarıdır. Toplumların birliğinin korunması için psikolojik harekatın tek elden yapılması gereklidir. Herkesin, kafasına göre insanları etkilemeye çalıştığını düşünsenize! Her ülke, kendi insanını eğitecek, milli değerlerini anlatacak ve insanlarını bu değerler etrafından kilitleyecek sistemler kurar. Psikolojik harekat, ülkelerin korunmasında son derece etkin bir yöntemdir. İşte psikolojik harekat, yönlendirme işleminin tek bir kaynaktan, ülke adına önemli değerler etrafında yapılmasıdır. Bir de dışarıdan gelen psikolojik harekat vardır. Bunlar da, Türkiye Cumhuriyeti toprakları ve insanı üzerinde menfaat güden güçler tarafından yapılır.
- Türkiye`deki psikolojik harekat, TİB tarafından mı yapılıyordu?
Evet. MGK içindeki Toplumla İlişkiler Başkanlığı tarafından yapılıyordu. TİB, 1983 yılında 2945 sayılı kanunla MGK bünyesinde kurulan bir başkanlıktı.Yönetmeliği gizliydi. Açıkça izah edilmiştir faaliyet alanları. Şu bilinmeli: Türkiye Cumhuriyeti devletinin üniter yapısı hiçbir zaman tartışılamaz. Bu da ancak Türk toprakları üzerinde üniter yapının aynı değerler üzerinde bütünleşmesi ile sağlanabilir. Üniter devletler de, milli değeri olan toplumlardan oluşur. Milli değerleri üniter devlet yapısı içinde korumak ve yaşatmak için de devletlerin sürekli bir çaba içinde olması gerekir.
TİB`in kuruluşunda faaliyet alanı nasıl belirlendi? Neden gizliydi?
Başkanlığın nasıl iş yapacağı, neler yapacağının anlatıldığı bir yönetmelik vardı. Ben sizi Beşiktaşlı yapmak istiyorum. Size; "Hanımefendi, Beşiktaş iyidir, gidin Beşiktaşlı olun" dersem, mutlaka gider Fenerbahçeli olursunuz. Neden? Çünkü dışarıdan size verilen fikri kabul etmezsiniz. Siz öğrenmek isterseniz, kendiniz seçerseniz, öğrenirsiniz. Başkasının dediğini algılamanız mümkün değil. Ben bu yöntemi bildiğim için, farklı bir yöntem denerim. Size Beşiktaş`ın iyiliklerini anlatırken, Fenerbahçe`nin de kötülüklerini anlatırım. Ağzıma Beşiktaş lafını almadan sizi Beşiktaşlı yaparım. Psikolojik harekat zaten budur. Fikirleri, birinin size empoze etmesi lazım. İnsan beyinleri, kendisine zorlama ile gelecek bir hususu, zorlandığı için kabul etmez. Bunu, gizli bir teşkilatın yapması lazım. Onun için TİB gizli çalışır. Siz, televizyonda maç seyrederken, film seyrederken bu mesajları alırsınız.
- Gizliliğin nedeni, sadece çalışma teknikleri midir?
Gizli olacak tabi. Dünya da aleni yapan yok ki. Herkes gizli yapıyor. Psikolojik harekat, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savunması için gereklidir. Dünya konjoktürü bunu gerektiriyor çünkü. Şu anda ülke içinde de, diğer ülke ve gruplar tarafından bu tür çalışmalar yapılmaktadır. Toplum ne yapacağını bilmemektedir, fert ne yapacağını bilmemektedir. Ama biz, kendi elimizle, çalışmalarımızı çarşaf gibi ortaya koyduk. Bu konudaki birimleri kaldırdık. "Gizli olur mu?" dedik. "AB`ye uymuyor" dedik. AB`nin baskısıyla çıkarılan yasaların Türkiye`deki birlik ve beraberliği tehdit eder nitelikte olduğunu hep birlikte görüyoruz.
- Siz, Türk halkına uyguladığınız psikolojik harekatta, hangi fikirleri vermeye çalışıyordunuz?
Ülke insanını birlik ve beraberlik içinde tutacak, Türkiye Cumhuriyeti`nin milli değerlerini anlatacak mesajlar verirdik. Türk insanını daha yüksek milli hedeflere yönlendirecek, Atatürk`ün düşünceleri doğrultusunda bir toplum oluşturmak için mesajlar vermeyi amaçlarız.
Bizim 1982 anayasamız var. Her tarafından çarpılıp, çurpulup ortadan kaldırılmaya çalışılan bir anayasa. Bu anayasanın diğer anayasalardan en önemli farkı, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda inşa edilmesi. Ve bizim amacımız da, Türk gençliğini bu doğrultuda yetiştirilmesini sağlamaktır.
-28 Mart sürecini, TİB`in tetiklediği de söylenmişti. TİB, bu süreci tetikleyecek herhangi bir çalışma yaptı mı?
TİB, ülke çıkarlarına zarar verecek her durumda çalışır. Tabi, orada çalışanlar bunu kendi kendilerine yapmazlar ve aldıkları emirle yaparlar. 28 Şubat sürecinde, TİB`e bu konuda bir emir verilmişse çalışmıştır. Ben görevde değildim.
- TİB, ülke içindeki kurum ve kuruluşlarda da psikolojik harekat uyguluyor muydu?
Elbette. Toplumla ilişkiler Başkanlığı bu konudaki faaliyetleri de organize ediyor. Devletin bütün kurumlarına neler yapması gerektiğinin programını hazırlıyor. Gerek bu kurumlara yönelik olarak yapılan psikolojik harekatı engellemek için program yapıyor, gerekse bu kurum ve kuruluşları bir arada tutacak, onları Atatürkçü düşünce doğrultusunda yönlendirecek faaliyetleri programlıyor.
- Özellikle hangi kurum ve kuruluşlarda psikolojik harekat yapılıyor?
Milli eğitim geliyor başta geliyor. TRT, Tanıtma Müsteşarlığı, Kültür Bakanlığı gibi kurumlar da oldukça önemli. Ayrıca, birçok kurum ve kuruluşta da uygulamalar var. Saldırılar ise genellikle kitle iletişim araçlarını elinde bulunduran kurum ve kuruluşlara yönelik yapılıyor. Bana göre korunma amaçlı, her kurumda motive çalışmaları yapılmalı. Örneğin; Türk askerine güç verecek programlar uygulayacaksınız. Onlar kendilerini güçlü sanacaklar. Aynı şeyi karşı tarafa yapıp, onlara da Türk askerinin gücünü anlatacaksın. Bu iş iki taraflı yapılır. Önemli bir konudur. İnsan beyni verileni kabul etmez, kendisi alır. Bunun için TİB gizli çalışmıştır.
- Amerika`da hazırlanan birçok filmin, psikolojik harekat kurumları tarafından hazırlatıldığı söyleniyor. Bu konuda Türkiye çalışma yapıyor mu?
Evet. Bu filmlerin hepsi, Amerika`nın güçlü olduğunu, karşısında durulamaz olduğunu anlatıyor. Ve herkese; `Amerika`nın gücünü kabul etmesi gerektiği` dikte ediliyor. Sadece bize değil, aynı şey tüm dünyaya yapılıyor. Bunlar çok önemli. Türkiye bu konuda daha önce çalışma yapıyordu. TİB tarafından yapılıyordu bu çalışmalar. Tabi, halk bunu bilemez. Zaten bilmemeniz ve anlamamanız da gerekir. Bu devletin önemli bir güvenlik politikasıdır. Halk bilirse, bu bilgi açığa çıkmış olur. Dolayısıyla, ülke topraklarını bölmeye çalışanlar tarafından da bilgi öğrenilmiş olur. Gerçi artık halk da öğrendi bunu, Türkiye üzerinde oyun oynayan güçler de. Bu kadar önemli bir alanda çalışan başkanlık, `neden gizli` diye kaldırıldı. Tabii, bilgiler açığa çıktı diye Türkiye savunmasız bırakılmaz. Bu da bilinmeli, ama bundan sonra nasıl olur o konuda bir şey diyemem.
- Şu anda, TİB`in faaliyet alanı ile ilgili çalışma yapılıyor mu?
TİB`i gizlidir diye kaldırdılar. Yok efendim insan kendine psikolojik harekat yapar mı? dediler.Tabii ki yapar. "Sen aslansın, sen kaplansın" diyerek adamı motive edeceksin. Adam, insanına milletine güvenecek. Gurur duyacak. Tarihiyle, milletiyle iftar edecek, eğitimine güvenecek, sağlığına güvenecek. Gurur duyacak. Ben ayrı bir milletim diyecek. Ben Türküm diyecek. Bunu nasıl yaptıracaksınız? Toplumla İlişkiler Başkanlığı, insanı fert olarak ele alır ve Türk insanının, Türk olarak yetiştirilmesine çalışır. Bu yetişen iyi insan, milli duygularla yetişen insan, Türk toplumu içindeki faaliyetleri organize eder. Sonra toplumla devlet bir arada kalır. Şu anda ben konunun dışındayım ama MGK`nın sivilleşmesi sürecinde bu görev valilere verildi diye biliyorum. Psikolojik harekat, valilerin yapacağı iş değildir. Devletin en önemli görevidir. Bu uygulamalar, bu hükümet döneminde oldu. Şimdi AB Uyum yasaları çerçevesinde, TSK`yi her yerden çıkartıyorlar. Amaç, TSK`yi etkisiz hale getirmek. Bazı görevler sivil işi değildir. Türkiye`nin böyle bir teşkilata ihtiyacı var. Burada üniter toplum istemiyorlar. Türkiye`yi dağınık, bölük pörçük bir hale getirmek istiyorlar.
Genel Kurmay Başkanlığı, "psikolojik harekat" söylemini, `kamuoyuna itici geldiği` gerekçesi ile "bilgi destek birimi" olarak değiştirdi. Nasıl yorumluyorsunuz?
Bana göre yanlış. Çünkü psikolojik harekat yeni bir kavram değil. Tarih boyunca varmış. İnsanla birlikte başlamış. Fevkalade gereksiz. Bizim unutmamamız gereken: Devlet olarak icazet almamıza gerek yok. Neymiş, çevrede laf oluyormuş! Olsun efendim. Biz büyük ve güçlü bir devletiz.Bizim, korkmamızı gerektirecek hiçbir şey yok. Devletin güvenliği için gerekenleri yapmak için de kimseye sormamıza gerek yok. Bunun içine psikolojik harekat da dahil olmak üzere ne gerekiyorsa yapılmalı. Her devlet kendini korumak zorunda. İnsanlar olmazsa devlet olmaz.
-MGK`nın sivilleştirilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
MGK`nın sivilleştirilmesi yanlıştır. Tamam sivilleşsin ama en azından bu işi bilen birileri gelsin. O da olmadı. Burada kastettiğim, üniforma değil. En azından bu birimlerde görev yapmış bir sivil gelebilirdi. Şimdi gelen kişi için bunları söylemek mümkün değil. Bu işi bilmiyor. Zaten MGK`nın içini boşalttılar. Think tank kuruluşu haline geldi MGK. Neden görmek istemiyorsunuz? AB`de bu gibi faaliyetlerin alaları var ve hepsi de gizli.
Nurcihan AZAR