BOŞUNA BEKLEMEYİN.. ORAYA GELMEYECEKLER!
Aşağıda bazı fotoğraflar göreceksiniz!... Bunlara bakarken o yerleri sakın “işgal altındaki Irak” sanmayın. Hani Kürtlerin zevkten kudurduğu Irak!.. Tüm fotoğraflar, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde, yüz binlerce şehit verilerek kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarında çekilmiş… (Herkesi bu noktada "yeniden düşünmeye" davet ediyorum!..)coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsnaproxennatrium go naproxen kruidvatsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaabilify abilify alkohol abilify
|
Aşağıda bazı fotoğraflar göreceksiniz. Sakın bunlar Nisan’da olmuş, eski diye düşünmeyin… Eski-yeni diye algılarsak alışmaya başlamışız demektir!.. Rahatsız etmeyecek derecede olağan görmemizden daha tehlikeli, küçük düşürücü, “başka ne olabilir ki”? Bunlar bile yetmeliydi aslında?..
…
Bunlara bakarken o yerleri sakın “işgal altındaki Irak” sanmayın. Hani Kürtlerin zevkten kudurduğu Irak!.. Tüm fotoğraflar, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde, yüz binlerce şehit verilerek kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarında çekilmiş… (Herkesi bu noktada "yeniden düşünmeye" davet ediyorum!..)
Kim bilir, belki de Kurtuluş Savaşımızda, sizin de dedeniz veya babanız şehit olmuştur zaten!.. O’nun ve silah arkadaşlarının şahadetiyle bu yazıyı yazma ve okuma fırsatı bulduğumuzu çok iyi biliyorum. Aksi takdirde ne olurduk, nerede olurduk ya da olur muyduk? orasını Allah bilir…
Bu fotoğraflar bir tek Diyarbakır, Adana, Cizre, Mardin’deki fotoğraflar mı sanıyorsunuz? Tabii ki değil…
Bu “olağan” hale “getirilmiş” manzarayı Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu ve Güneydoğusundaki şehirlerin büyük bölümünde görebilirsiniz… İster Nevruz, ister cenaze, ister düğün, ister gösteri… sadece “miktar” değişiyor.. “Malzeme” ve “istek” aynı!
Bir de İstanbul’dan fotoğraflar var… O güruhun “rahatça”, nasıl da coşabildiğini tasvir etmenin çok zor olduğu, o fotoğraflar…
Bunlar İstanbul’da olurken, tüm bunların eksiksiz olarak Türk Halkına basın veya ilgililer tarafından gösterilmemesi ve açıkça yayımlan(a)maması; yapan lehine propaganda olur diye mi?... yoksa, zaten bilmelerine de gerek yok… bilseler de değişen bir şey de olmaz zaten diye mi? Orasını kestiremiyorum…
Yoksa üçüncü bir ihtimal var mı?
Bunların olmasına; adına “terörist için demokrasi ve teröristin hakları” da denebilecek “şeylerin” neden olduğu söylenebilir mi.?. Yoksa buna, halkının gözünün içine baka baka ihanet denebilecek düzeyde kararlar alabilmeye cesaret etmeyi de eklemek gerekir mi?..
Artık kesinlikle “tam bir tanım yapıp karar vermek lazım”.
Biliniz ki; Türk Halkı pek de haberdar edilmek istemeden, sessizce.. usulca.. ancak! çok dikkatlice “güdülen bir sürü” söz konusu. “Atatürk’ün Cumhuriyetine inanan Türk Halkı’nın” bundan haberi olduğunda iyice semirmiş olacakları ümit edilen bir sürü…
“O sürünün” “çobanı da”, “bekçisi de” kendinden çok emin!
Ama hatırlatmak isterim ki; mera da, köy de benim, köyün ağası da “benim”!..
…
Türk Silahlı Kuvvetlerinin başlattığı operasyonun 4. gün bugün… Bunu yazarken aklıma geliyor “bir mermi değdi mi acaba bir yiğidimize” diye? Belki de siz okurken değiverecek?! Allah korusun… Nedenini düşünmek lazım
Bu teröristler; ülkemizin bir parçasını –ki miktarının hiçbir önemi yok, ister bir çakıl tanesi kadar, ister bütünü..farketmiyor..- kopartarak bir federasyon istiyorlar… Hayali Büyük Kürdistan! 4 parça. Aldıkları ve kurdukları ilk Kürdistan parçası, yani 4 den 1 parçası Irak’ta. İran, Suriye ve Türkiye’den istedikleriyle de tamamlayacaklarını hayal ediyorlar.
Hatta 2 hafta önce sözde Kürdistan Demokratik Konfedaralizminin sözleşmesini bile ilan edecek kadar işi ileri götürdüler.
Peki, biz; bölücü terör örgütün tümünü kökten ezebilecek siyasi veya askeri “güçlü” adımlar atabildik mi? Cevabı ortada ki hayır!
Peki; yabancı devletlerden (ABD, Almanya, Belçika, Hollanda, Yunanistan ve Rum Yönetimi, Rusya ve Irak,.. her türlü desteği ve korumayı verirken biz de onlar kadar istekli, inançlı ve istediğini bilir, devletinin onurunu koruyabilir olabildik mi? Siyasi, askeri, sivil tüm varlığımızla tüm ulusça, tehdit bitene kadar haykırmayı başarabildik mi? Her türlü yokluğa ve zorluğa razı olma pahasına da olsa, tüm bunları yapabildik mi? Hayır!
Peki; terörist örgüt ve yandaşlarına karşı –“resmi olarak iddia edildiği gibi” mücadele “gerektiği gibi” yapılıyorsa- terör örgütünün her alanda gerilemesi gerekirken bu gerçekleşti mi? Hayır! Hatta, artık, Türkiye Cumhuriyeti’nin her şehrinde bölücü örgüt ve terörist başı lehine sloganlar atılabilmesine olanak veren “yasalar” kabul edildi.
Türk vatandaşlarından, nüfusun da büyük bölümünü oluşturdukları büyük şehirlerde oturanlar, Doğu ve Güneydoğuda olan bitenden haberdar mı? Hayır! Hatta, Diyarbakır Belediye Başkanı O.Baydemir denen adam kendini hayalindeki “şeyin” başbakanı sanıyor.. Sözlerinde sürekli Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı bir muhatap olabilme arzusu var!
Peki ?
İlerleyen kim? Biz mi?... Hayır!
Yoksa dağdaki teröristlerle birlikte, şehirlerimizdeki "resmi" teröristler mi?.. Evet!
Tehlike, sandığınızdan çok daha ilerlemiştir…
O, Ata’nın bir Anadolu köylüsüyle geçen sohbeti gibi… Eğer siz de köylünün dediği gibi “sabanınızın ucuna bekliyorsanız”… Boşuna ve "SAKIN beklemeyin"!
Oraya gelmeyecekler!
...Onlar, oralarda “işi rahatça bitiriyorlar” zaten!
| ||||
|
| ||||
|
Terörist Cenazesi |
Adana |
Diyarbakır |
Mardin |
Diyarbakır |
|
Adana |
Cizre |
Cizre |
Diyarbakır |
Mardin |
EDİTÖRÜN NOTU: Bizler halen evimizde, kahvemizde yada dost sohbetlerimizde otururken işler giderek büyüyor. Askere havale ederek nereye kadar gideceğiz sizce? Hani HER TÜRK ASKER DOĞAR sözlerimiz vardı.. noldu? Sanal alemde bu haberi okuyup, resimlere bakıp içimizden lanetler okuyup birşeye de varamıyoruz. Gün birlikte hareket etme günü değil mi? Bakın 3-5 çapulcu dediklerimiz neler başarabildi. Ne yakık ki ben bu rezaletin diğer adını başarı koydum. Eğer uyanık olduğumuzu, birlikte hareket edecek kadar vatansever olduğumuzu dosta düşmana belli edemezsek vay bizlerin haline...
Başımıza gelen her felaketten sonra dışgüçlere mazaret aramaktan ben yoruldum... ya siz? Biz sahip çıkmazsak bu ülkemize , belli etmezsek varlığımızı daha çok felaketi yaşarız. Ve hakettiğimiz için.... SUSARAK, İŞİ ASKERE YADA KURUMLARA HAVALE EDEREK DEVEKUŞU GİBİ YAŞAYARAK BURAYA KADAR OLUR.... BENDEN PASOOOO....