İstihbarat22 Ağustos 2004 00:00

Ankara ‘Dünya İstihbarat Merkezi’ gibi - Zeynep Gürcanlı

Son birkaç yıl içinde ilginç bir ‘tesadüf’, Türkiye’de görev yapan çeşitli ülkelerin Büyükelçilerinin ya Ankara’ya gelmeden önce, ya da Ankara’daki görev sonrasında ülkelerinin istihbarat örgütlerinde ‘üst düzeyde göreve’ getirilmeleri.symbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin

Bir ülkenin, dünya açısından öneminin en büyük göstergesi, bu ülkeye gönderilen yabancı diplomatların kalitesinde gizlidir.

Örneğin, tek kutuplu dünyanın merkezi konumundaki Washington’a ülkeler, genellikle en kıdemli, en yetenekli diplomatlarını Büyükelçi olarak gönderirler.

Paris, Londra, New York’taki BM merkezi için de durum genellikle böyledir.

Daha tecrübesiz diplomatlar ise, dünya politikasında nispeten ‘daha az öneme sahip’ ülkelere gönderilirler.

Bu gelenek, Türkiye için de işliyor.

Ancak Türkiye’nin son dönemde oynamaya başladığı kilit rol, Türkiye’ye gönderilen diplomatların niteliğini de değiştirmiş, yükseltmiş görünüyor.

Türkiye, Ortadoğu-Avrupa-Balkanlar-Kafkaslar ekseninin merkezinde yer alıyor. Bu açıdan, Ankara’da görev yapan diplomatlar da, tüm bu coğrafyaya hakim olabilecekler arasından seçiliyor.

Son birkaç yıl içinde ilginç bir ‘tesadüf’, Türkiye’de görev yapan çeşitli ülkelerin Büyükelçilerinin ya Ankara’ya gelmeden önce, ya da Ankara’daki görev sonrasında ülkelerinin istihbarat örgütlerinde ‘üst düzeyde göreve’ getirilmeleri.

Bunun ilk örneğini Fransa verdi. Fransa’nın Ankara’daki bir önceki Büyükelçisi Jean-Claude Cousseran, görev süresinı tamamlamadan Paris’e çekilmişti. Cousseran, Fransız iç istihbarat teşkilatının başına geçirilmişti.

Şimdi aynı durum, Polonya’nın Ankara Büyükelçisi’nin de başına geldi. Polonya Büyükelçisi Andrej Ananicz, Polonya İstihbarat Teşkilatı’nın başına atandı. Ankara’ya geleli çok olmayan Ananicz, şimdi yeni görevi öncesinde Türkiye’de ‘veda ziyaretlerini’ yapıyor.

Benzer bir örnek ise daha önce ‘tersine’ işlemişti;

ABD işgali öncesindeki dönemde Saddam Hüseyin Ankara’ya, Irak İstihbarat Örgütü’nün şefini Büyükelçi olarak atamıştı.

Önemli isimler

Ankara’ya atanan büyükelçilerin daha önceki görev yerleri de, Türkiye’nin ‘dünya nezdindeki konumunu’ göstermesi açısından önemli.

Mesela ABD Büyükelçisi Eric Edelman, Ankara’ya gelmeden önce, ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in ‘en yakın çalışma arkadaşları’ arasındaydı.

İngiltere Büyükelçisi Peter Wesmacott ise, Veliaht Prens Charles’ın mahiyetinde yer alıyordu.

İspanya’nın bir önceki Büyükelçisi, Ankara’ya atanmadan önce İspanya Dışişleri Bakanlığı’nın sözcülüğünü yürütüyordu.

Bir de tabii, Ankara’da görev yapan yabancı diplomatların, ülkelerine döndüklerinde atanacakları görev de, bu açıdan bir gösterge;

En güzel örnek, Mısır’ın şimdiki Ankara Büyükelçisi Ahmet Fathallah’ın durumu;

Fathallah, henüz Ankara’daki görev süresi dolmadan Kahire’ye çağrıldı. Kahire’de, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in ‘sözcülüğü’ görevini üstlenecek.

Aynı durum, Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Halina Kobeckaite için de geçerli. Bayan Büyükelçi, Ankara’dan ayrılmaya hazırlanıyor. Ülkesine dönüşte, Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevine getirilecek.

Bu alandaki en çarpıcı isim ise, Hollanda Dışişleri Bakanı Ben Bot.

Halen, AB Dönem Başkanlığını da yürüten Bakan Bot, 1986-89 yıllarında Ankara’da Hollanda Büyükelçisi olarak görev yapmıştı.

23.08.2004