EVE DÖNÜŞ YASASI OYUNU VE REZALETİ !... - Vedat Yenerer
PKK''nın güçlenmesinden menfaat sağlayan bildik dış güçler, Türkiye''de bütün köşeleri ele geçirmiş durumda ve istedikleri yasayı ve istedikleri mesajı milletin gözünün içine baka baka, güçle, mevkiyle makamla, polisle, hakimle korkuta korkuta çıkartıyorlar.Bun görmemek için kör ya da hain olmak lazım Bir gazeteci olarak dikkatimi çektiği için soruyorum: 1- MİT, PKK''yı havaya sokan ve Türkiye Cumhuriyeti''nin, şehitlerin, milletin onurunu ve gururunu kıran ve fiyasko ile sonuçlanan böyle bir yasanın çıkmasına destek vermek için kimden emir aldı? 2- MİT''in adının Türkiye yararına olan işlerde değil de; Türkiye''nin zarar gördüğü olaylarda adının ön plana çıkması bir tesadüf müdür? (Çakıcı''dan tutun da Susurluk ve Papa''yı vuran Mehmet Ali Ağca olayına kadar ) 3- Milli İstihbarat Teşkilatı hangi ülkenin istihbarat teşkilatıdır ve hangi milletin güvenliği ve refahı için çalışır? İtalyan İstihbarat Teşkilatı kendi gazetecisini kurtarmak uğruna Irak''ta şehit verirken, neden Türkiye''de örneğin eski müdürlerden Sönmez Köksal''ın yaptığı gibi devlet aleyhtarları yerine, başarılı gazetecileri takip ediyor, dinliyor ve onların açıklarını arıyor.coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cards
1992''den sonra inanmış ve yüksek moralli TSK karşısında memleketin dağlarında darbe üstüne darbe alan, 1999''a kadar bitme noktasına gelen ve elebaşı Apo''nun yakalanmasıyla birlikte hayal kırıklığı yaşayarak dağılma noktasına gelen PKK için zırt pırt ev dönüş yasası çıkarıldı.
Şimdi de genel af çıkartmaya hazırlanıyorlar.
Şu ana kadar çıkan af yasaları ile Türkiye''nin gururu resmen kırıldı.
Vatan hainlerinin onuruna da onur katıldı.
Bu rezalete hiç kimse "dur" diyemiyor.
Artık amaca da ulaşıldı.
Amaç PKK''yı yeniden canlandırıp Mehmetçiğin karşısına morali yüksek bir biçimde çıkartmaktı.
Herkes biliyor ki bugün PKK''lıları kayıtsız şartsız affetseniz yine Türkiye''ye gelmezler.
Hangi yüzle ve cesaretle gelip İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya''da dolaşacaklar.
Peki Güneydoğu''da Diyarbakır''da, Batman''da, Van''da ya da Elazığ''da nasıl dolaşacaklar? Ne diye dolaşacaklar? Milletin karşısına vatan kurtaran kahraman olarak çıkmaya bir sinek kadar cesaretleri var mı acaba? Onlar da o kadar iyi biliyorlar ki, bölgede kendilerine ilk kurşunu sıkacak olan yine Türkiye Cumhuriyeti sevdalısı Kürt vatandaşlarımız olacaktır.
Bunu bilmeyen var mı? Peki, bu yasaları çıkartmanın ne gereği vardı… İddia ediyorum.
PKK''lıları havaya sokan ve dağılma sürecinden toparlanma sürecine geçiren "Eve dönüş" yasası kasıtlı olarak dış güçler tarafından devlete çıkartılmıştır Yabancı istihbarat teşkilatlarının tetikçisi olmuş 32 bin insanın katili ve Türkiye''yi maddi manevi zarara sokmuş bir avuç sütü bozuk eve dönse ne olur dönmese ne olur? Ama bu yasası ısrarla çıkartıldı.
Hem de 7 kez… En çok önem verilen ve çıkması konusunda ısrar edilen ama her seferinde fiyasko ile sonuçlanan son "eve dönüş" yasasının çıkartılmasında ve medya tarafından desteklenmesinde MİT''in büyük çabaları oldu..
MİT eski Başkanı Şenkal Atasagun, 2003 yılında bazı televizyon kanallarının yöneticilerini Ankara''ya teker teker davet etti.
Bu yasaya destek vermelerini istedi.
Ben o dönemde Habertürk TV''de iki ayrı program yapıyordum.
Ankara''da görüşmeden dönen kanalın yöneticileri bana "Eve dönüş yasasını desteklememiz ısrarla rica (!) edildi.
Aman senden özellikle rica ediyoruz.
Hatta; bugünkü yayında ilk destekleyen de biz olalım.
Ne olursun bu isteğe ters düşen düşünceler söyleme " şeklinde tebligatta ve ricada bulundu.O da emri yüksek yerden almıştı ve bunu bana iletmek zorundaydı.
Bir gazeteci olarak bundan son derece rahatsız oldum ve konuğuma " bu yasa bir anlamda eve dönüş yasası anlamına mı geliyor?" şeklinde sorular yönelterek yasa ile ilgili program yaptım.
Aslında olmayan ama hükümetin "Eve dönüş " diye adlandırdığı,.
PKK''lıları resmen onore eden bu yasa çıktıktan sonra teröristlerin bir yerleriyle gülüp, dağdan inmeyi kabul etmediği bu yasa sonrasında sessiz kalma hakkımı kullandım.
Zaten bir süre sonra da programlarıma son verildi… Herkes bilsin, PKK bu ülkede kendi kendine güçlenmiyor.
İşin ilginç tarafı, Şenkal Atasagun ''un MİT''in başında olduğu uzun dönem yok olma sürecindeki PKK''nın yanı sıra, Barzani''nin de en çok güçlendiği ve meydan okuduğu dönemdir.
Aynı dönem, Türkiye Cumhuriyeti''nin saldırılara ve hakaretlere en çok seyirci kaldığı dönem olması dikkat çekici değil mi? Bu dönemde ağzımıza çalınan tek bal Apo''nun Türkiye''ye verilmesidir.
O da MİT''in başarısı değildir.
PKK gibi devleti zayıflatmak hatta parçalamak isteyen unsurlar, devletin ve özellikle medyanın içine yerleştirilmiş görev adamları ile devlete yanlış işler yaptırılmak suretiyle güçlendiriliyor.
Etrafınıza bakın.
PKK''nın güçlenmesinden menfaat sağlayan bildik dış güçler, Türkiye''de bütün köşeleri ele geçirmiş durumda ve istedikleri yasayı ve istedikleri mesajı milletin gözünün içine baka baka, güçle, mevkiyle makamla, polisle, hakimle korkuta korkuta çıkartıyorlar.
Bun görmemek için kör ya da hain olmak lazım Bir gazeteci olarak dikkatimi çektiği için soruyorum:
1- MİT, PKK''yı havaya sokan ve Türkiye Cumhuriyeti''nin, şehitlerin, milletin onurunu ve gururunu kıran ve Şyasko ile sonuçlanan böyle bir yasanın çıkmasına destek vermek için kimden emir aldı?
2- MİT''in adının Türkiye yararına olan işlerde değil de; Türkiye''nin zarar gördüğü olaylarda adının ön plana çıkması bir tesadüf müdür? (Çakıcı''dan tutun da Susurluk ve Papa''yı vuran Mehmet Ali Ağca olayına kadar )
3- Milli İstihbarat Teşkilatı hangi ülkenin istihbarat teşkilatıdır ve hangi milletin güvenliği ve refahı için çalışır? İtalyan İstihbarat Teşkilatı kendi gazetecisini kurtarmak uğruna Irak''ta şehit verirken, neden Türkiye''de örneğin eski müdürlerden Sönmez Köksal''ın yaptığı gibi devlet aleyhtarları yerine, başarılı gazetecileri takip ediyor, dinliyor ve onların açıklarını arıyor.
( Örneğin Uğur Dündar''ın peşine Tansu Çiller istiyor diye düşen dönemin MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, daha sonra bir program için Kanal D''ye geldiğinde cama çıkan Dündar tarafında uzun süre "yuuuuuh, yuuuuh" diye protesto edilmişti.
Bunun nedenini kimse anlamamıştı, oysa uluorta herkesin duyacağı şekilde yuhalamanın nedeni bir ülkenin çıkarlarını korumakla görevli bir kurumun başına getirilen bir bürokratın başarılı bir gazeteciyi karalamak için bu kurumu seferber etmesiydi.) Vatan millet sevgisi ile dolu çalışanları olan ve başarılı görevler için ok gibi fırlamaya hazır MİT umarım yeni müsteşarı ile başarıdan başarıya koşar ve bizi gururlandırır.