İstihbarat19 Ağustos 2004 00:00

CIA ve Kültür(!) - Atilla İlhan

(Açık İstihbarat/1. ''...NED Türkiye'deki Forum dergisine 50.000 dolar veriyor. FORUM iki yıl sonra CIA eski elemanlarının, yerli liberallerin, Asya'dan, Rusya'dan temsilcilerin de katıldığı, Bodrum toplantısını gerçekleştiriyor. Anahtar, Türkiye'nin, 'Amerikalı Dostları Vakfı' ile çevriliyor ve Aydın Yalçın'ın 'Forum'u ile kapı açılıyor. Bodrum'dan geçilecek ve Doğu'ya doğru ilk ilmikler örülecektir. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenakamagra kamagra wikipedia kamagra geloxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

''...'Kültür'e 'Yön Değiştirtmek'!..''

(Tesbit/1. ''...henüz yeni kurulmuş olan CIA, son derece geniş ve etkili bir ağ oluşturan istihbarat personelinden, siyasal strateji uzmanlarından, şirket kuruluşlarından, Amerika'nın 'Ivy League' denen kalburüstü üniversitelerinin eski okul ilişkilerinden yararlanarak; 1947'den itibaren bir 'konsorsiyum' oluşturma işine girişti; bu konsorsiyumun iki görevinden biri, dünyayı Komünizm Hastalığı'na karşı aşılamak ve Amerika'nın dış dünyadaki siyasal çıkarlarının korunmasını kolaylaştırmaktı. Sonuçta, görülmemiş derecede sıkı bağlarla, birbirine bağlı insanlar, Teşkilât'ın yanı sıra çalışarak, şu düşünceyi yayma çabasına girişti: dünyanın bir Pax Americana 'ya, yeni bir Aydınlanma Çağı' na ihtiyacı vardır ve bu çağ 'Amerikan Çağı' olacaktır...''

Geçenlerde, 'paralel okuma' olsun diye önerdiğim o kitap var ya hani, Frances Stonor Saunders 'in, 'Parayı Veren Düdüğü Çaldı' / CIA ve Kültürel Soğuk Savaş' adlı eseri, 'Giriş' bölümünün ilk sayfasında, böyle bir paragrafa yer veriyor. Nasıl, ilginç mi, değil mi?..)

O eski 'iyi zamanlar'!..

...merak bu ya, edebiyat meraklısı ilk gençlik yıllarımda, hangi 'ecnebi' yazarları okuduğumu bir düşündüm; bunu en iyi tesbit yolu, o devirde alınmış kitapları şöyle bir yoklamaktı. Eskiler hatırlayacaktır, '40'lı yıllarda en çok Remzi Kitabevi 'nin 'Dünya Muharrirlerinden Tercümeler Serisi' nde yayımlanmış eserleri okurduk; kitaplıktan rastgele birini çektim, neymiş bakalım:

Mihayıl Zoşçenko 'nun ünlü eseri, 'Çarın Çizmeleri' , çeviren Hasan Âli Ediz , yayınlandığı tarih 1941. Gâzi'nin Cumhuriyeti 'nden İnönü Cumhuriyeti 'ne geçiş döneminde, Türk aydınlarının hangi ecnebi kültürden yararlandığını, kitabın iç arka sayfasındaki yayımlanmış kitaplara, dış arka sayfasındaki yayımlanacak olanlara bakarak, rahatlıkla görebiliriz.

1941 yılına kadar, Remzi Kitabevi kırk beş eser yayınlamış, bilir misiniz ki, bu yayın faaliyeti içinde, sadece iki, -evet iki- Amerikalı yazar var, Jack London ve Pearl S. Buck ; ikincisinin, ünlü eseri 'Sarı Esirler' in, film olarak sinemalarda gösterildiği için çevrildiği hesaba katılırsa, tek kitap bile denebilir. Buna mukabil, Anatole France 'dan Georges Duhamel 'e, Maupassant 'dan Andre Gide 'e, yirmiye yakın Fransız; aralarında Dostoyevskiy 'in Gorkiy 'in, Gogol 'un, Şolohof 'un da bulunduğu, on civarında Rus; birkaç İtalyan ( d'Anunzio, Tullio, Murri ) yazarı görünüyor; yayınlanacak olanlar arasında ise bir tek Alman ( Erich Maria Remarque ), beş altı Fransız ( Balzac, Mauriac, Simenon ), iki İngiliz ( Maugham, Kipling ) dikkati çekiyor; peki bu ne demek, Türkiye Cumhuriyeti kültür hayatı, 'ecnebi' kültür diye, Batı Avrupa -daha açıkçası, Fransız- kültürünü örnek edinmiş, bir de Rusları. Bunun ne kadar doğru bir tesbit olduğunu anlamak için, o yıllarda yetişmiş romancılarımızın, Rus ve Fransız romancılarının ne kadar etkisinde olduğunu saptamak yeterlidir.

Aynı yayınevinin, ciddi manada ABD romancılarına el uzattığını görebilmek için, 50 'li yılların başlarına kadar ilerlemek gerekiyor; benim kitaplığımda, elime ilk geçen eser, aziz dostum Fikret Uray 'ın Türkçeye çevirdiği, Erskine Caldwell 'in kitabı oldu, 'Allaha Adanan Toprak' , o kitabın arka sayfasında ise, bir başka Caldwell ile birlikte, bir de Sinclair Lewis 'in yayınlanacağı ilân ediliyor; gerçekten de, Amerikan yazarlarının, Türk yayın hayatında pıtrak gibi ardı ardına çıkmaya başlaması, xx.yy 'ın ikinci yarısına denk gelir; yalnız Remzi Kitabevi gibi, geleneksel ve klasik yayınevleri değil; 'cep kitapları' uygulamasını, -basımı hayli özensiz fakat seçimi hayli dikkatli şekilde- ülkemizde ilk gerçekleştiren Varlık Yayınevi bile; Yaşar Nâbi Bey 'in, -Fransız formasyonuna rağmen, o sıralarda ABD yazarlarını ( Steinbeck, Caldwell, Hemingway, Dos Passos, O, Henry vb ) ardı ardına sıralıyordu.

O zaman, kendi kendimize sormamız gereken soru şu mudur? Acaba Türk kültür ve sanat hayatında, birdenbire Amerikan eserlerinin ortaya çıkması, Frances Stonor Saunders 'in önsözünde lâfını ettiği, o 'Amerikan çağı' ile alâkalı olmasın?

Olur mu olur!

Nerelerden nerelere...

(Açık İstihbarat/1. ''...NED Türkiye'deki Forum dergisine 50.000 dolar veriyor. FORUM iki yıl sonra CIA eski elemanlarının, yerli liberallerin, Asya'dan, Rusya'dan temsilcilerin de katıldığı, Bodrum toplantısını gerçekleştiriyor. Anahtar, Türkiye'nin, 'Amerikalı Dostları Vakfı' ile çevriliyor ve Aydın Yalçın'ın 'Forum'u ile kapı açılıyor. Bodrum'dan geçilecek ve Doğu'ya doğru ilk ilmikler örülecektir.

''...Parayı veren: NED/Bağışı Alıcı: American Friend of Turkey Foundation/Alt bağış alıcı: FORUM Corp./50.000. dolar/ Program: Türkiye'de (Amerikan?) demokrasi anlayışını güçlendirmek ve İslâm Dünyası'nın öteki bölümlerine Türk demokrasi deneyimini aktarmak!...'' (M. Yıldırım. / Sivil Örümcek Ağında/Prioject Democracy / s. 56. ve sonrası...)

Irak 'taki gibi mi?)