CUMHURİYETE MONDROS GÖLGESİ Mİ DÜŞÜYOR? - Mustafa Erkal
Türkiye''de çok kimse okuma özürlü: Türkiye oldukça homojen bir sosyal yapıya sahiptir.Konda tarafından 1993''de İstanbul''da yapılan ve 15.667 denek üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmada Türk kimliği ile hiçbir ilgisi olmadığını ifade edenlerin oranı % 4''dür.Türkiye''yi bir etnik havuz gibi göstermeye çalışan, yapay etnik gruplar ortaya koyan, Sünni Türkmenle Alevi Türkmeni bile Türk kabul etmeyen P.Andrews tarafından yapılan "Türkiye''de Etnik Gruplar" araştırmasında da % 86.2 hakim kültüre dayanan Türk kimliği ortaya çıkmaktadır.cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilocialis walgreen coupon site cialis coupon
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Konferansçısı olarak her yıl değişik illerde Ülke ve Dünya gündemi ile ilgili bazı konularda konuşmalarımız oluyor.
Bu yıl Malatya Valiliğinin ve özellikle Sayın Vali O.
Derya Kadıoğlu''nun daveti üzerine "Küreselleşme ve Milli Devletlerin Geleceği" üzerine konuştum.
Konuşmamız Vilayet Cumhuriyet Bayramı Kutlama Programına dahil edilmişti.
Önümüzdeki günlerde dört ilimizi aynı veya benzer konularda konuşmak üzere ziyaret edeceğiz.
Ülkemiz içinde önemli bir konumu olan Malatya''dan gayet iyi intibalarla ayrıldım.
Cumhuriyete gönülden ve Şkren bağlı bir kişi olarak Malatya''da gördüklerim Türkiye''de bazı şeylerin hissedildiğini göstermektedir.
Konferansa olan yoğun ilgi de bunu ortaya koydu.
Halkımız, aydınımız ve bürokratımız bazı dış mihraklarca AB ve değişik görüntüler altında ve değişik gerekçelerle Türkiye''nin tasfiye edilmek istendiğinin şuurundadır.
Tepkisizlikten şikayetçidir.
Ancak, çoğunluk yerli ve milli olmayan basının karartmalarından ve engellemelerinden habersizdir.
Malatya''da beni en çok duygulandıran Şeref Tribünündeki sivil asker, bürokrat ve görevlilerle çiseleyen yağmura rağmen; kaldırımları dolduran insanlarımız arasındaki bütünleşmeydi.
Bunda tabii ki yöneticilerin büyük rolü vardır.
Gerek Sayın Vali Derya Kadıoğlu''nun, gerek Belediye Başkanı Sayın Cemal Akın''ın ve gerek 2.Ordu Komutanımız Orgeneral Sayın Şükrü Sarıışık''ın davranış ve kişilikleri itibariyle halk tarafından ne ölçüde benimsendiklerini gördük.
Bu dönemde Ülkenin geleceği için milli endişe taşımayan bir kimsenin Ülkeye katacağı hiçbir şey yoktur.
Cumhuriyetin 81.yıldönümünü, Türkiye''de Türk düşmanlığının tırmandırıldığı ve Türk''e karşı ırkçılık yapıldığı bir dönemde kutladık.
Yanlış meslek seçmiş bazıları tarafından Türk yerine Türkiyelilik kavramının ısrarla kullanılmasının altında artık cehalet de aramıyorum.
Çünkü bu dönemi de aştık.
Türkiyeliliğin Türkü Anadolu''da hakim kültür olmanın dışında basit bir mozaik parçası veya etnik gruplardan sadece biri gibi görmeye gönüllü ihanet odaklarının niyeti açık olarak ortaya çıkmıştır.
Bunlar Türk milleti dışında başka milletler ve " kurucu unsurlar" aramaktadırlar.
Çanakkale''de şehit olup yanyana yatanlar "biz ayrıyız, gayriyiz" demedikleri için oradadırlar.
Aksini düşünselerdi başka yerde olurlardı.
Milli mücadelemizde düşman işgaline karşı Anadolu''da iki veya üç ayrı millet mi vardı ki Atatürk bunları birleştirdi? Tekrar tekrar yazıyoruz ve söylüyoruz.
Türkiye''de çok kimse okuma özürlü: Türkiye oldukça homojen bir sosyal yapıya sahiptir.
Konda tarafından 1993''de İstanbul''da yapılan ve 15.667 denek üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmada Türk kimliği ile hiçbir ilgisi olmadığını ifade edenlerin oranı % 4''dür.
Türkiye''yi bir etnik havuz gibi göstermeye çalışan, yapay etnik gruplar ortaya koyan, Sünni Türkmenle Alevi Türkmeni bile Türk kabul etmeyen P.Andrews tarafından yapılan "Türkiye''de Etnik Gruplar" araştırmasında da % 86.2 hakim kültüre dayanan Türk kimliği ortaya çıkmaktadır.
Geride kalanların milli kimliği de Türk kimliğidir.
Türkiye''de Çerkez, Kürt, Boşnak gibi sıfatlara sahip insanlarımızın da milli kimliği Türk kimliğidir.
Bunların her birinin bir bütün olarak milli kimliği reddettiği ileri sürülebilir mi? Türk kimliğini benimsemiş insanları da mahalli sıfatları dolayısıyla bizim Türk saymama hakkımız var mı? Türkiye üzerinde oynanan çok kültürlülük tuzağının küreselleşmenin ve bazı blokların ideolojisi olduğunu fark edelim.
Buna bağlı olarak farklılıkları abartarak ve kutsallaştırarak yapılan ırkçılığı da görelim.
Sapma olarak ifade edilebilecek bir takım görüşleri ve bunlara dayalı raporları Şkir özgürlüğü içinde görmek ile bu görüşleri Başbakanlığa taşıyarak kurul üyesi veya başkanı yapmak çok farklı şeylerdir.
Türkiye''de bu yanlış yapılmıştır.
Yaşadığı ülkeden nefret eden, Türklük dahil her türlü milli değeri reddeden , milli maçlarda bile Türk takımının yenilgisini bekleyen, kilise ve azınlık okullarının dökülen sıvalarıyla bile ilgilenen, yapılmayan Noel ayinlerini sorun yapan, aşırı sol ve bölücü dergi ve gazetelerde bunları yazan akademik ünvan altındaki bazılarının Başbakanlıkta ne işi vardır? Yanlış bunlarda değil; bunları oraya getirenlerdedir.
Bunların hazırladığı Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kuruluna ait "Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu" Raporunun son satırında Türk yerine Türkiyeliliği esas alan bir yeni toplumdan bahsediliyor.
Bu toplumun vatandaşları "zorunlu" değil; "gönüllü" vatandaşlar olacağı ifade ediliyor.
Bugün Türkiye''de zorunlu vatandaşlık mı var? Bu Raporu hazırlayanlar dahil; her isteyen bir dilekçe ile vatandaşlıktan çıkabilir.