İş Adamlarımız Uzak Görüşlü Olmalı,Bugün Tokken Yarın Acıkacaklarını Düşünmeli!
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkam Ömer Sabancı, özel sektörün finansman olanaklarının istenilen ölçüde olmadığını belirterek, küresel rekabetin giderek keskinleşen koşullarının yeni finansman arayışlarına yol açtığını ifade etti. Sabancı, AB sürecinin ekonomide önemli gelişmeler sağladığını ancak, reel sektörün finansman konusunda zorluklar yaşadığını kaydetti. Bu sözler, büyük iş adamlarımızın milletin ve onun devletinin koruyucu kanatları altında gelişip palazlanmaya başladıkları Cumhuriyetin kurulduğu yıllardan beri hala kendi ayakları üstünde duramadıklarını ve hala destek beklediklerini gösteriyor. Bu sözler, bu kesim iş adamlarımızın neden AB’nin ABD’nin ya da Sorosgillerin Türkiye temsilcileri gibi davrandıklarının da ipuçlarını veriyor. new prescription coupons free prescription cards discount online cialis coupons
Batılı gelişmiş devletlerin kurucu gücü, işadamları yani sermaye kesimidir. Türkiye’de ve diğer Asya Devletlerinde ise bu böyle olmamıştır. Halk devletini kurmuş, ondan sonra bu devlet, kamunun verimli olmayacağı alanlarda millete ve devlete hizmet etmesi için bir işadamı kesimini oluşturmuştur. Türkiye Cumhuriyetini bağrından çıkan Türk Ordusu vasıtası ile kuran Türk Milleti, Osmanlı’nın yıkılmasından aldığı dersle, gayrı-milli sermayeyi tasfiye etmiş , geç kaldığı sanayileşmesini kamu öncülüğünde gerçekleştirirken, her çeşit teşvikler, destekler, avantajlar sağlayarak milli bir özel sektör oluşturmak gayesi de gütmüştür. Ancak Türk Milleti’nin yemeyip yedirdiği , büyüttüğü bu şirketleri bir türlü, gürbüz ,sağlıklı kendine yeten, Türk Milleti’nin önünü açan, güven veren bir öncü olamamıştır. Bunların aksine, cılız , çelimsiz, kompleksli, kendi değerlerine yabancı, başkalarına hayran, devletten yıllar boyu sağladığı teşviklerden dolayı kolaycı, hazırcı bir profil çizmektedir. Bizim büyük sermayemiz, Türk Milleti’nden alabileceklerinin yetersiz kaldığının görünce , yüzünü dışarıya dönmüştür. 1980 lerden itibaren çok uluslu şirketlerle (ÇUŞ) birlikte Türkiye’de yoğurt – süt fabrikalarını satın almaya başlamışlar, süper market zincirleri kurmuşlardır. Çok açıktır ki bu işler ileri teknoloji gerektiren , Türkiye’ye bilgi ve teknoloji getirerek , katma değer sağlayarak, ileriye götürecek işler değildir. Ancak bizim büyük sermayemiz bu alanlarda iç pazarı yabancılarla paylaşmayı tercih etmiştir. Şimdi ise Türkiye’nin gözbebeği, Telekom, Tüpraş, Ereğli, Petkim gibi sanayi tesislerine göz dikilmiştir, ve ortaklar gene yabancıdır. Büyük sermayemiz maalesef gene hazıra konmak istemekte, IMF ile ÇUŞlarla birlikte özelleştirme ve dolayısı ile yabancılaştırma için bastırmaktadır. Dışarıya dönük olmanın bir sakıncası yoktur, faydalı da olabilir ancak Türk Milleti’ne karşı AB ile ABD ile, onların sermaye kesimi ile açık gizli ittifaklara girmek, onların sözcülüğüne soyunmak vahimdir.
Bugün, bir kısım iş adamlarımız, kendi devletlerinin çıkarları doğrultusunda bütün dünyada at koşturan Soros türü iş adamlarından yardım ve para talep etmektedir, bunlardan sağlayacakları bu yardımların karşılığı ne olacaktır? Büyük sermayemiz, Türkiye’nin her konuda AB’ye tam teslimiyetinin savunuculuğunu yapmaktadırlar. Bütün veriler Türkiye’nin tam üye olarak AB’ye girmesinin imkansız olduğunu göstermekte iken, hatta en son referandumlardan sonra AB’nin kendisinin varlığı tartışılmakta iken, bizim büyük iş adamlarımız Türk Milleti’nin kaderini böyle şüpheli bir projeye nasıl bağlarlar? Söz konusu iş adamlarımız , kendi şirketleri için bu derece geleceği belirsiz projeleri, ortaklıkları öneren, destekleyen yöneticileri yönetim kurullarında tutarlar mı yoksa kovarlar mı? Kanal D’ de Çırak programını izliyoruz: kovarlar.
Bütün iş adamlarımızın, tek gerçek dayanaklarının onları bu günlere getirenin Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu anlamaları gerekmektedir. Gelişmiş ülkelerin iş adamları ya da devlet adamları Türk iş adamlarını muhatap olarak görüp onlarla iş yapmak istiyorlarsa, bunun asıl nedeni Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Türk Milletinin ve Devletinin olmadığı şartlarda, kimsenin birlikte iş yapmak için Türk işadamlarına ihtiyacı yoktur. Büyük iş adamlarımızın bizden çok daha iyi takdir edecekleri gibi, gelişmiş ülkelerin işadamları bir fayda sağlamaksızın , karını başkaları ile paylaşmaz.
AB – ABD ile içli dışlı olan iş adamlarımız, milletini, ülkelerini düşünmüyorlarsa en azından kendi çıkarlarını düşünsünler , biraz uzak görüşlü olsunlar, bundan 1500 yıl önce Bilge Kağan’ın taşlara kazıttığı öğüdü hatırlasınlar; bugün tokken yarın acıkacaklarını hesaba katsınlar, tatlı sözlere boş vaatlere kanmasınlar, Nasrettin Hoca fıkrasındaki gibi bindikleri dalı kesmesinler!