Baskıcı Rejimler, Sıradaki 25 Ülke, ABD’nin Beşinci Kol Faaliyetleri… -İbrahim KARAGÜL
Başında ABD’nin hegemonya harekatını “Dördüncü Dünya Savaşı” olarak niteleyen CIA eski direktörü James Woosley’nin bulunduğu Başında ABD’nin hegemonya harekatını “Dördüncü Dünya Savaşı” olarak niteleyen CIA eski direktörü James Woosley’nin bulunduğu propaganda ve operasyon merkezi Freedom House, dünyanın özgürlük haritasını, dolayısıyla önümüzdeki dönemde renkli devrimler yaşanacak bölgelerin listesini yayınladı. 89 ülkenin özgür, 30 ülkenin yarı özgür ve 49 ülkenin özgür olmayan ülkeler olarak nitelendiği listede, 19 ülke ise en baskıcı rejimler olarak gösterildi. Bölgelere göre dağılım ise şöyle: arcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenaoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Batı Avrupa’da 24 ülke özgür. Türkiye ise, 2004’te yaptığı reformlar ve Kürtçe yayınlara izin vermesi nedeniyle kısmen özgür ülke statüsüne yükselmiş. Amerika: 24 ülke özgür, 9 ülke kısmen özgür, iki ülke özgür değil. Asya-Pasifik: 17 ülke özgür, 11 kısmen özgür, 11 ülke ise özgür değil. Orta ve Doğu Avrupa ile eski Sovyet coğrafyası: 12 ülke özgür, 7 ülke kısmen özgür, 8 ülke özgür değil. Ortadoğu ve Kuzey Afrika: Sadece İsrail özgür, 5 ülke yarı özgür, 12 ülke ise özgür değil. Afrika: 11 ülke özgür, 21 ülke kısmen özgür, 16 ülke özgür değil. En baskıcı rejimlerden bazıları ise şöyle: Belarus, Burma, Küba, Çin, Eritre, Irak, Libya, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Sudan, Suriye, Türkmenistan, Özbekistan… Freedom House, Rusya’ya özel bir yer ayırmış ve bu ülkeyi, “kısmen özgür ülke” statüsünden “özgür olmayan ülke” statüsüne düşürmüş.
Financial Times gazetesinin, 29 Mart’ta yayınladığı ve ABD’nin istikrarsız olarak gördüğü askeri müdahale edebileceği 25 ülkelik liste hazırladığına ilişkin haberi ile Freedom House listesi arasındaki benzerlik gözden kaçmıyor. Habere göre, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi ve Dışişleri Bakanlığı, bu ülkelerle stratejik planlama için ilgili istihbaratı çalışmaları başlattı altı ayda bir güncellenecek gizli bir liste hazırladı. Çalışmanın amacı askeri müdahale sırasında acil bilgi ihtiyacını karşılamak. Bu çerçevede söz konusu ülkelerde kurumlar oluşturulacak, yedek sivil ekipler kurulacak, özel şirketlerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortaklıklar tesis edilecek.
Yeni Dünya İmparatorluğu yolunda; The National Endowment for Democracy (NED), National Democratic Institute for International Affairs (NDI), International Republican Institute (IRI), başında CIA eski Direktörü James Woosley’nin bulunduğu Freedom House, International Center on Nonviolent Conflicts, NED ve George Soros tarafından kurulan Albert Einstein Institution ile Soros’un CIA bağlantılı Açık Toplum Entitüsü gibi güçlü kuruluşlar üzerinden “beşinci kol faaliyetleri”ni yeni tür savaş felsefesi olarak uygulamaya sokan ABD, Freedom House listesindeki baskıcı rejimleri ve “istikrarsız 25 ülke”yi hedef alan bölgelerde belki de askeri işgallerden daha yoğun biçimde yapısal değişimlere hazırlanıyor.
Mesela Orta Asya’da yoğun insani yardımlarla yeni bir nesil yetiştiriyor. İlkokuldan üniversiteye kadar gençleri FLEKS adlı programlar eğitiyor, yine AYREKS adıyla bilinen programla genç saha uzmanları yetiştiriyor. Sivil toplum örgütleri kuruyor, gazeteler çıkarıyor, televizyon kanalları açıyor, siyasi partiler kuruyor. Demokratik reform adı altında yürütülen beşinci kol faaliyetleriyle ABD operasyonlarının önü açılıyor.
ABD yönetimi, şimdi Suriye ve Mısır’da muhalefetin belkemiğini oluşturan İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) ile pazarlık yapıyor. Yeni Demokrasi Çariçesi Elizabeth Cheney’nin Suriyeli muhalifleri babasının ofisinde toplamasının dışında, ABD’nin Suriye İhvan’ı ile bağlantıya geçtiği belirtiliyor. Suriye İhvan’ı, 3 Nisan Pazar günü yayınladığı bildiride, Suriye içinde hiçbir mezhep, ırk, grup, örgüt, siyasi parti dışarıda kalmamak şartıyla acilen Genel Milli Kongre'nin toplanması istendi. Ayrıca olağanüstü halin kaldırılması, askeri mahkemelerin iptal edilmesi, siyasi mahkumların serbest bırakılması, hapishanelerin uluslararası gözetime açılması istendi. Bildiride, Suriye’ye yönelen tehdide atıf yapılarak, gelecek tufana karşı vatanı ve halkı uyandırmanın milli görevleri olduğu belirtildi.
ABD, Mısır’da Müslüman Kardeşler Cemaati ile diyalog kurmak için harekete geçti. Dışişleri Bakanlığı, grupla doğrudan ve kalıcı irtibata geçilmesi için Kahire Büyükelçiliği’ne talimat verdi. 3 Nisan’da Eş Şark-ul Evsat gazetesinde verilen habere göre ABD, gurubu Mısır’ın en güçlü muhalefeti olarak kabul ediyor. Baskı altına alınması halinde ABD çıkarlarına zarar vereceği düşünülen grubun, diyalog yoluyla kontrol altında tutacağına inanılıyor.
İhvan, bu yaklaşımı olumlu karşılarken, bir taraftan da bölgeye yönelik Amerikan işgal harekatını gerekçe göstererek, başka bir gücün uzantısı olmayı reddedeceğini belirtiyor. Hem Mısır’da hem de Suriye’de muhalefet, ABD tezlerine endekslenmekten ziyade varolan yönetimlerle diyaloğu önceliyor. ABD ise iki ülkenin potansiyel muhalefeti olan bu grupları söz konusu ülkelerdeki dönüşüm için vazgeçilmez güçler olarak tanımlıyor.
Gerek Orta Asya, gerekse Ortadoğu’daki özgürlük talepleri ABD’nin güvenlik eksenli projeleri ile varolan rejimler arasında sıkışmış durumda. İşte ABD şimdi bu zaafı kullanıyor. Afganistan işgaliyle başlayan süreçte bütün bölgelerde zaaflar üzerine politika üretildi. Şimdi zaaflar üzerine demokrasi ve özgürlük rüzgarı estiriliyor. Peki bu süreç, gerçekten özgürlük ve demokrasi getirecek mi? Kesinlikle hayır. Özgürlük ve demokrasi taleplerinin istismarıyla yürütülen süreç, sadece varolan rejimleri tasfiye etmekle kalmayacak, ülkeleri parçalayıp bu bölgelerdeki muhalefeti de etkisiz hale getirecek. ABD işgallerine direnenlerin, Özbekistan’daki gibi kanlı diktatörlükleri gerekçe göstererek rüzgara destek vermesi ilk bakışta anlaşılabilir bir durum. Ama bu yaklaşım 21. yüzyıl boyunca etkisini sürdürecek bir ABD hakimiyetini beraberinde getirecek. Bir sonraki sahneyi görmeden hiçbir şeyi alkışlamayın. Özgürlük rüzgarının diktatörlerden kurtulmakla sınırlı olmadığı, Amerikan işgali olduğu çok yakında ortaya çıkacak