Siyaset20 Haziran 2005 00:00

DEHAP BEDEL ÖDEMEYE HAZIRMIŞ! İÇSAVAŞ MI İSTİYORLAR?

Milliyetçiliğin giderek tırmandığı AB’de, eğer benim Mehmetçiğimin yaptığı operasyonlara katliyam deniliyorsa… PKK nın siyasi basın bürosu gibi olan DEHAP: bedel ödemeye hazırız diye konuşabiliyorsa…Adı aydınlar imza tantanası koparıp benim cangüvenliğimi kaale almıyorsa…Diyarbakır da terörbaşı APO için her salı eylem kampanyası başlatılabiliyorsa…Osman Baydemir sivil itaatsizlikten bahsedebiliyorsa…GÖÇ-DER:’’ burası 1,5 milyon ermeni kanıyla 2 milyon kürt kanıyla besleniyor. Artık bu kan durmalı’’ diyebiliyorsa…levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescialis forum link cialis bez receptaescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholkamagra link kamagra gel

 

Son zamanlarda artan terör olaylarıyla birlikte verilen demeçler yerli veya yabancı haber bültenlerini takip ettiğimde ortaya çıkan sonuç beni bile ürküttü. Kimi odakların verdiği mesajına baktığımda planlar iç savaş mı acaba diye sormadım değil.

 Milliyetçiliğin giderek tırmandığı AB’de, eğer benim Mehmetçiğimin yaptığı operasyonlara katliyam deniliyorsa… PKK nın siyasi basın bürosu gibi olan DEHAP: bedel ödemeye hazırız diye konuşabiliyorsa…Adı aydınlar imza tantanası koparıp benim cangüvenliğimi kaale almıyorsa…Diyarbakır da terörbaşı APO için her salı eylem kampanyası başlatılabiliyorsa…Osman Baydemir sivil itaatsizlikten bahsedebiliyorsa…GÖÇ-DER:’’ burası 1,5 milyon ermeni kanıyla 2 milyon kürt kanıyla besleniyor. Artık bu kan durmalı’’ diyebiliyorsa…Tüm bu lafların üstüne ses çıkarmayan yetkililerin acziyetini gören vatandaş çileden çıkıyorsa… Sizce bunun adı zorla içsavaşa davetiye değimli?

 

Sormak lazım kendimize,DEHAP bedel ödemeye hazırız diyebiliyor peki ya biz? Biz bedel ödemeye ne kadar hazırız? Sadece askerimizle değil, tüm vatandaşlarımız hazır mı sahiden? EVET ise belli edebiliyormuyuz? At sahibine göre kişnermiş  atasözüne bakılırsa yanıt belki ipucu olabilir bizlere…

 

 

DEHAP GENEL BAŞKANI'NDAN TEHDİT: "BEDEL ÖDEMEYE HAZIRIZ!"

 

Bu sözler Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sınırları içinde söylenmiş, söz konusu toplantı, diğer yüzlercesinde olduğu gibi Türk Halkının dikkatine sunulmayacak şekilde yapılabilmiş, devamlılığına izin verilmiştir. Yürürlükte olan hiçbir yasa buna mani ol(a)mamakta, seyirci sayısı gunden güne artmaktadır...

 

DEHAP İstanbul İl Örgütü'nün Çağlayan'da, Figaro Yemek Salonu'nda yaptığı toplantıya katılan, Terör Örgütü PKK'nın resmi savunucularından, Dehap Genel Başkanı ve Diyarbakır Belediye Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünemez bütünlüğüne karşı olan tavırlarını tehditlerle sürdürdü.

Terörist Örgüt PKK'ya vurulan her darbeden sonra bir acı duyan DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan sözde dayanışma(!) gecesinde , azınlık olabilme hayallerinin açık bir ifadesi olan "Türk ve Kürt gençleri..." diyerek söze başladı.

 

Terör Örgütü PKK'nın ülkemize sızan teröristlerinin belirli bölgelerdeki sayısını da çok iyi bildiğini gösterir cümleler kullanması dikkat çekti. Bakırhan,Türk Silahlı Kuvvetlerinden; dağdaki teröristlerinin üzerine daha az sayıda asker göndermesi gerektiği çağrısında bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Terör Örgütü PKK'yı hala "muhatap almamasını" ise şu sözlerle eleştirdi... (Kelime kelime) : "Siz silahları, güçleri muhatap almazsanız,... sorunu nasıl çözeceksiniz?" !!!


Bu sözler Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sınırları içinde söylenmiş, söz konusu toplantı, diğer yüzlercesinde olduğu gibi Türk Halkının dikkatine sunulmayacak şekilde yapılabilmiş, devamlılığına izin verilmiştir.


            AFTAN YARARLANAMAYANLAR IRAK VATANDAŞI OLSUN TEKLİFİ…

 

Parti Genel Başkan Yardımcısı Orhan Miroğlu şu teklifte bulundu: “PKK, demokratik süreci rahatlatmak için silahlı güçlerini ülke dışına çıkarmalı. Sonra aftan yararlanabilenler Türkiye’ye dönsün; diğerleri Kuzey Irak’ta vatandaşlığa geçsin.( AFFIN ÇIKACAĞI GARANTİSİ Mİ ALINDI ACABA?)

 AK Parti hükümetinin de yöreye halkla sıcak ilişkiler kurabilen valileri atadığını kaydeden Miroğlu, “Özellikle Batman ve Diyarbakır valilerinin son derece olumlu çalışmaları var. Bölgede görev yapan bürokratların çoğu iyi niyetli. Çatışma yıllarının getirdiği öfke ve hınç hiçbirisinde yok.” diyor. Miroğlu, 1999 yılından bu yana yaşanan bu olumlu gelişmelerin, tekrar başlayan çatışmalarla sekteye uğrayabileceğinin altını çizdi.

 

Diyarbakır belediye başkanı Osman Baydemir  yaptığı açıklamalarda ise operasyonların devamını bir kilitlenmeye benzetti. Ciddi bir kilitlenme var. Bu kilidin çözülmesi için, iki kesimin de birbirine silah sıkmaması gerekir. Bu konuda tüm çarelerin zorlanmasına ihtiyaç var. Ama öncelikle operasyonlar durmalı. Tabii bu da yetmez. Çünkü Kürtleri her cepheden yalnızlaştırmaya çalışıyorlar. İkinci seslerin de kendini ifadesi önünde ciddi engeller var. Öcalan'ın tecridi, süren savaş hali, demokratik Kürt siyasetinin yetersizlikleri ciddi bir muhatap sorunu da yaratıyor….


Çatışmasızlık hali ve silahlı güçlerin pratik yaşama katılması, Kürt sorununun bittiği anlamına gelmeyecektir. Bu iki gelişme sadece Kürt sorunun demokratik çözümünün ön koşuludur. Kürt sorunu, silahlı yöntem ile değil parlamenter rejim içerisinde, demokratik mücadeleyle, sokaktaki sivil itaatsizlik eylemleriyle çözülecektir.

 Bizler de, bu konuda daha ciddi girişimler içinde olmaya devam edeceğiz. Kürt sorunu çözülünceye kadar ve halkı temsil ettiğimiz müddetçe, bu doğrultuda katkı sunmaya devam edeceğiz…..

  

    Bu arada geçen gün teröristlere yapılan baskın sonrasında yaklaşık 17 leşin ortaya çıkması sonunda açıklama yapan Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-Kon), 17 Haziran gecesi havadan helikopterlerle başlatılan saldırının bütün vahşetiyle devam ettiğini belirtti.

 Açıklamada, "Bu katliam, Kürdistan'da öteden beri sürdürülen inkar ve yok etme stratejisinin yeni ve somut bir halkasıdır. Yaşananlar sözün gerçek anlamında bir yargısız infazdır" denildi. AvEG-Kon açıklamasında devamla şunlar kaydedildi: "Irkçı-şoven medya kuruluşları, büyük bir histeriyle katliamı zafer çığlıklarıyla vererek, dünya emekçi halklarına korku salıyorlar. Biz AvEG-Kon olarak katliamı lanetliyor ve operasyonların durdurulmasını istiyoruz. Tüm demokratik kamuoyunu, kurum ve kuruluşları katliam saldırılarına karşı duyarlılığa çağırıyoruz."

 

GÖÇ-DER: Daha fazla akacak kanımız kalmadı

 Teröristlerle yapılan mücadele ve operasyonlar nedeni ile çok ciddi korku ve sıkıntılar yaşadığını belirten GÖÇ-DER Van Şube Başkanı Caroline Camgöz, operasyonların durdurulmasını ve Türkiye Başbakanı R. Tayyip Erdoğan'ın sorunların çözümü için ciddi yaklaşmasını istedi. Camgöz, devamla şunları kaydetti:

"Sayın Başbakanın göç zedelerin sorunlarına ciddiyetle eğilmesini Kürt halkını kucaklamasını istiyorum. Ermeni Soykırımı'nda bölgede yaşayan bir Ermeni olarak Ermeni halkının yaşadığı trajediyle, yeni bir savaş tehlikesi nedeni ile Türk halkının da karşı karşıya olması beni korkutuyor." Aydınların çağrısını son derece olumlu fakat yetersiz bulduğunu belirten Camgöz, "Avrupa'ya ulaşamıyor, Avrupa'da Kürt sorununun çözümü ve çatışmalar konusunda son derece etkili çalışmalar yapabilirler, bir ses olabilirler. Fakat bir çalışma yok sadece söylemler yetmiyor" dedi.

Camgöz, aydınlara şöyle seslendi: "Gelin AB Parlamentosu'na birlikte gidelim. Birlikte bir demokrasi ve barış mücadelesini Avrupa'nın tam merkezinde yapalım. Akan kan dursun, daha fazla akacak kanımız kalmadı. Bu Vatan 1.5 milyon Ermeni'nin kanı ile hemen akabinde 2 milyon Kürdün kanı ile besleniyor, bunu sona erdirebiliriz."

 

  Orhan Pamuk krizinden sonra Caroline Camgöz ün bu açıklamalarına  aslında şaşırmamak gerekir. Nede olsa kendisi bir ermeni olarak soykırım kelimesini daha rahat ifade edebilmektedir. Ancak işin daha garip yani konuşmasında da belirttiği gibi; bu vatanın üstünde 1,5 milyon ermeni kanı yanında 2 milyon kürt kanı ilave etmesi daha bir ilginçlik değimli?  Yani yeni soykırım olarak sırada kürt soykırımını mı ısıtmaya başlayacaklar dersiniz? Çıkarılan soykırım yasa tasarısında, zorunlu göçle ilgili olarak yurt dışında yaşayan bölücü terör örgütü militanlarının hareketlendiğini daha önceleden okumuştuk.

  

   Haa bu arada son bir not daha ilave etmek gerekiyor.. Kuzeyırakta bulunan ve bizim müttefikimiz Amerikanın bulamadığı Osman Öcalan, bölgede gazetenin birisine açıklama yapmış. PKK dan ayrılarak başka bir oluşum kurduğunu bildiğimiz bu şerefsiz yuvasına geri dönmek niyetinde olduğu mesajlarını da yollamış. Anlayacağımız odur ki… bu yaz herkez safını iyice belli edecek !!!

 ‘’ Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını  esir eden,içerideki cephenin suskunluğudur!’’    M. KEMAL ATATÜRK