Yalçın Küçük'ten Suç Duyurusu ; Başbakan, Danışmanları ve Aşiret Devleti
Başbakan ile davalı olan Yalçın Küçük; Erdoğan, Egemen Bağış ve Cüneyd Zapsu hakkında suç duyurusunda bulundu. Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Küçük, ''hükümetler arası toplantılara devlet memuru niteliği taşımayan kişilerin katılmasının'' anayasa ve yasalara aykırı olduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Bu arada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Dış Politika Danışmanı AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, AB'nin Türkiye'ye kapılarını kapatamayacağını söyledi. Reuters haber ajansına demeç veren Bağış, ''Türkiye-AB ilişkileri sorgulandığı zaman, bunun yeni bir süreç olmadığını belirtirim. 40 yıllık çabayı çöpe atamazsınız'' dedi. Sabah Gazetesinden Mahmut Övür ise gözünü Türkiye'ye diken medya devi Murdoch'un gölgedeki ortağı Erdoğan'ın sağ kolu Cüneyd Zapsu olabileceğini yazdı. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscialis forum cialis bez recepta cialis bez recepta
Suç duyurusu dilekçesinde, Başbakan Erdoğan'ın, kanunen hiçbir yetkisi olmayan kimselere devlet işleri yaptırarak suç işlediği öne sürülerek, hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ''anayasayı ihlal'' başlığını taşıyan 309. maddesine muhalefetten soruşturma açılması istendi. Dilekçede, Bağış ve Zapsu için ise TCK'nın ''kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi'' hükmünü içeren 262 ve ''suç için
anlaşma'' fiilini düzenleyen 316. maddeleri uyarınca dava açılması talep edildi.
Yalçın Küçük bu iddialarla Başbakan Erdoğan, Egemen Bağış ve Cüneyt Zapsu hakkında suç duyurusu bulunmadan önce ayrıca 12 Haziran 2005 tarihinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e bir mektup yazdı. Mektupta Yalçın Küçük, Başbakan Erdoğan, Egemen Bağış, Cüneyt Zapsu, Murat Mercan ve Ömer Çelik ile şikayette bulundu. Mektuptan bazı bölümler:
Egemen Bağış ABD başkanına yemin etti mi?
Efendim, Daha büyük kaygı veren bir başka hal ile karşı karşıyayız.Yetki gaspı ile devletin en mahrem görüşmelerine giren Egemen Bagış namlı zat, uzun süre New York’ta ikamet ettikten sonra ansızın milletvekili adayı tayin edilmişti; New York’ta ne ile iştigal ettikleri bizi ilgilendirmemektedir. Ancak Bagış’ın, Türkiye’ye intikal etmeden önce, Washington’da ve Beyaz Saray’da, Amerikan Cumhurbaşkanlarına resmi tercüman olduğunu biliyoruz. Bu, çok has bir memuriyettir.
Beyaz Saray’da, Amerikan Cumhurbaşkanı’na, sürekli olarak tercümanlık yapacak bir zatta en az üç şart görmek zorundayız Bunlar şunlardır;
1- Beyaz Saray’da Amerikan Başkanı’nın sürekli ve resmi tercümanı Bagış’ın, Amerikan yurttaşı olmasına, kesin gözüyle bakamazsak da, çünkü henüz elimizde kayıt yoktur, buna, “büyük ihtimalle” diyebiliyoruz.
2- Amerikan Devleti’ne sadakat yemini etmiş olmasını kabul etmek zorundayız.
3- Mr. Bagish’ın, Amerika Birleşik Devletleri’ne sadakatı konusunda bir fbi araştırmasından geçmiş olduğunu ve başarılı bulunduğunu, “mutlak” kabul ediyoruz.
Bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti, en önemli sırlarını, Türkiye Cumhuriyeti’ne sadakat yemini içmemiş ve buna karşın Amerika Birleşik Devletleri’ne sadakatından hiç kuşku duyulmayan, Washington’da, yüksek sadakat yüklü işler icra etmiş birisine tevdi etmiş olmaktadır. Tevdi edenin, ağır sorumluluğu ve cezai mesuliyeti kesindir.
ABD başkanına bilgi verdi mi?
Öyleyse, Egemen Bagish’in, yalnızca R.Erdoğan ile kendisinin bildiği, hatta Türkçe veya İngilizce’ye çevirirken biçimlendirdiği “devlet” sırlarını, sadakat yemini ile bağlı olduğu, makama bildirebileceği ihtimalini hesaba katmak zorundayız. İhtimal ise, mantıklı olduğu taktirde, hukukta netlik’tir.
CÜNEYT ZAPSU’NUN HUKUKİ HALİ
Tercümanlığın “memuriyet” olduğu durumlarda, “danışmanlık” da memuriyet’tir. Cüneyt Zapsu adında zat, ticaretle iştigal etmektedir.
Devlet hizmetine girdiğini ve memuriyet yemini ettiğini gösteren hiçbir bilgiye sahip değiliz; olsaydı, ticari işlerinden çekilmesi gerekirdi ki çekilmediğini tespit ediyoruz. Ancak aynı C.Zapsu’yu, Mayıs 2005 tarihinde Ankara’yı ziyaret eden Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ile yapılan heyetler arası görüşmelerde, R.T.Erdoğan’ın yanında ve resmi Türk heyeti içinde, teşhis etmiş bulunuyoruz. Bu bir suçtur; çünkü, bizim esas teşkilatımıza göre, hükümetler arası resmi görüşmelerde, bakanlar dışında, yalnız ve yalnız devlet memurlarının bulunması zorunludur. Cumhuriyet, bu anlamdadır.
Cumhurbaşkanı Hazretleri,
İki devlet arasındaki görüşmeleri, ilgili olmadıkları takdirde, bir bakanlar kurulu üyesine vermek dahi teşkilat hukukuna aykırı ve suçtur. Bunları, memuriyet vasfı olmayan, hiçbir şekilde bir sadakat yemini etmemiş bir tacire bildirmek, bu taciri, devlet umuruna müdahil etmek ise, büyük bir suçtur. Cüneyt Zapsu nam zatın başka resmi görüşmelere de müdahil olması ihtimal dahilindedir. Bu, suçun tekerrürü halidir.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Dış Politika Danışmanı AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, Reuters haber ajansına verdiği demeçte, AB'nin Türkiye'ye kapılarını kapatamayacağını söyledi.
Reuters haber ajansına demeç veren Bağış, ''Türkiye-AB ilişkileri sorgulandığı zaman, bunun yeni bir süreç olmadığını belirtirim. 40 yıllık çabayı çöpe atamazsınız'' dedi.
Türkiye'nin birlik dışında kalmasının bir 'felaket' olmayacağını da vurgulayan Bağış, AB ilişkileriyle ilgili olarak ''resmi nikahsız, beraber yaşıyor gibiyiz ve şimdi bunu belediyede onaylatmamız gerekiyor'' dedi.
Türkiye'nin önceliğinin, ilk amacının tam üyelik olduğunu ve bunu değiştirmek için neden bulunmadığını ifade eden Bağış, 'zaten birçok küçük AB ülkesinin nüfusundan fazla olarak, yaklaşık 4 milyon Türk'ün AB içinde olduğunu' kaydetti.
Gözünü Türkiye'ye diken medya devi Murdoch'un göldeki ortağı Erdoğan'ın sağ kolu Cüneyd Zapsu mu?
Sabah Gazetesinden Mahmut Övür 'ün konu ile yazdıklarından:
Dünyanın basın devi Rupert Murdoch Türkiye'de. O da eski Galatasaray yöneticisi Mehmet Cansun'un şirketi Kamera Reklam'ın yüzde 60 hissesini satın aldı.
Peki dünya devi Murdoch Türkiye'ye gelmek için neden bu şirketi seçti. Kulislerde bu seçimde siyasetin doruklarında dolaşan ve ' gölgede' kalmayı tercih eden Cüneyd Zapsu' nun etkili olduğu konuşuluyor. Bir süre önce basına yansıyan Zapsu-Murdoch görüşmesi de bu sürecin ilk adımı olarak niteleniyor.
Gelelim Cansun-Zapsu ilişkisine... Zapsu, Cansun'un ablasının kızıyla evli. Ablası da ortağı Nihat Boytüzün'ün eşi. Ayrıca Zapsu'nun ağabeyi Aziz Zapsu ile Cansun bacanak. Ve ilginç bir nokta daha, Kamera Reklam'ın eski ortakları arasında Beyza Zapsu ismi var. Kim mi Beyza Zapsu ? Cüneyd Zapsu'nun eşi.
Şimdi bu ilişkiden sonra Murdoch'un gelişine bakınca daha anlamlı oluyor. Çünkü işin içinde önemli bir medya grubunun alınması olayı var. Aylardır satışa çıkacak mı çıkmayacak mı tartışması süren Star grubunu kim alacak? Manzara şu; Bir yanda ' siyasetin dorukları'na yakın Cüneyd Zapsu ismi var. Öte yanda dünya devi Murdoch.
Geriye bir tek şey kalıyor: Star'ın ihalesine girmek. Mehmet Cansun da bu hedefi net biçimde ortaya koyuyor: "Hisselerimizi alan grup, Digitürk'ten sonra Star'la ilgileniyorlar. Şu anda ihale sürecini yakından takip ediyorlar." Murdoch'un bu ortaklığı neden seçtiği şimdi daha iyi anlaşılmıyor mu?