Esnaf ve sanayici hükümete güvenmiyor
Esnaf ve Sanayicinin Genel Durumu" konulu anket çalışmasının sonuçlarını değerlendiren ESAM Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Ali Akmaz, makro düzeydeki ekonomik gelişmelerin orta direğin yaşam standartlarına ve satın alma gücüne yansımadığını vurguladı. Prof. Dr. Ali Akmaz, anketin esnaf, sanayici, tüccar ve ücretli kesimden oluşan, yüzde 85 üzeri kabul edilen güven sınırı doğrultusunda yapıldığını söyledi. ESAM’ın anketinden güvensizlik çıktı "Esnaf ve Sanayicinin Genel Durumu" konulu anket çalışmasının sonuçlarını değerlendiren ESAM Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Ali Akmaz, makro düzeydeki ekonomik gelişmelerin orta direğin yaşam standartlarına ve satın alma gücüne yansımadığını vurguladı. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholcialis walgreen coupon cialis discount cialis couponoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
NAİM İPEK/ KONYA
Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Konya Şubesi AR-GE Komisyonu, Haziran 2005 dönemi gerçekleştirilen "Esnaf ve Sanayicinin Genel Durumu" konulu anket çalışması sonuçlarını değerlendirmek için basın toplantısı düzenlendi. Nene Hatun Restoran’da gerçekleşen toplantıda konuşan Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Ali Akmaz, anketin esnaf, sanayici, tüccar ve ücretli kesimden oluşan, yüzde 85 üzeri kabul edilen güven sınırı doğrultusunda yapıldığını söyledi.
“Vatandaşa yansıyan birşey yok
Türkiye'de ekonomik alanda ikili bir yapının giderek belirginleştiğini belirten Prof. Dr. Akmaz, enflasyon gibi bazı makro göstergelerin ekonomi çevrelerini umutlandırmasına rağmen, mikro alanda piyasalarda yaşanan durgunluğu aşacak ve reel sektörü temsil eden iş dünyasının yüzünü güldürecek şartların oluşmadığını vurguladı. "Makro ekonomideki gelişmeler, hem ekonomik dinamizm hem sosyal yapı açısından hayati önem taşıyan orta direğin de yaşam standartlarına ve satın alma gücüne maalesef yeterince yansımamıştır" diye konuşmasına devam eden Akmaz, içinde yaşanılan yıldaki asıl meselenin, makro ekonomik gelişmelerin sokaktaki vatandaşın cebine ve reel sektör işletmecilerinin cirosuna nasıl yansıtılacağının çözümünü bulmak olduğunu kaydetti.
İhracatçı yurtiçine yöneldi
Ankette, 2005 yılında sanayide üretimin arttığının dikkat çekmekte olduğunu ancak elde edilen ciro ve karlılık rakamlarına bakıldığında bunun geçen yılların altında olduğunun gözlendiğinin altını çizen Akmaz, reel piyasalardaki vadelerin uzaması, karlılığın düşmesi ve üretimde yüksek girdilerin sanayicinin ancak fazla üreterek bu sıkıntıları aşabileceğini gösterdiğini ifade etti. Akmaz, "Ayrıca Uluslararası piyasalardaki parite ve ülkemizdeki kur dengesizliğinin ihracatçının yurt içine yönelmesine, iç piyasada da 2004 yılında özel tüketimin doruğa ulaşmasından kaynaklanan doygunluk 2005 yılında piyasaların durgunlaşmasına sebep olmuştur" şeklinde konuştu.
IMF ekonomiye katkıda bulunmuyor Gerek kamu borç stoku gerekse cari açığın devam ederek yüksek rakamlara ulaşmasının ve son bir yılda 960 bin yeni istihdam imkanı sağlanmasına rağmen işsiz sayısının 2 milyon 750 bin kişinin (yüzde 11.7) üzerine çıktığını açıklayan Akmaz, sözlerine şöyle devam etti: "2005 yılının ilk yarısında imalatçı kesimden ve esnaftan gelen piyasalardaki durgunluk şikayetlerinin, Türkiye ekonomisinde acil tedbir alınması gereken önemli alanların olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Anket sonuçlarımız, IMF politikalarının uygulanmasının ülkemiz ekonomisine katkıda bulunmadığı, aksine ekonominin faiz sarmalının içine daha fazla girmesine sebep olduğunu teyit etmiştir. Özelleştirme politikaları, iş dünyasınca, verimli kaynakların yok pahasına elden çıkarılarak ekonomiye direkt kaynak oluşturmada fayda sağlamadığı şeklinde değerlendirilmiştir."
AB politikasına destek yok
AB politikalarının hak ve özgürlüklerin genişletilmesi hedefinden saparak, bağımsızlık ve sınırların tartışıldığı bir platforma kaymış olduğunu anket neticesinin gösterdiğini önemle vurgulayan Akmaz, hükümetin AB’ye üyelik çalışmalarına ilk dönem verilen yüzde 70’lik genel desteğin yüzde 54 seviyesine kadar düştüğünü bu durumun ortaya koyduğunu belirtti. Akmaz, "Milletçe ekonomide, siyasette, sosyal alanda ve dış politikada yeniden yapılanma sürecini başlatmak ve mutlaka başarmak zorundayız. Özel sektörde, kamuda, kısaca her alanda etkinliğin, verimliliğin ve tasarrufların arttırılması gerekir. Ekonomide en hakiki teşvik, siyasi istikrar ve ekonomik istikrar ortamının devam ettirilmesidir. İstikrarsızlık ortamı belirli bir kesimin istikrar ortamı ise herkesin faydasına olacaktır" diye konuştu.
ESAM Konya Şubesi AR-GE Komisyonu tarafından hazırlanan ankete esnaf ve sanayicinin vermiş olduğu cevaplar.
-Firmaların yüzde 90’ı devlet desteklerinden yararlanamadığını belirtirken, yüzde 10’u yararlandığını söyledi.
-"Vergi oranları hakkında ne düşünüyorsunuz?" Yüzde 79’luk kesim vergilerin yüksek olduğunu vurgularken, yüzde birlik bir kısım ise düşük olduğunu söyledi.
-"Kayıt dışı ekonomi ve yolsuzlukla mücadele ediliyor mu?" sorusuna yüzde 75 edilmiyor diye cevap verirken, yüzde 22’lik bir kesim ise mücadele edildiği yönünde cevap verdi.
-Ankete katılanların yüzde 54’ü kayıt dışı ekonomiyi önlemede izlenmesi gereken politika konusunda, sigorta ve vergi oranlarının düşürülmesi gerektiği konusunda cevap verirken, yüzde 27’lik bir kesim de vergideki adaletsizliğin azaltılması gerektiğini belirtti.
-"Teşvik ve desteklerden yararlanabiliyor musunuz?" şeklindeki soruya yüzde 89 hayır cevabı verirken, yüzde 4 ise yararlandığını kaydetti. Ayrıca büyük bir çoğunluk teşvik ve desteklerin yetersiz olduğu konusunda hem fikir.
-Enflasyondaki düşüşü yüzde 79’luk bir kesim, satın alma ve gücünün azalmasından dolayı olduğunu savunurken, yüzde 8 ise dolardaki düşüşü neden olarak göstermiş.
-"2004 yılındaki yüzde 9.9’luk büyümenin etkisi işletmenize yaradı mı?" sorusuna cevap verenlerin yüzde 81’i hayır diyorken, yüzde 16 da evet cevabını kullandı.
-Anket sorularına cevap verenlerin yüzde 85’i kredi kullanmıyorken, yüzde 15’lik kesim ise kredi kullanıyor.
-Hükümeti başarılı bulduğunuz ekonomik alan hangisi?" sorusuna yüzde 27 ‘hiçbiri’ şeklinde cevap verirken, yolsuzlukla mücadele konusunda başarılı bulanların oranı yüzde 17.
-Türkiye’nin AB’ye uyum sürecinin ekonomiyi nasıl etkilediği sorusuna yüzde 52 olumsuz diye cevap verirken, yüzde 32 ise olumlu etkisi olduğunu söyledi.
-Ankette sorulan, "35 milyar dolara yaklaşan dış ticaret açığını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, yüzde 69 endişe verici değerlendirmesinde bulunurken, yüzde 24 normal olduğunu belirtti.
-Ankete katılanların yüzde 49’u hükümetin özelleştirme programını başarısız bulurken yüzde 41’lik kesim ise başarılı buldu.
-Hükümetin IMF ile işbirliğine devam etme kararını yüzde 70’lik kısım yanlış bulurken, yüzde 21 doğru karar olarak değerlendirme yaptı.
-"Yakın bir gelecekte bir kriz bekliyor musunuz?" sorusuna yüzde 53 hayır cevabı verirken, yüzde 38’lik kısım ise kriz beklediğini dile getirdi.
-"2005 yılında yatırım yapmayı düşünüyor musunuz?" şeklinde sorulan soruya ise yüzde 65 hayır yönünde cevap verirken, yüzde 26 yatırım yapacağını söyledi