KKTC’DE SİVİL ÖRÜMCEK AĞLARI
Özellikle de Ali Erel başkanlığındaki Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Soros Vakfi yöneticilerinin yönetiminde bulunan TUSIAD ile birlikte Annan Planı’nın savunuculuğunu üstlenmiştir. Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile TÜSİAD arasındaki ilişki ve ortak çalışmaları organize eden kişi Soros Vakfı'nın Türkiye temsilcisi olan Can Paker'dir. Can Paker, TESEV Başkanı olup TUSIAD Haysiyet Divanı üyesidir. coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardscialis coupons printable link discount prescription drug cardcialis manufacturer coupon open drug coupon cardrenovation vejle renovation skive renovakamagra kamagra 100mg kamagra gel
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası'nın (KTÖS) belirlediği bazı öğretmenler 2001 yılının ilk aylarında "eğitim çalışmalarına" katılmak üzere gizlice Yunanistan'a gitmeye başladılar. Söz konusu sendika, 30 Ocak 2001 tarihinde gazetelere vermiş olduğu “Ankara, paranı da paketini de memurlarını da istemiyoruz. Bizde kendi kendimizi yönetecek bilgi, beceri, potansiyel ve yeterlilik vardır. Esir olmak istemiyoruz.” ilanıyla tanınıyor.
* Böyle bir zihniyet taşıyan dönemin KTÖS Başkanı Erdoğan Sorakın, Mehmet Ali Talat tarafından bugün Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı görevine getirilmiştir.
2001 yılının Ağustos ayında da KTÖS’ün organizasyonuyla ve KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’na bilgi verilmeden Gazi Magosa’daki Gazi İlkokulu'ndan bazı öğretmenler ile 17 öğrenci Yunanistan’da düzenlenen “Çocuklar İçin Barış Olimpiyatları”na götürüldü. Yapılan gizli toplantılarda, Atina'ya götürülecek olan Türk çocuklarının Türk bayrağı altında değil “Kıbrıs Rum Bayrağı” altında yarışmalara katılması kararlaştırıldı.
Atatürk'ün Türk ve dünya çocuklarına armağan ettiği, BM tarafından da kabul görerek bütün dünya çocuklarının Türkiye'de bir araya gelerek kutladığı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na Yunanistan’ın alternatif olarak gündeme getirdiği “Çocuklar İçin Barış Olimpiyatları”na KKTC’den de katılım olacağı haberleri basına yansıyınca, Ulusal Halk Hareketi bu olayın üzerine gitti. Ulusal Halk Hareketi, 29 Temmuz ve 30 Temmuz 2001 tarihlerinde yayınladığı basın bildirileriyle, bu olayı gündeme getirerek bu olayın organizatörlerinin kimler olduğunu ve Atina'ya gidecek olan öğretmenler ile öğrencilerin harcamalarının kimlerce karşılanacağını sordu. UHH'nin basın bildirilerinden sonra olayın Kıbrıs Türk basınında geniş şekilde yer alması üzerine oldukça zorda kalan KTÖS yönetimi açıklama yapmak zorunda kaldı. 30 Temmuz 2001 tarihinde bir basın toplantısı düzenleyen dönemin KTÖS Genel Sekreteri Varol Öztuğ aynen şu açıklamayı yaptı: “Bu etkinliğin sponsorluğunu SOROS Vakfı üstlenmiştir.”
Dönemin KTÖS Genel Sekreteri Varol Öztuğ'un 30 Temmuz 2001 tarihinde yapmış olduğu açıklamayla SOROS Vakfı KKTC'de ilk kez gündeme geliyordu. Soros Vakfı'nın Türkiye temsilciliğini üstlenen Açık Toplum Enstitüsü yöneticilerinin dönemin Türkiye'deki AB temsilcisi Karen Fogg’la işbirliği içinde KKTC’nin yıkılarak Kıbrıs Türklerinin Anavatan Türkiye’den koparılıp Rum’a yamanması için çalışacakları ve ilk olarak da Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş karşıtı bir kampanya başlattıklarıysa daha bilinmiyordu. 2001 yılının ilk aylarında başlatılan bu kampanya Karen Fogg'un e-maillerinin Türkiye basınına yansımasıyla ortaya çıkacak ve bu kampanyayı Soros Vakfı'nın Türkiye temsilciliği ile Karen Fogg'un birlikte yürüttükleri gözler önüne serilecekti.
Soros Açık Toplum Vakfı'nın Türkiye temsilciliğini yürüten Açık Toplum Enstitüsü'nün yöneticilerinin yıkıcı ve etnik bakımdan bölücü faaliyetlerini yönetenler arasında yer alan Zaman Gazetesi yazarlarından gazeteci Şahin ALPAY, KKTC'nin yıkılarak Kıbrıs Türklerinin Rum’a yamalanması sürecinde AB yöneticilerinden Karen Fogg’la çok yakın ilişkiler içerisinde olup KKTC ve Türkiye gazetecileri yönlendiriyordu.
AB yöneticilerinden Karen Fogg, gazeteci Şahin Alpay'a gönderdiği 26 Şubat 2001 tarihli yazısında Cumhurbaşkanı Denktaş'ın yıpratılması talimatını verirken “Denktaş Kıbrıs Türklerini değil Türkiye’yi ve Türk ordusunu temsil ediyor.” ve “Kıbrıs'ta çözümü engelleyen Denktaş'tır.” söylemlerinin kullanılmasını emrediyordu :
Kimden : Karen Fogg
Kime: Şahin Alpay
Konu : Indymedia sitesindeki haberler
“Sevgili Şahin, bana göre bundan sonra izlenecek yol, TC'de (Kuzey Kıbrıs'ta) kendi istekleri ve güvenlik sorunları olduğunu söyleyen seslerin daha net çıkmasını sağlamak, Kıbrıs Türklerinin sesi olan Denktaş'ın itibarını azaltmak ve onun Ankara'daki hiyerarşi ile askeri temsil ettiğini hem Türkiye kamuoyuna hem de AB'ye lanse etmektir.
Karen Fogg'un bu e-mailinin yanısıra, diğer e-maillerinde de Yeni Düzen Gazetesi ve Rum Alithia Gazetesi yazarı, Kadın Araştırmaları Merkezi Başkanı Sevgül Uludağ, Ortam Gazetesi yazarı ve yazıları Rum Gazetesi Politis’te de yayımlanan Hasan Kahvecioğlu ile Kıbrıs Gazetesi yazarı Hasan Hastürer'in isimleri sıkça geçmekte ve Karen Fogg, KKTC karşıtı, Rum yanlısı bu gazetecilere sahip çıkılması talimatını vermektedir. Karen Fogg'un bu talimatlarından sonra da gerek KKTC ve gerekse Türkiye’deki bazı gazetelerde Denktaş karşıtı bir kampanyayla birlikte Rum’a yamanmayı “çözüm” olarak göstermeye kalkan propagandaların ve Annan Planı’nın kamuoyuna benimsetilmesi çalışmalarının başlatıldığı bilinmektedir.
TP Üyesi Sevgül Uludağ : “Bizi Amerikalılar örgütledi, 30 eğitimci olarak eğitti. Biz de 3.000 kişiyi etkiledik, 10 bin kişiyi harekete geçirdik, 100 bin kişiyi etkiledik.” (15 Temmuz 2002 – Yeni Düzen Gazetesi)
Mehmet Ali Talat : mat@ctpkibris.org
“Eylemlerimizde AB fonlarını kullandık. Fullbright, British Council ve AB fonlarını kullanarak, çeşitli etkinlikler, seminerler ve konferanslar düzenledik. Genç kadınlar motive edildi. ABD'de Fullbright fonları ile 20 Türk, 20 Rum kadını eğittik. Bu kadınlar, dönüşte Annan Planı'nı desteklemek için yapılan eylemlerde önemli roller oynadılar." (29 Mayıs 2003-Yeni Düzen Gazetesi)”
Annan Planı'nın sunulmasından sonra bu planın kabul edilebilmesi için KKTC'de harekete geçen siyasal partiler ve çeşitli sivil toplum örgütleri, Soros Vakfı ile Soros Vakfı'nın Türkiye temsilcisi olan Açık Toplum Enstitüsüyle çok yakın ilişkiler içerisindedirler.
Özellikle de Ali Erel başkanlığındaki Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Soros Vakfi yöneticilerinin yönetiminde bulunan TUSIAD ile birlikte Annan Planı’nın savunuculuğunu üstlenmiştir. Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile TÜSİAD arasındaki ilişki ve ortak çalışmaları organize eden kişi Soros Vakfı'nın Türkiye temsilcisi olan Can Paker'dir. Can Paker, TESEV Başkanı olup TUSIAD Haysiyet Divanı üyesidir.
* Ali Erel aynı zamanda ÇABP (Çözüm ve Avrupa Birliği Partisi) Genel Başkanı’dır.
TESEV Başkanı ve Soros Vakfı'nın Türkiye temsilcisi olan Can Paker, 4 Aralık 2003 tarihinde İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında “Annan Planı'nın daha iyi anlaşılması” için Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü (PRIO) tarafından hazırlanan “Kıbrıs İçin Annan Planı : Vatandaşın El Kitabı” adlı çalışmayı tanıtmak üzere Türkiye medyasının üst düzey temsilcilerinin katılımıyla yemekli bir toplantı düzenledi. İlter Türkmen ile Yalım Erez de bu toplantıda hazır bulundu ve yapılan konuşmalarda adadan Türklüğü silecek olan Annan Planı’na övgüler düzülüyordu.
“Yeşil Zehir” olarak tanımlanan “Kıbrıs İçin Annan Planı : Vatandaşın El Kitabı” adlı kitapçık, KKTC'de ilk kez 27 Ekim 2003 tarihinde gündeme geldi. PRlO'nun hazırladığı “Cyprus Decides” adlı projenin ilk aşaması olarak bu kitapçık 20 bin adet olmak üzere basıldı ve KKTC'de ücretsiz olarak geniş biçimde dağıtıldı. Bu kitapçığın hazırlayıcıları ise iki Türk ve iki Rum'dur. Bunlar Ayla Güzel, Mete Hatay, Yula Taki ve Aleksis Aleksiu'dur ve hizmetlerinin karşılığı olarak 2750'şer Sterlin almışlardır. Seçimlere çok az bir süre kala, söz konusu kitapçığın hazırlanmış, KKTC'de ücretsiz olarak dağıtılmış ve Türkiye kamuoyuna tanıtılmıştır. Bütün bu faaliyetleri de Soros Vakfı finanse etmiştir.
Bu vakfın yıkıcı, bölücü faaliyetlerinin dışında Rum ve Yunan kiliselerinin finanse ettiği paralarla yürütülen misyonerlik faaliyetleri, Rum, Yunan, İngiliz, AB ya da ABD vakıflarınca maaşa bağlanmış satılmış gazeteciler konusu da sivil örümcek ağlarının bir başka ilmeğini teşkil etmektedir. 20 Şubat seçimleri öncesinde de CTP’ye oy verilmesi için kişi başı 100’er milyonluk banka çekleri dağıtılmıştır. Adadan Türklüğü söküp atan lanet Annan Planı’na evet denilmesi için dağıtılan paralarınsa haddi hesabı bulunmamaktadır.