Solcuların Milliyetçi Olmasından Korkuyorlar! - Arslan Bulut
Türk solcularının milliyetçi olmasından korkuyorlar! Kim korkuyor? ABD korkuyor, AB korkuyor ve daha çok içerdeki işbirlikçiler korkuyor.Hanefi Altaş, bu korkunun sebebini inceliyor."Ürküyorlar, korkuyorlar, panik içindeler.Hatta yaşadıkları bu panik havası bir paranoyaya dönüşmüş durumda.Öyle ki, artık ''herkesi kendilerine düşman olarak görüyorlar.Sağa bakıyorlar düşman, sola bakıyorlar düşman! Sağı, solu geçtik; bir de bakıyorlar ki, bugüne kadar hep "sessiz" diye nitelendirmeye ve kuzu gibi görmeye alıştıkları o ''çoğunluk'' da karşılarına geçmiş ve sonunda ses vermeye başlamış! Nasıl ürkmesinler? Bir türlü anlayamıyorlar, işin içinden çıkamıyorlar.Boşa koyuyorlar almıyor, doluya koyuyorlar dolmuyor.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesdiscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisnaproxennatrium zygonie.com naproxen kruidvatrenovation vejle site renovamicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgkamagra link kamagra gel
Çünkü artık herkes ve her şey aslına dönüyor, bu süreçle birlikte ve son olarak Türkler de!.
Solcularımızın nihayet onlarca yıl süren uykularından uyanıp Türk olduklarını anımsamaları, bunları müthiş derecede rahatsız ediyor.
Ulusalcı duyarlılığa sahip bir sol işlerine gelmiyor.
Onların da, Batılı efendilerinin de! Sovyetler çöktükten sonra Emperyalizmin yanaşmalığına soyunmuş solcuların, mankurtlaştırılmış solcuların, yabancı devletlerin gizli servislerince örgütlenip örtülü ödeneklerinden beslenen ''sera solcularının'' devri artık kapanmak üzeredir.
Geriye kala kala bir avuç Pera solcusu kalmıştır ve kalacaktır ki, onlar da Türklerin uyanışından duydukları derin kaygılarını iletmek üzere hazırladıkları bildiri için iki yüz imzayı zar zor toparlayabilmişlerdir.
Ama artık bugün adına "Türk" diyeceğimiz bir Türk solu var.
Dünyada ve Türkiye''de Türk olmanın ve Türk olmamanın ne anlama geldiğini çok geç, ama pek ağır bedeller ödedikten sonra kavramış bir Türk solu var.
Dahası da var.
Yıllarca hapishanelerde yatmış bir kısım eylemciler bile artık başarısızlıklarının sebeplerini sorguluyor ve özetle şu ortak sonuca varıyorlar. ''Solun başarısızlığının en genel ve temel sebebi, tarihsel köklerimizden kopmamız ve aidiyet duygusunu yitirmemizdir.
Solun Türk toplumuna kendisini vatansız ve kozmopolit bir nitelikte sunmuş olmasıdır.'' Türk solcuları, Türkiye''de ısrarla kozmopolitizmi şırınga etmeye çalışan Batılıların kendi ülkelerinde nasıl da çok doğal bir şeymiş gibi ırk ayrımcılığı yaptıklarını, sözgelimi Türkiye''den gelip de Türk kökenli olan kalifiye insanlar dahi iş bulmakta binbir engelle karşılaşırken, T.C.
vatandaşı ''azınlık'' mensuplarının baş tacı edildiğini bizzat görüp yaşadı.
Yunanistan''ın Lavrion kamplarından başlayarak Almanya ve Fransa''daki mülteci kamplarına kadar uzayan maceraları sırasında enternasyonalist ve solcu olmalarının hiçbir zaman ''Türk'' oldukları gerçeğini örtemediğine tanık oldular; Türk olmalarından ötürü açıkça veya sinsice nasıl da aşağılandıklarının ayırdına vardılar.
Batılılılara ve onların yerli işbirlikçilerine göre, Dünyada ve Türkiye''de Türk''ten başka her ırkın, ulusun veya kabilenin hakkı -ırkçılık, ulusçuluk veya kabilecilik düzleminde- savunulabilirdi, ama Türklerin asla! Türkler için varsa yoksa ve yaşasın kozmopolitizm! İlle de kozmopolitizm!.
Bütün dünyayı dikensiz bir gül bahçesine çevirmek isteyen emperyalist efendilerinin bu özlemlerinin ancak Türksüz bir dünyada gerçekleşebileceğinin ayırdında olarak, aslında Türklerin kendilerini koruma ideolojisine, yani Türkçülüğe saldırıyorlar.
Hızlarını alamıyor, doğrudan doğruya (…) bütün Türklere saldırıyorlar, aşağılıyorlar, sövüyorlar… Onlar bunu yaptıkça da Türkler uyanıyor.
(…) Sövüp saymakla Türk''ün aklını başına getiriyor ve kılıcını biliyorlar yalnızca… Korkuyorlar ve ürküyorlar; çünkü, ''ulusalcılık'', artık toplumun bütün katmanlarını saran ve derinden kavrayan doğal bir refleks halini almaya başlamıştır. Türkler, bugün sağcısıyla solcusuyla aynı ulusun çocukları olduklarını ve uğradıkları bütün haksızlıkların arkasında yatan bütün sebeplerin gerisindeki tek sebebin ''Türk'' olmaları gerçeğinden ibaret olduğunu anlamış ve kavramış bulunuyor.
Yarınlarda da kendilerini aynı ortak kaderin beklediğinin farkındadırlar.
Artık onların arasında yapay ayrılıklar yaratamayacak, aralarına buzdan duvarlar öremeyecek, birbirlerinin boğazına saldırtamayacaksınız.
Ne Kör Agop çetelerinin kurduğu ve kuracağı kumpaslar, ne Soros''un çöplüğünde eşelenen horozların kışkırtmaları, ne Avrupa Birliğinin fonları, ne gladio tezgahları, bunların hiçbiri ama hiçbiri.
Ne yapsanız boş ve nafile artık… Telaşınız, ürkünüz, korkunuz, korkudan titreşmeniz, paranoyanız bundan…"