İstihbarat12 Nisan 2005 00:00

Çılgınlık - Mahir Kaynak

Dünyayı ele geçirmek isteyen gizli örgütlerin sayısının bu kadar çok olduğunu bilmiyordunuz ama basınımız sayesinde öğrendiniz. Yaşamımızın her alanını, amaçlarını gizleyen bazı grupların düzenlediği nihayet ortaya çıktı. Ama üzülmenize gerek yok. Birkaç arkadaş bir araya gelir, uçuk olup olmamasına aldırmadan bir dünya projesi yapar, bunu sızdırırsınız ve siz de gazetelere manşet olabilirsiniz. cialis forum link cialis bez receptacialis walgreen coupon cheap cialis cialis coupon

Buna biraz gizem katmanız gerekirse endişelenmeyin ve bana baş vurun. Size hemen bir efsane uydurabilirim. Mesela örgütünüz gücünü Havva’yı cennetten kovduran elmanın soyundan gelen bir ağaçtan aldığını ve insan oğlunun kaderini belirleyen bu ağacın eski düzeni yok edip yeni bir yaşama başlamamızı sağlayacağını söyleyebilirsiniz. Bizi dünyadaki maceramıza mahkum eden bu ağaç şimdi de yeni bir yaşamı başlatacaktır dersiniz, olur biter. Böylece dünyayı ele geçirecek en güçlü adayın ‘Kutsal Elma Ağacı’ tarikatı olduğunu ve bunun diğerlerini alt edebileceğini de öğrenmiş oldunuz. Çünkü bu, insanlığın başlangıcını belirlemişti ve sonunu da o belirleyecek ve diğer gizli örgütlenmeler nal toplayacak!

Uykumuz bölünse biraz düşünmeye başlasak bunların ne kadar anlamsız olduğunu fark edebiliriz. Dünyada devlet olarak örgütlenmiş yapılar; bunların orduları, güvenlik güçleri ve adına gizli kelimesini hiç çekinmeden koyan servisleri var. İktidarlarına göz diken gizli tarikat ve örgütler karşısında bunlar neden sessiz ve çaresizler? Buna hemen şu cevabı vereceğiniz biliyorum: ‘Zaten bu yapılar, gizli örgütlerin kontrolünde’ diyeceksiniz. Öyleyse meselenin gizli olan tarafı nerede? Apaçık ortadalar ve biz bunların gücünü ve etkilerini, dünya görüşlerini biliyoruz. Neden ABD’nin veya başka bir gücün dünya üzerinde egemenlik kurmak istediğini söylemenin yetersiz olduğunu ve mutlaka arka plana bir de gizli tarikat yerleştirmek gerektiğini düşünüyorsunuz? Aslında bütün bu masalların sizi rasyonel düşünceden uzaklaştırıp inanç çizgisine getirmek için yapıldığını fark etmiyor musunuz?

Sistemli ve bilinçli bir politika, yüzyıllar önce kurulduğu söylenen gizemli örgütleri ön plana çıkarıyor ve sizi ekonomi, siyaset, strateji dünyasından uzaklaştırıp efsaneler dünyasına taşıyor. Herkes ipnotize olmuş gibi tüm olaylara bu gözlükle bakıyor. Sanki her şeye hakim bir güç ‘Düşünmek yasaklanmıştır, herkes sadece inanacaktır’ diyor ve herkes buna kayıtsız şartsız itaat ediyor.

Aslında dünyada hiçbir şey gizli olamaz. Gizli bir karar uygulanırsa bunun sonuçlarını gündelik hayatımızda görür ve böyle bir kararın alınmış olduğunu anlarız. Kararın kimin tarafından alındığı, eğer konuları biliyorsanız anlaşılabilir. Eğer ABD ve Rusya devlet başkanları bir yerde toplanıp son derece gizli bir karar alsa bile bunların ne konuştuklarını ve hangi kararları aldıklarını bilebilirsiniz. Bunun için casus kullanmaya gerek yoktur çünkü bu karar uygulanınca bunun hangi uzlaşmalara dayandığını kestirebilirsiniz. Eğer bir uygulama yoksa kararın olup olmaması bir anlam ifade etmez. Bir kararın gizli kalması insan aklının olayları ve bunu temel olabilecek kararları analiz edememesiyle mümkündür. Bana göre bir kararın gizliliğini benim aklımın sınırları belirler. Çünkü ben sebeplerden sonuçları değil sonuçlardan sebepleri tespit ederim ve sebepleri biliyorsam bunun faillerinin kim olduğunu kestirebilirim.

Kısa bir süre önce herkes tüm analizlerini pozitivist bir yaklaşımla yapıyordu ama şimdi her şeye gizemli bir açıdan bakıyoruz. Yarın da başka bir açıdan bakacağımıza şüphe yok. Bunlardan hangisi doğru? Rüzgara göre yelken açanların hızlı gideceğinden hiç şüphe yok ama kayalara bindirmeyeceği garanti edilemez. Hızlı gitmenin ne kadar keyifli olduğunu biliyorum ve sonunda kayalara bindirmek de olsa bunun göze alınmasını anlıyorum. Beni rahatsız eden bazı odakların tüm insanları bir koyun sürüsü gibi gütmeleri ve istedikleri zaman istediklerini yaptırması.

12.04.2005