ATATÜRK: ''BÖYLE BİR MİLLET YOK OLSUN DAHA İYİDİR!''
VAN’ DA BELEDİYENİN RESMİ PLAKALI ARACIN İÇİNDE TERÖRİST LEŞİ VE YANINDA, RESMİ KURUMUN ARACINDAKİ PEKİ BİLİYOR MUSUNUZ? PKK BEZİ DEĞİL.. İlan ettikleri Konfederasyonun bezi.Lideri kim biliyormusunuz? Apo! Belediye’nin tahsis ettiği araç ise yollarda.. 65 ER 460… BOSTANCI BELEDİYESİ. Ve yetkili dediklerimiz ise; bunlara bakıp bişeyler yapacağına ,koyun muhabbeti ediyorlar halen… Tarkan’nın şarkısı kuzu kuzu, çok zihinlerde kalmış anlaşılan… Yada gerçekten de halk kuzu gibi oldu da farkında değilmiyiz?cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciefusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acnerenovation vejle renovation skive renovabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan pluscialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon
Ulu Önder’e : “…böyle bir millet yok olsun daha iyidir!” dedirten nedenin geçerliliği kalmadı mı?
Ülke sınırlarımızı korumakla görevli Silahlı Kuvvetler personeli görevlerini eksiksiz olarak yerine getiriyor.
Bu görevin yerine getirilmesinin ne anlama geldiğini profesyoneller çok iyi bilir. Profesyonelden kastım elbetteki, asker, polis ya da istihbarat birimlerindeki görevliler değildir. Onlar canlarını ortaya koyup işlerini namusuyla yapmaya çalışıyorlar.
“Profesyonel’ler öyle çok ki, bunları tek tek yazmaya sayfalar yetmez.
Ülkemizin sınırlarını kalbura çevirip, sınırlarımıza en uzak düşen şehirlerimize kadar gelip insanlarımızı katleden “sürünün” yandaşlarından bahsediyorum size!
Her sürünün ardında… profesyonel çobanlar var…
Bunların bir çoğu içimizde, aramızda yaşıyorlar. Bizlerden kazandıkları paralarla ayakta duruyorlar! Hani üç kuruşluk kese kağıtlarına ödediğimiz paralar var ya, işte onlarla ayakta duruyorlar. Biz kendi ellerimizle besliyoruz bu sürüleri!.
Kendi uydurdukları ödülleri, kendi kendilerine vererek, kendilerini bizlere bir matahmış gibi yutturan bu sürüleri bu millet besliyor. Bizi daha iyi vursunlar diye gazetelerini alıp okuyoruz, kitaplarını elimizde gezdiriyor, sonrada ‘vay bee amma yazmış adam haa…’ diyoruz. Hatta ülke insanına ettiği hakaretlerinden dolayı yurtdışlarında cesaret ve barış ödülleri aldığını duyduğumuzda şaşırmıyoruz bile !!!
Katillerimizi biz yaşatıyoruz!
İçimizde barınıyorlar…
Onlar silah tüccarlarıyla kol kola geziyor, komisyonlar alıyor, ortaklık yapıyorlar.
Verdiğiniz üç kuruşun, sevdiklerinize, kardeşinize, askerimize, polisimize kurşun olarak döndüğünü bilseydiniz ne yapardınız?
O paralar bizim için canlarını ortaya koyanların beynine, kalbine saplanan mermi oluyor…
Sonra, sonra oturup onların yasını tutuyor, kaderimize lanet ediyoruz.
Hepsi bu!
Hepsi bu olmasaydı; her bir şehidimizi çiçek eker gibi toprağa verdikten sonra yine gidip bu paçavralara paramızı vermezdik. ‘Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar önemlidir.’ diyenlerden tutunda, topraklarımızı yabancılara satmalıyız diyenlere kadar bilumum dolandırıcıları, vatan hainlerini besler miydik?
Mevlana’nın şu sözünü aklınızın bir tarafına not edin ve lütfen unutmayın; Her ne arasan kendinde ara…
Yüreğiniz yeterse ve kendi gerçeğinizle yüzleşecek kadar dürüstseniz buyrun kendinizde bir şeyler arayın bakalım! Neler bulacağınızı merak etmiyor değilim ama yarında aynısı olacaksa bu neyi değiştirecektir ki? En iyisi siz kendinizde bulduklarınızı yine kendinize saklayın ya da yine her gün gidin kendi katilinizi ellerinizle beslemeye devam edin!
Ülkemiz elden gidiyor diye de sakın hayıflanmayın.
Bilin ki, giden sadece ülkemiz değil namusumuz, onurumuz, şerefimiz… kısacası her şeyimizi yağmalatıyoruz.
Açlıktan, parasızlıktan sefalete düşenlerin hallerini, ülkenin dibine dinamit koyanları, iktidar hırsına ülkenin her şeyini yabancılara yalvar yakar verenleri gösteren var mı?
Yok!
Bundan sonrada olacağını sanmıyorum.
Çünkü yolun sonu geldi. Bu, oyunun son perdesidir ve yakında perde inecek, ışıklar yanacak ve sahne aydınlanacaktır!
Vatan haini leşlerin üzerine paçavralar örtülüyor ve yandaşları tarafından törenler düzenleniyor.
Belediyeler bunlara araç gereç desteği veriyor. VAN’ DA BELEDİYENİN RESMİ PLAKALI ARACIN İÇİNDE TERÖRİST LEŞİ VE YANINDA, RESMİ KURUMUN ARACINDAKİ PEKİ BİLİYOR MUSUNUZ? PKK BEZİ DEĞİL.. İlan ettikleri Konfederasyonun bezi.Lideri kim biliyormusunuz? Apo! Belediye’nin tahsis ettiği araç ise yollarda.. 65 ER 460… BOSTANCI BELEDİYESİ. Ve yetkili dediklerimiz ise; bunlara bakıp bişeyler yapacağına ,koyun muhabbeti ediyorlar halen…
Tarkan’nın şarkısı kuzu kuzu, çok zihinlerde kalmış anlaşılan… Yada gerçekten de halk kuzu gibi oldu da farkında değilmiyiz?
Dün önce savunduğumuz, sonra saldırıları durdurduğumuz, ardından karşı taarruza geçerek denize döktüğümüz ve "Geldikleri gibi gitmek zorunda bıraktığımız" müstevliler geri dönmeye başladılar.Çünkü biz izin verdik !
Şeyh Sait ve Koçgiri''lerin yerini PKK, Taşnakların yerini ASALA ve Diyaspora aldı.
Bugün Türkiye''nin güneydoğusuna Kürdistan deniliyor ve bugün Diyarbakır caddelerinin devasa reklam panolarında Barzani''nin "Büyük Kürdistan" projesini anlatan kitaplarının reklamları yapılıyor ve bu şehirlerde Şemdin Sakık'ın Öcalan’daki hastalıklı kişiliği deşifre eden kitaplarının satılması yasaklanıyor, yetmiyor, meselâ Batman''da Apo tişörtleri ile kamu alanlarına rahatça girilip çıkılabiliyor.Çünkü biz seyrediyoruz !!
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir şehri olmaktan çok, Kuzey Irak'taki sözde Kürdistan'ın bir parçası olmak için her şeyi yapan Diyarbakır'daki ayrılıkçı örgüt yandaşları, teröristlere ve terör örgütü üyelerine destek için her gün yeni bir yasadışı bir eylem yapıyor.Yine aynaya dönüp suçluyu arayalım !
Kırmızı çizgilerden bahsedenler, adına sözde kürt konfederasyonu dedikleri şeyin aslında hiç de söz olmadığını biliyorlar. İşte şuan Türkiye de yaşayan politika bu.. Sorunları göğüsleme biçimi de sonuçları da belirler… Ve artık sorun yaşadığımızı inkar etmenin de anlamı yok.
Marifetmiş gibi AB- demokrasi masalıyla verilen tavizler not edilirken her gün gelen şehit haberleri karşısında ise meclisin suskunluğu, acziyet görülüyor..Sahi… en son ne zaman bir şehit cenazesinde göründü hükümet erkanı??? Hatırlayanınız var mı???
PKK'ya canlı kalkan olunuyor, Türk bayrağı ve İstiklal Marşı geri plâna itiliyor, resmî görevliler Türkiye Cumhuriyeti''ne işaret parmaklarını sallayarak, "Bedel ödemeye hazırız" tehditleri savuruyorlar. Rumlar Kıbrıs''ı ele geçirdi… Türk dış politikası Ermeni ve PKK''nın, Türk dış politikası AB üzerinden Yunan ve Kıbrıs Rum kesiminin ve İsrail''in,ABD nin inisiyatifine geçti.Veren bizleriz aslında.. Düşmanımıza kızmaya hakkımız yok !
Sevr''le İstanbul''a gelen ama Lozan''la arkalarına bakmadan gidenler şu günlerde ABD ve AB gemilerine binerek Rum Ortodoks Patrikhanesi olarak, Ekümenik Patriklik olarak geri dönmeye başladı.Sessizliğimiz olayların kabulüdür..!!!
Yani dün kaçanlar önce durdular, dinlendiler, bitlendiler ve bugün saldırıya geçtiler. Şu anda geri çekilen ve sürekli mevzii kaybeden Türk milleti, bu topraklar, bu kültür ve bu tarih.
Her gün bir stratejik tepe, bir stratejik hat düşüyor. Kalenin anahtarını altına bulayarak hediye eden kim?
AB kanalıyla GAP''a sızarak bizi aç bırakarak teslim olmaya zorlayanlar da onlar, Doğu Karadeniz''de gençleri "Size iş bulacağız" vaadiyle Yunanistan''da eğitip Pontus''u diriltmek isteyenler de onlar. Peki, giden kim? Yine bizleriz….
Günün Ankara''sı 1920''lerin İstanbul''u sanki...
Ben işte bu vahim vaziyeti bu millete "Çok iyi yoldayız" diye pazarlayanlardan nefret ediyorum.
Her şeyimizi, hatta şeref ve haysiyetimizi bile kaybediyoruz.
Azarlanan, itilip kakılan, köpeklerin giriş kapıları gösterilen, imza atmak için Haçlı seferlerini düzenleyen papazların altına oturtulan biziz, biz… Ve artık yeter demeliyiz.
Hani insan bir uçuruma yuvarlanırken tırnaklarını kayalara batırarak tutunur ve o anda o durumdan kurtulmanın dışında hiçbir şey düşünmez, düşünemez ya, şu günler, işte böyle Türk'e ait her varlığa, bu vatan ve bu millete ait her değere öyle tırnaklarımızla tutunarak onu kurtarmak için canımızı dişimize takmamız gereken günler.
Eğer utanma duygun kaldıysa, eğer “bu topraklar halen benim, ASİL KAN DAMARLARIMDA’’ diyebiliyorsan… Belli et kendini…
Yoksa seni ezmek,yok etmek hak değilse nedir ???
“…böyle bir millet yok olsun daha iyidir!” dedirten neden karşısında ATATÜRK’ün bu sözü haklı değil midir, yoksa geçerliliği kalmadı mı?
…Böyle olacaksa, yok olsun daha iyidir!
“Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerideki cephenin suskunluğudur!..”
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK