Siyaset16 Haziran 2005 00:00

Büyük kuşatma nasıl kırılacak? – Arslan Bulut

Ülkemizde egemen blok diyebileceğimiz yozlaşmış bürokrat, tekelci büyük sermaye ve batıcı elitlerden oluşan bir güruh, demokratikleşmeden ekonomiye, kültür hayatından siyasete kadar Türkiye''nin önünü tıkamaya devam etmektedir.Milli refleks ve direniş gücü yok edilmeye çalışılıyor.Sömürgeci güçler içerideki menfaat odakları ve medya baronları ile iç içeler.Bugünün İzzet Paşaları, Ali Kemalleri, Derviş Vahdetileri, Gülbenkyanları işbaşında, 81 yıl öncesinden çok daha güçlü, çok daha donanımlı olarak çalışmaktadır. Bugünün Galata bankerleri milli finans kuruluşlarını çökerterek yurdun dört bir yanına dal budak sarmıştır.cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug card

Birkaç gündür bazı bölümlerini bilginize sunduğum iç güvenlik raporu, polisiye önlemler sıralandıktan sonra şöyle bitiyor:

* Yönetim, dışarıda tam teslimiyet, içeride ise acziyet ile maluldür.

Ülkemizde egemen blok diyebileceğimiz yozlaşmış bürokrat, tekelci büyük sermaye ve batıcı elitlerden oluşan bir güruh, demokratikleşmeden ekonomiye, kültür hayatından siyasete kadar Türkiye''nin önünü tıkamaya devam etmektedir.

Milli refleks ve direniş gücü yok edilmeye çalışılıyor.

Sömürgeci güçler içerideki menfaat odakları ve medya baronları ile iç içeler.

Bugünün İzzet Paşaları, Ali Kemalleri, Derviş Vahdetileri, Gülbenkyanları işbaşında, 81 yıl öncesinden çok daha güçlü, çok daha donanımlı olarak çalışmaktadır.

Bugünün Galata bankerleri milli finans kuruluşlarını çökerterek yurdun dört bir yanına dal budak sarmıştır.

* Sözde aydınlar, Türkler adına konuşarak Türklüğü küçük görüyor, her milli değerimizi tahkir ediyor, "biz adam olmayız" diyor.

Bu aşağılık kompleksinden kurtulmak için, azim ve sebatla milli benliği, haysiyeti millete tanıtmak ve hayat ve istiklal için mücadele azmini kuvvetlendirmek, halkın maneviyatını inkişaf ettirmek gerekmektedir.

* Türkiye''de 81 yıl sonra yapılan aynıdır.

Millet, reflekslerini kaybetmiştir.

Manen çöküntüye uğramıştır.

Fikir ve inanç birliği sarsılmıştır.

Maddi değerlerin yağmalanması bile millet üzerinde bu kadar tesir icra edemez.Yazarlar aleni olarak Türkiye''nin aleyhine olan her fikri ve icraatı destekleyebilmektedir.

Buna mukabil gaflet ve delalet içindeki yöneticiler, önlem almak bir yana bu zihniyetle ittifak halindedir.

* Bütün milletin aynı fikir ve kanaatte ve yek vücut olarak teşkil etmiş oldukları dahili cephe, ordumuza has olan zahiri cepheden çok daha önemlidir.

Dahili cepheyi susturmaya, etkisizleştirmeye yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

* Günümüzde, devletle millet arasındaki köprüler bir bir atılmaktadır.

Dış politika; ABD, AB, IMF, Dünya Bankası gibi devletler ve teşkilatların kontrolünde yürütülmektedir.

Kan satışı ile kredi aldık diye sevinenler, AB taşeronluğuna soyunanlar, milli davamız Kıbrıs''ı ver-kurtul politikasına kurban edenler, Kuzey Irak''ta 3 başlıklı kırmızı çizgimizi onursuzca ortadan kaldıranlar, 11 askerimizin başına çuval geçirilmesine seyirci kalanlar; din istismarcıları, işbirlikçiler, hainler, nüfuz ajanları, medya baronları, fikirlerini pazara çıkaran aydınlar, azınlık ırkçıları ve bölücülerdir.

* Bütün bu kuşatmalara rağmen Türkiye''nin şuurlu vatan evlatlarının harekete geçmesi ve halkı bilgilendirmesi gerekir.

Türkiye Avrasya merkezli bir dış politika açılımına muhtaçtır.

Milli düşünen elit kadrolar elinde Türkiye aydınlık, onurlu geleceğe yol alacaktır.

Büyük kuşatmayı, büyük milli birlik ve beraberlikle kırmak mümkündür.

Bunu yapmaya ehil insanlar, Türkiye sevdalıları ile onlara destek olacak vatan ve bayrak sevgisi taşıyan herkestir.

Bu rapor, MHP Genel Merkezi için hazırlandı.

Raporu hazırlayanlar, bana, "Siz bazı eleştirilerde bulunuyorsunuz, gerçi sizin eleştirileriniz ilkeler temelinde ama bakın MHP''de böyle çalışmalar da var" dedi.

Ben, çok önemli bulduğum bu raporun tamamını değil ama onda birlik bölümünü Yeniçağ okuyucusu ile paylaşma ihtiyacı hissettim.

Esasen, Yeniçağ''ın bütün yayınlarını göz önüne alırsak da görülecektir ki bu raporla aynı tespitler, hatta daha fazlası gündeme getirilmektedir.

Bizim için önemli olan, kişiler değil, fikir ve stratejidir ve buna uygun kadrolar oluşturmak ve icraata geçmektir.

Ülkenin gerçekleri ortada.

Ne yapılması gerektiği de belli.

Ancak, milliyetçiler önemli bir hamle yapamıyor! Neden? Bunun sebeplerini ortadan kaldırmak gerekmez mi? Ortada milliyetçi bir icraat var mı? Bir milli disiplin var mı? Milli bir merkez var mı? MHP''nin milli merkez niteliği ortadan kaldırılmaya çalışıldığı gibi milliyetçiliğin tanımı bile değiştiriliyor, hatta AB''nin 10 yıl önce Türkiye''yi bölmek için kitap yazdırdığı Erik Züchrer''in vatandaşlık söylemi, milliyetçilik olarak yansıtılıyor! Milliyetçiliğin içi, milliyetçilerin partisinin genel başkanı tarafından boşaltılıyor! Yarın seçim olsa, MHP tek başına iktidar olsa, Devlet Bey''in yapacakları, yaptıklarından belli değil midir? O da 57.hükümet dönemi uygulamalarıdır ki, bugünkü hükümet de aynı zemin üzerinde ilerlemiyor mu? Dolayısıyla, bir an için kendimizin ve kişisel çıkarlarımızın, beklentilerimizin dışına çıkalım, Türkiye''de neler oluyor, kimler vasıtasıyla oluyor bir daha gözden geçirelim! Tabii bunun için adalet gözüyle bakmak gerekir, taraftar gözüyle ve siyasi ikbal gözüyle değil! Taraftar olanlar bizi de taraftar zannetmesin! Biz kimsenin tarafında değiliz.

Milliyetçiler, adamın peşinden gitmez, fikrin peşinden gider! "Adamın adamı olmamak" tabiri de bize aittir! Türk Milleti için gerçekler neyse onu görmeye çalışıyor, araştırıyor, inceliyor ve kamuoyuna sunuyoruz.