Siyaset21 Haziran 2005 00:00

UYANAN TÜRKİYE'NİN TOKAT GİBİ DEKLARASYONU !!

Ülkemiz zor günler geçiriyor. Deyim yerindeyse kıldan ince kılıçtan keskince bir hat üzerinde seyrediyoruz. İçinde bulunduğumuz durum birilerinin iddia ettiğinin aksine oldukça tehlikeli. Sanki görünmez bir el boğazımıza yapışmış, gittikçe artan dozda sıkmakta ve nefes almamızı her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır. Bu vatanın gerçek sahiplerinin  yanyana gelerek duyurduğu deklarasyon, bizlerin uyumadığını kimilerine kanıtlar nitelikte... Tabi bu gerçeği görmezden gelen devekuşları  ne kadar saklansalar da gerçeği değiştiremeyecekler...BU VATAN BİZİM!  ALİ KEMAL VE DAMAT FERİTLERE DUYURULUR...coupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardsnaproxennatrium site naproxen kruidvatcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg

     Ülkemiz zor günler geçiriyor. Deyim yerindeyse kıldan ince kılıçtan keskince bir hat üzerinde seyrediyoruz. İçinde bulunduğumuz durum birilerinin iddia ettiğinin aksine oldukça tehlikeli. Sanki görünmez bir el boğazımıza yapışmış, gittikçe artan dozda sıkmakta ve nefes almamızı her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır.



Son aylarda ülke gündemini işgal eden konulara üstünkörü bir göz atmak bile ne kadar vahim durumda olduğumuzu ispata ziyadesiyle kâfidir.



Aşağıda sıralanan can yakıcı gerçekler; esneyenlerin, uyuklayanların ve gaflet içinde bulunanların suratlarına tokat gibi çarpmaya yetecektir.



Peki, nedir bu gerçekler?



1.Terörist başının tekrar yargılanmasının gündeme gelmiş olması.



Bağımsız Türk mahkemelerince yargılanıp hak ettiği cezaya çarptırılmış terörist başını tekrar yargılamaya çalışma, hatta uzun vadede af kapsamına dâhil etme uğraşları, yüce Türk milletinin bağrını ateş olup yakmıştır. Bu meselenin şüyuu bile bu vatana kanını akıtan şehitlerimizin analarının gözünden kanlı yaşların akmasına yetmiştir. Bu vatanın esas sahiplerini kedere boğmaya, resmi yahut gayri-resmi hiçbir merciin hakkı yoktur!



2.Son zamanlarda artan terör olayları.



Türkiye Cumhuriyeti Devleti PKK terörüyle mücadele uğrunda 30 bin canını ve 30 yılını vermiştir. Ülkemizde son yıllarda oluşan sükûn ortamı bir yerlerden düğmeye basılmışçasına yok edilmeye çalışılmaktadır. Birileri bu milletten bir otuz yıl ve otuz bin can daha çalmak niyetindedir. Asıl vahim olan ise bu niyeti taşıyanların İÇERİDEKİ birinden TALİMAT almalarıdır. …..



3.Artan terör olayları paralelinde stratejik müttefikimiz(!) ABD’nin Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme gayretleri.



Artan terör olayları paralelinde stratejik müttefikimiz(!) ABD’nin Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme gayretleri sürekli aleyhimize işlemektedir. Kadim dostumuz(!) öteden beri SAVAŞ SEBEBİ sayageldiğimiz KÜRT DEVLETİ’ni kurabilmek adına tam performans mesai yapmaktadır. …



4. AB’nin artık ‘milli bütünlüğümüzü’ tehdit eder konuma gelen dayatmaları.



Bilinmelidir ki Türkiye’nin birliği, Avrupa Birliği’nden daha değerlidir. Avrupa Birliği’ni olmazsa olmaz bir hedef gibi gösterip saplantı haine getirenler, Türk jeopolitiğine en hafif tabirle hakaret etmektedirler. AB’nin dayatmalarını bir an bile akıldan çıkarmadan, AB ile olan ilişkilerimizi soğukkanlılıkla değerlendirebilecek, eleştirel bir zemine çekmek elzemdir.



5. Sözde Ermeni Soykırımı iddiaları.



Sözde Ermeni soykırımı iddiaları demoklesin kılıcı gibi başımızda sallandırılmaktadır. Özellikle içine girmeye can attığımız AB ülkeleri, bu meseleyi siyasallaştırmak için elinden geleni yapmakta ve tabiri caizse SİYASİ ŞANTAJ MALZEMESİ olarak kullanmaktadır. İş o noktaya varmıştır ki kimi Avrupa ülkelerinde belgelere dayanarak SOYKIRIM YOKTUR demek suç olmuştur.(Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun başına gelenler bunun en somut örneğidir.). Oysa Türkiye bu konuda gerekli açılımları yapmış ve arşivlerini tüm dünyaya açmıştır. Karşı tarafın cevabı ise fırsat buldukları her ortamda Türk bayrağını yakmak olmuştur.



6.Fener Rum Patrikhanesinin EKÜMENİK olma iddiası.



Türkiye Cumhuriyeti yasalarına tabii olan ve konumu Lozan’da belirlenen Fener Rum Patrikhanesi laik bir ülkede şeriat mahkemesi kurarak yargılama yapmış, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hiçe saymıştır. Yine aynı patrikhane fırsat buldukça Ekümenik olduğunu iddia etmekte, bu konuda en büyük desteği de stratejik müttefikimiz(!) ABD’ den almaktadır. Türkiye’nin kendi içinde ayrı bir devlet gibi davranmaya çalışan bir kurumu barındırmaya Atatürk’ün dediği gibi ‘ne mecburiyeti’ vardır!!!



7.Sanal azınlık yaratma çabaları.



AB ısrarla Alevi ve Kürt kökenli vatandaşlarımızı azınlık olarak görmekte ve resmi belgelerde bu şekilde zikretmektedir. Oysa Alevi ve Kürt kökenli vatandaşlarımız bu ülkenin asli kurucu unsurlarıdır. Burada temel amaç uzun vadede İKİ ULUSLU bir devlet yaratma projesidir. Bu durum, devletimizin ruhunu ve felsefesini oluşturan LOZAN’IN delinmesi demektir. Devletin asli unsurları bu projeyi akim bırakacak hassasiyeti ve şuuru göstermezse ülkemiz çok zor günlerle yüz yüze gelebilir.



8.Kıbrıs sorunu.



Kıbrıs meselesinde gelinen nokta eskiye nazaran çok daha karmaşıktır. Hiçbir sorumluluğumuz olmamasına rağmen hala daha cezalandırılan taraf Türk tarafıdır. Kıbrıs Rum Kesimi- Batı’nın çifte standardı dahi aşan yaklaşımı sayesinde- her istediğini dayatabilmekte adeta Alikıran başkesen gibi davranabilmektedir. Gelinen nokta mesafe katetmek değil bilakis mevzi kaybetmektir. Tamamen haklı olduğumuz Kıbrıs meselesinde içine düştüğümüz vahim durum ülkemizin geleceğine yönelik kaygılarımızı körüklemektedir.



Yukarıda ana haklarıyla değindiğimiz konular bile ne yaman ateş çemberi içinde olduğumuzu göstermeye yeter.



Bu durumda dahi birileri Türk insanını cambaza baktırmaya çalışmakta, gerçekleri gizleme gayreti içine girmektedir.



Bu uğurda SANAL GÜNDEMLER oluşturulmakta, YAPAY AYRILIKLAR körüklenmektedir.



Oysa gün birlik ve bütünlük günüdür!



İşte bu ahval ve şeraitte tüm halkımızı duyarlı ve uyanık olmaya çağırıyor, olayları serinkanlılıkla yakından takibe davet ediyoruz. Milli birlik ve bütünlüğün temel amaç olduğunu vurgulamak istiyoruz. Zira Akif’in dediği gibi



Girmeyince bir millete tefrika(ayrılık) düşman giremez,

Toplu attıkça yürekler, onu top sindiremez!




Bu ülke üzerinde emeli olan iç ya da dış tüm mihraklara da hatırlatıyoruz:



‘Bin yıldır bu topraklardaydık, gelecek binyılda da buradayız!’



** Bu Deklarasyon Bir Çok Guruba,Tüm ulusal Televiyonlara,Ulusal Gazetelere,Siyasi Partilere,Birçok Sivil Toplum Kuruluşuna,Bütün Türk Üniversiteleri Rektörlüklerine Ve Dekanlıklarına,Türkiyenin Devletin Yetkili Kurumlarına gönderilecektir.Belirli Şehir Merkelerineve Üniversite Kampüslerine Asılacaktır.Gurup olarak imzanızı atıp,mimud@mimud.com göndererek bu ulusal çağrıya siz de destek olun.

** Bu gurubun hiç bir siyasi partiyle veya akımla dirsek teması ve organik bağı yoktur.



İMZA ATANLAR

*Bilkent Üniversitesi Öğrencileri

*ODTÜ Platform

*ODTÜ Öğrenci Temsilcileri

*Gazi Üniveritsei İrade-i Milliye Gurubu

*Hacettepe Üniversitesi İrade-i Milliye Gurubu

*Ankara Üniversitesi İrade-i Milliye Gurubu

*Çankaya Üniversitesi Öğrencileri

*Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri

*Marmara Üniversitesi İrade-i Milliye Topluluğu

*İstanbul Üniversitesi Kuvayı Milliye Gurubu

*KOÇ Üniversitesi Öğrencileri

*Yıldız Teknik Üniversitesi Öğrenci Temsilcileri

*Doğuş Üniversitesi İrade-i Milliye Gurubu

*Galatasaray Üniversitesi Öğrencileri

*Dokuz Eylül Üniversitesi Tarih&Düşünce Topluluğu

*Ege Üniversitesi Öğrenci Temsilcileri

*Çukurova Üniversitesi Öğrencileri

*Niğde Üniversitesi Avrasya Gurubu

*Gaziantep Üniversitesi İrade-i Milliye Gurubu

*Selçuk Üniversitesi Avrasya Topluluğu

*Akdeniz Üniversitesi İrade-i Milliye Gurubu

*Süleyman Demirel Üniversitesi Türkçe Topluluğu(Kurulma Aşamasında)

*Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Öğrencileri

*KATÜ Öğrencileri

*Abant İzzet Baysal Üniversitesi İrade-i Milliye Gurubu

*Amerikan Lefke Üniversitesi Öğrencileri
 



 BU ANLAMLI DEKLARASYONDA İMZASI OLAN TÜM GENÇLERE TEŞEKKÜR ETMEK VE AYNI SAFTA YER ALDIĞIMIZI BELİRTMEK İÇİN BİZİM DE BİŞEYLER YAPMAMIZ GEREKİR. BU YAZININ KOPYASINI LÜTFEN MECLİSTEKİ VEKİLLERE  YOLLAYALIM.!!!!!

 

 ‘’ Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını  esir eden,içerideki cephenin suskunluğudur!’’    M. KEMAL ATATÜRK