Medya Operasyonları! - Arslan Bulut
"Cumhuriyet tarihinde bugünkü iktidar kadar medya tarafından desteklenen başka bir iktidar yoktur.Mevcut iktidar, dış odakların taleplerini yerine getirmezse ne olur? Mevcut medya hemen ağır eleştirilere başlar.Peki, bunun arkasındaki sebebi araştırmayacak mıyız?"new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsdiscount drug coupons click free discount prescription card
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, grup toplantısında yaptığı konuşmada, kuvvetler ayrılığı diye bilinen yasama, yürütme ve yargının birbirinden bağımsızlığının bütün dünyada yasama ile yürütmenin aynı güce dayanması yüzünden eski önemini yitirdiğini ve bunun yerine ekonomi, medya ve siyaset üçlemesinin aldığını söyledi.
Baykal, ekonomi, medya ve siyasetin birbiriyle etkileşiminin kaçınılmaz olduğunu fakat, medyadaki uluslararasılaşmanın bir ayrışmayı getirdiğini, kendilerinin güç odakları ve halk arasındaki bu ayrışmada halkın yanında olacaklarını söyledi! Baykal önemli bir soru da sordu: "Cumhuriyet tarihinde bugünkü iktidar kadar medya tarafından desteklenen başka bir iktidar yoktur.
Mevcut iktidar, dış odakların taleplerini yerine getirmezse ne olur? Mevcut medya hemen ağır eleştirilere başlar.
Peki, bunun arkasındaki sebebi araştırmayacak mıyız?" Baykal, kendisine yönelik "Baykal komplo teorileri üretiyor" eleştirilerine de, "İran''da Musaddık''ın devrilmesi de komplo teorisi miydi? Şeyh Sait isyanı da komplo teorisi miydi?" sorularıyla cevap verdi ve Ortadoğu halklarının her şeyi komplo teorisi ile izah ettiği görüşlerinin yersiz olduğunu, çünkü bu coğrafyada yaşananların komplo olduğunu hatırlattı! .
. Biliyorsunuz, Türkiye ve dünya gerçekleri ile ilgili gerçekleri dile getirenlerin komplo teorisyeni diye suçlanmasından biz de geçmişte nasibimizi almıştık.
Hem de karşıtlarımızdan değil, yakın çevremizden! Fakat, biz sağlam verilere dayanmadan yazı yazmadığımız ve olaylar bütün tespitlerimizi doğruladığı için, artık herkes ortaya koyduğumuz gerçekleri dikkate almak zorunda kalıyor! Gerçeklerin, peşinen komplo teorisi diye çürütülmek istenmesinin de bir komplo olduğunu, son zamanlarda en iyi sergileyen gazeteci Hulki Cevizoğlu oldu! Cevizoğlu, misyonerlikle ilgili son programında konuşturduğu itirafçı misyonerlerin belgelerine dayanarak, "İstanbul''da 8 Ekim 2003 tarihinde yapılan bir toplantıda, 11 yerel ve 11 uluslararası ortağın Türk-7 adı verilen bir televizyon kurmaya karar verdiğini" bu kuruluşun dünyada Türkçe konuşan insanlara dönük örtülü bir Hristiyanlık propagandası yapacağını ortaya koydu.
Cevizoğlu, TRT''deki "Küçük Ev" gibi dizilerle aynı propagandanın zaten yapıldığını da belirtti.
Cevizoğlu''nun son iki kitabı da konuyla ilgili: "Vatikan; Batı''dan gelen Tehlike", "Misyonerlik ve Siyasal Hıristiyanlık." ABD destekli misyoner örgütlerinin yabancı ortaklıkla Türkiye''de "Türk 7" adıyla bir televizyon kanalı kurma projesi üzerinde çalıştığını, 18 Ocak 2004 tarihli Aydınlık''ta ve Otopsi Yayınları arasında çıkan "Türkiye''de misyonerlik" kitabında gazeteci Uğur Yıldırım da yazmıştı.
O tarihte, kimse bunun üzerinde durmadı.
Fakat, konu Cevizoğlu''nun programında, misyoner itirafı olarak gündeme gelince önem kazandı.
Yıldırım''ın tespitlerine göre, Protestan misyonerler, 2005 yılında Türkiye çapında 50 bin kişilik bir topluluğa ulaşmayı hedefliyor.
2015 yılı için hedefleri ise Türkiye nüfusunun yüzde 5''lik bir bölümünü Hıristiyanlaştırmak! . . Diğer taraftan, misyonerlik sadece bu tarzda yapılmıyor.
Hasan Ozan adlı bir okuyucum seyretmiş, diyor ki, "SKY TV'' de sabah programında, Sabancı Üniversitesinde görevli bir yabancı tarafından sürdürülen proje anlatılıyordu.Bayan görevlinin adı Tara Hopkyns, iyi derecede Türkçe biliyor.
Projenin adı: Toplumsal Duyarlılık Projesi.
Faaliyetleri; özellikle geri kalmış bölgelerdeki çocuklara ulaşmak, onların kişisel yeteneklerini arttırıcı ve topluma kazandırıcı kurslar düzenlemek.
Bu kurslar arasında dans dahil çeşitli faaliyetler var.
Anlatılanlardan edindiğim sonuç, çocuklardan üstün yeteneklilerin tespit edilerek onlara küçük yaşta çengel atmak.
Başka bir televizyonda, Tom Hanks ABD'' li çocukları karşısına alarak onlara şunu soruyor, ''Noel baba kuzey kutbuna gidip geyikleriyle hediyelerini dağıttıktan sonra nereye dönüyor?'' Cevabı kendisi veriyor: ''Vatanı Anadolu''ya!'' ".
Baykal''ın bahsettiği konu doğrudan misyonerlikle ilgili değil.
Fakat medyadaki uluslararasılaşma tehlikesinin bazı sonuçlarını sergilemesi bakımından bu örnekler çok önemli. Konuyu burada bırakmayacağız! -