Siyaset6 Temmuz 2005 00:00

"Millet, bir ruhtur!" - Arslan Bulut

Türk tarihinin hakkından gelmek için, 1300 yıl sonra Türk adı ile devlet kurmuş bir kahraman olan Atatürk bile Batıcı, Avrupa Birlikçi gösterilir...Öyle ki, bu tür psikolojik operasyonlara karşı tedbir alması gereken makamlarda bulunanlar bile bu safsatalara inanır ve hatta bu yönde propagandanın aracı haline gelir! Batı''nın namuslu tarihçileri, "Türkleri çekerseniz, insanlık tarihi yazılamaz" dedikleri halde, Türk tarihi öyle küçültülür, öyle aşağılanır ki, Türk çocukları aşağılık kompleksi ile yetişmeye başlar...Bu psikolojik harekatın üzerine etnik kimliklerin yüceltilmesini, desteklenmesini de eklerseniz, artık Türk toplumu için tam bir kimlik kayması başlamış demektir...Hele hele aynı toplumu yapay ekonomik krizlerle sarsar ve eşzamanlı olarak ahlaki çöküşü hızlandıracak televizyon yayınlarını müzik ve sinema ile desteklerseniz, halk, çözüm olarak kendisine yine Batı güdümlü olarak sunulan tarikatların kapısını aşındırmaya, çocuğunu kurtarmaya çabalar...cialis coupons printable link discount prescription drug cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cena

Bu süreç içinde, nesillerin "enerji direniş seviyesi" aşağı çekilmiş olur!.

Çünkü onlar Ernest Renan''ın "Millet bir ruhtur" tanımını iyi biliyor.

Renan diyor ki "Millet bir ruhtur, manevi bir prensiptir.

Bu ruhu, bu manevi prensibi aslında bir olan iki şey teşkil eder: Bunlardan biri maziye, diğeri ise hale aittir.

Biri, zengin bir hatıralar mirasının müşterek sahipliğidir.

Diğeri, birlikte yaşama arzusu konusunda mutabakat ve bir bütün halinde devralınan mirası yüceltme iradesidir.

Bizi biz yapan ecdattır.

Kahramanlıkla dolu bir mazi, büyük insanlar, şan ve şeref, işte üzerine milli bir ideal inşa edilebilecek beşeri sermaye budur.

Mazide müşterek bir şan ve şeref, halde müşterek bir irade, birlikte büyük işler başarmış olmak ve yine başarmak istemek; işte millet olmak için gerekli şartlar bunlardır..

Tıpkı bir ferdin mevcudiyetinin kesintisiz bir yaşama iddiası olması gibi, bir milletin mevcudiyeti de her gün tekrarlanan bir plebisittir..

Sağlıklı bir ruha ve ateşli bir yüreğe sahip insanlardan müteşekkil büyük bir topluluk, millet denen bir manevi şuuru yaratır.

Bu manevi şuur, her bir ferdin, topluluk yararına kendisininkinden vazgeçmek suretiyle yaptığı fedakarlıklarla kuvvetini teyit ettiği ölçüde, millet meşrudur ve var olmak hakkına sahiptir.".

İşte bu tanımı bilenler, Türk Milleti''ni ruhen de çökertmeye çalışıyor, maziyle olan ilişkisini kesiyor ki bugün ne yapacağını bilmez bir hale gelsin! TÜSİAD''ın tarih, coğrafya ve felsefe kitaplarından sonra Tarih Vakfı''nın Avrupa Komisyonu''nca desteklenen ''''Çocuklar ve Yetişkinler İçin Tarih Aracılığı Avrupa Yayınları Projesi'''' kapsamında ''''20.Yüzyıl Dünya ve Türkiye Tarihi'''' adlı bir kitap hazırlamasının sebebi de budur!.

Zaten bunu gizlemiyorlar da..

Akşin Somel, "Gaziantep Yerel Tarih Grubu" toplantısında yaptığı konuşmasında "Geleneksel Tarih Anlayışı"nı eleştirerek " Yerel tarih araştırmalarının yaratacağı yerel sesler ve yerel tarih yorumları, ulusal tarihin bir anlamda tek taraflı merkezi bakışına ve önyargısına potansiyel bir eleştiri ve yapıcı bir alternatif yaklaşım sunacaktır.

Çocukluktan üniversite çağına kadar sadece hamasî tarih bilgisi ezberlemek zorunda bırakılan kuşakların gözünde tarihin toplumsal bir anlamı yoktur" diyordu..

Şimdi Tarih Vakfı Başkanlığı''na getirilen Orhan Silier de "Anadolu''nun birçok kentinde yerel tarih çalışması aynı zamanda sivil toplum örgütlenmesi olarak etnik, dinsel kültürel farklılıklardan etkileniyor.

Bazen ilk bakışta kişisel olarak görünen ayrılıklar ve tutumlar, ne kadar kapsayıcı, ne kadar karşılıklı anlayışı geliştirici ise o derece etkin bir yurttaş inisiyatifi, girişimciliği ortaya çıkabiliyor" diye aslında ne yaptıklarını özetliyordu..

Suat İlhan ise Türklerin Jeopolitiği ve Avrasyacılık kitabında "Yunanistan''ın doğuşu sırasında ne yaptılarsa, Arnavutluk sorununda ne yaptılarsa, Güneydoğu sorununda da aynı şeyleri yapıyorlar.

Radyolarda, televizyonlarda, eğitimde, bölünmeyi güçlendirecek şekilde diğer dillere imkan verenler, Atatürk''ün şu değerlendirmesini düşünmelidir" dedikten sonra, Utkan Kocatürk''ün "Atatürk''ün Fikir ve Düşünceleri" kitabından, o büyük dehanın şu tarihi sözleri naklediyor: "Biz Balkanlar''ı niçin kaybettik biliyor musunuz? Bunun tek bir sebebi vardır? Bu da İslav araştırma cemiyetlerinin kurduğu dil kurumlarıdır, bizim içimizdeki insanların milli şuurları uyandırıldığı zaman biz Balkanlar''da Trakya hudutlarına çekildik."