İstihbarat14 Mayıs 2005 00:00

ABD' NİN DOSTLUK MASKESİ: TÜRKLERE YALAN SÖYLEMEK!

İçinde bulunduğumuz yılın Ocak ayında, tam olarak 23’ünde, ABD’nin küresel sesi “Voice of America” müşterilerine şu haberi servis yaptı… “Amerika Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in, bakanlık bünyesinde yeni bir istihbarat birimi kurduğu iddia edildi.Washington Post gazetesinde yer alan habere göre, Rumsfeld oluşturduğu bu yeni birim sayesinde casusluk faaliyetleriyle ilgili yetkilerini önemli ölçüde genişletti. Habere göre Rumsfeld’in kurduğu “Stratejik Destek Birimi”, Merkezi İstihbarat Örgütü’nün görev alanına giren işler yapar hale geldi. claritin mazilo claritin tablete claritin mazilomicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards

Washington Post gazetesinde yer alan habere göre, Rumsfeld oluşturduğu bu yeni birim sayesinde casusluk faaliyetleriyle ilgili yetkilerini önemli ölçüde genişletti. Habere göre Rumsfeld’in kurduğu “Stratejik Destek Birimi”, Merkezi İstihbarat Örgütü’nün görev alanına giren işleri yapar hale geldi. Stratejik Destek Birimi iki yılı aşkın bir süredir, gizlice Irak, Afganistan ve diğer bazı ülkelerde faaliyet gösteriyor. Bazı belge ve söyleşilere dayanarak yayınlanan haberde Stratejik Destek Birimi’nin dost ve düşman ülkelere, o ülkelerin dillerini konuşan uzmanlar, sorgu ekipleri ve özel operasyon birlikleri göndermeyi planladığı bildirildi. Savunma Bakanlığı haberi yalanladı ve adı geçen birimin var olmadığını söyledi.”


İçinde bulunduğumuz yılın Ocak ayında, tam olarak 23’ünde, ABD’nin küresel sesi “Voice of America” müşterilerine şu haberi servis yaptı… “Amerika Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in, bakanlık bünyesinde yeni bir istihbarat birimi kurduğu iddia edildi.


Washington Post gazetesinde yer alan habere göre, Rumsfeld oluşturduğu bu yeni birim sayesinde casusluk faaliyetleriyle ilgili yetkilerini önemli ölçüde genişletti. Habere göre Rumsfeld’in kurduğu “Stratejik Destek Birimi”, Merkezi İstihbarat Örgütü’nün görev alanına giren işleri yapar hale geldi. Stratejik Destek Birimi iki yılı aşkın bir süredir, gizlice Irak, Afganistan ve diğer bazı ülkelerde faaliyet gösteriyor. Bazı belge ve söyleşilere dayanarak yayınlanan haberde Stratejik Destek Birimi’nin dost ve düşman ülkelere, o ülkelerin dillerini konuşan uzmanlar, sorgu ekipleri ve özel operasyon birlikleri göndermeyi planladığı bildirildi. Savunma Bakanlığı haberi yalanladı ve adı geçen birimin var olmadığını söyledi.”


Haberin bir çok boyutu konuyla ilgili her kesin ilgisini çekebilecek doneler taşıyor… Yeni istihbarat birimi gerçekten var mıdır yok mudur ayrı bir tartışma konusu ve iş sadece dünya ülkelerini değil ABD’nin iç dinamiklerini de ilgilendiren boyuta sahip.


Düşman ülkelere casuslar, özel operasyon elemanları göndermek “nispeten” anlaşılabilir. Hele bir savaş söz konusuysa daha da kabullenilebilir. Savaşın en çirkin yüzlerinden biri olan örtülü operasyonlar “etik” tartışmalara ne kadar açık olursa olsun “savaşın bir gerçeği”.


Ancak garip olan şu sözler… “Dost ve düşman ülkelere…” İlginç olan ve belki de üzerine iyice gidilmesi gereken, “dost” ülkelerin de bu işten payına düşeni alıp almadığı… WP’un haberi-her ne kadar o zaman düzenli savaşlar sona erdiyse de-Irak ve Afganistan’a bu adamların gönderildiğini söylüyor. Fakat hem coğrafi tanımlama hem de “dost ve düşman ülkeler” betimlemesi bölgedeki diğer ülkelerin bu eylemin bir parçası olup olmadığı şüphesini doğuruyor.
Örneğin İran ya da Suriye pekala bu operasyonların fiili alanlarından biri olabilir ve çok da muhtemeldir. Kaldı ki bu iki ülkenin ABD’nin hedef tahtasında bulunduğu uzun süredir biliniyor. Geriye dost ülke olarak ve hem de ortak coğrafyanın parçası olan Türkiye kalıyor.


Acaba dost ve müttefik ülke Türkiye’de, bölge ülkelerinin dillerini konuşan uzmanlar, sorgu ekipleri ve özel operasyon birlikleri bulundu mu? Ya da en azından söz konusu ülkelere ulaşabilmek için Türkiye kullanıldı mı? Türkiye’nin transit ülke olarak bu amaçlarla kullanılması için Ankara’ya yalan söylenmesi gerekiyor. Hele operatif casusların Türkiye’yi kullanarak bölgeye geçmesi ciddi bir sorun ve Ankara böyle birşeye izin vermez. Bugün bile İncirlik’in kullanımına ilişkin prosedür, askeri veya istihbari operasyonları yasaklıyor.


O halde-eğer böyle bir olduysa(!)-dost ve müttefikimiz ABD’nin bize yalan söylemiş olması gerekiyor. ABD yalan söyler mi?. Bu tür konular netameli dosyalardır ve gerçekten böyle bir şeyin yaşanıp yaşanmadığını bilmek zor. Ancak yine de bilenler var ve bildiklerini de yazmışlar.


Watergate Skandalı’nı ortaya çıkaran Pulitzer ödüllü gazeetci Bob Woodward, “Plan of Attack” (Saldırı Planı) isimli kitabında anlatıyor… Sayfa 144-145… “Dörderli iki timden oluşan istihbarat mensupları Türkiye’ye yakın bir üsse gideceklerdi ve bunun için Irak’a girdiler. Türklerden izin koparmak için bir parça yalan söylemek gerekmişti. Dikkatler İran sınırına yakın bir Irak köyünde uyuşturucu laboratuarları olduğu söylenen ve seküler Kürt partilerine şiddetli muhalefet sürdüren radikal bir terörist grup olan Ensar el İslam örgütü tarafından sergilenen tehdide çekme niyetiyle, CIA Türklere, bu timlerin esas olarak kontr-terör timleri olduğunu bildirmişti.”


Anlaşılıyor ki ABD dost ve müttefiklerine yalan söylüyor. Bu satırlar çürütülemeyecek denli doğrudur. Zaten yayınlandıktan sonra kitaba yönelik eleştirilerin hiç biri bu satırları ve devamını hedef almamıştır. Amerika Türklere yalan söylemiş. Bu biliniyor. Bu önemli operasyona katılan istihbarat mensupları ve özel operasyon birliğinin görevi, Kürtleri organize etmektir. Sonuçlarını hep birlikte görüyoruz. Peki ama acaba Türkiye bu tür “dostluğa, müttefikliğe ve güvene” aykırı tutum ve eylemlere karşı ne yapmış olabilir? İşte bu henüz bilinmiyor!
Halen '' ABD bizim dostumuz, müttefikimiz'' sözleri söylene dursun.... Yarım saatlik görüşme yapabilmek için kimlerin ne konuma geldiğini bizler biliyoruz...