Siyaset13 Haziran 2005 00:00

SESLER VE RENKLERLE BAŞKALDIRI !

Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içinde, ayrı bir (sözde) merkezmiş gibi çalışmaya başlayan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi etnikliğe dayanan ayrılıkçılığa yeni bir örnek daha verdi.      Sözde "Sesler ve Renkler Barışa" sloganıyla yapılan ayrılıkçılık faaliyetlerine yeniden hız veren Diyarbakır Belediyesi ve Başkanı Osman Baydemir, Kültür Sanat Festivali adı altında yaptırdığı sözde halk dansları gösterilerine başlattı.levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetesdiscount drug coupons codesamples.in free discount prescription card

 

Türkiye Cumhuriyeti'nin bu belediyeye verdiği paralarla, 5.Kültür Sanat Festivali adı altında yürüttükleri ayrılıkçılığı körükleyen ve himaye eden faaliyetlerde, sözde farklı kültürlerin ve farklı halkların seslerini verdiklerini iddia ediyorlar...

 

 

Sözde "Sesler ve Renkler Barışa" sloganıyla yapılan ayrılıkçılık faaliyetlerine yeniden hız veren Diyarbakır Belediyesi ve Başkanı Osman Baydemir, Kültür Sanat Festivali adı altında yaptırdığı sözde halk dansları gösterilerine başlattı.

 

Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Diyarbakırlı Selim Çevik adına düzenlenen halk dansları etkinlikleri, devletin Ziya Gökalp Salonu’nda gerçekleştiriliyor.

 

Açış konuşmasını yapan ve ayrılıkçı Terör Örgütü PKK'nın faaliyetlerine sesini çıkartmayan ve askerimize Şehit değil ölü diyebilen Baydemir, güvenlik güçlerimizce ölü ele geçirilen teröristlerin ölülerine olan özel ilgisi ve yakınlığıyla da tanınıyor.

 

Diyarbakır Belediyesinin ve Başkan Baydemir'in etnik ayrılıkçılığı her geçen gün daha da sosyal bir olgu haline getirmesine, geliştirmeye çalışmasına Türkiye Cumhuriyeti devletinin anlaşılmaz bir şekilde sessiz kalması ise akıllarda ürkütücü soru işaretleri bırakıyor...

 

Selim Çevik anısına yapılan gösteriye, katılanlar ise ; , Khosaba Suriye Süryani Halk Dansları, Koma Raperin Kadın Ekibi, Mezopotamya ve Dicle Fırat Kültür Merkezleri Halk Dansları ekiplerinin yanı sıra birkaç halk dansları topluluğu katıldığı gözlendi.

 

İsimlerini bile anlamakta güçlük çektiğimiz bu katılımcı grupların ise en göze çarpanı Koma Raperin Ekibi ile Mezopotamya Kültür Merkezi...

Koma Raperin yerel lehçede Türkçe'mize şöyle çevrilebilir;

Koma : Cumhur, grup, topluluk, küme.

Raperin : Ayaklanmak

Mezopotamya : Dicle ve Fırat nehirlerimizin arasındaki bölgeye verilen bir coğrafi ad.

 

Ancak artık ne kadar bizim diye geçiveriyor insanın aklından...

Çünkü internette Mezopotamya diye arattığınızda karşınıza çıkan dehşet tablosunun tüylerinizi diken diken edeceğinden emin olabilirsiniz. Tamamına yakını ayrılıkçı Terör Örgütü PKK'nın propaganda merkezi haline gelmiş sitelerden oluşuyor.

 

Türkiye Cumhuriyetinin topraklarında, ayrılıkçı ve bölücü faaliyetlerine resmi izin verilen bu gibi belediyelerin ve Baydemir gibi koruyucuların, Doğu ve Güneydoğu illerimizin kamu kurumlarını "Terör Örgütü PKK'nın propaganda merkezlerine dönüştürmesi", büyük bir tehlikeyi de getirmiş durumda...

 

Bir diğer konu ise; Türk Halkına bu etnik temele dayalı zihniyeti dayatmaya ve sindirtmeye yönelik faaliyetlerin demokrasi, kardeşlik ve Avrupalılık bilinciyle verilmesi!...

 

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin politikasından, Genelkurmayın da güvenlik belgesinden çıkarttıkları etnik temellere dayanan ayrılıkçılık ve bölücülük tehdidini, sadece PKK'nın dış faaliyetlerine yönelik algılamasıysa "Türk Halkını çileden çıkartıyor, düşündürüyor.. evlerimize her gün yeni bir Şehit daha mı girecek ?.." dedirtiyor...

 

Selim Çevik'in kendisinin aynı zamanda hocası, yoldaşı ve arkadaşı olduğunu ifade eden Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir, 1000 yıllık Anadolumuzla Dicle-Fırat arasındaki bölgeyi birbirinden bağımsız gibi ayrı gördüklerini ifade edecek sözleriyse rahatlıkla ve her yerde olduğu gibi bir kez daha tekrarlamış : "Anadolu, Mezopotamya coğrafyasında yaşayan tüm halkların ve kültürlerin dilleri aynı ağacın dalları, yaprakları, gülleri gibi bir birine bağlıdır folklorumuz..." demiştir.

 

Türkiye Cumhuriyetinin topraklarında törenlerle yapılabilen bu resmi propaganda faaliyetleri, Terör Örgütü PKK için büyük bir cesaret kaynağı olduğu gibi, Şehitlerini "Vatan Sağolsun" diyerek acısını yüreğine gömen şehit ailelerinde ve Şehit'in anlamını bilen Türk Vatandaşlarında büyük bir hayal kırıklığı yaşatıyor.

 

Propaganda; son olarak Mezopotamya(!) Kültür Merkezi Halk Dansları Karma Gösterisi "Koma Serhildan" ismiyle sahne alarak, izleyicilere görsel şölen sundu.

 

Unutmadan... Yerel lehçedeki "Serhildan"ın Türkçe'mizdeki karşılığı : BAŞKALDIRI!

 

"Koma"yı yukarıda gördünüz (Cumhur, grup, topluluk, küme.) zaten.. Ama siz bunu halimizi ifade etmek için Türkçe'mizdeki KOMA ile algılasanız daha iyi olurdu!!!...

 

Bakalım nereye kadar!...

 

 

 

NOT : "Terör Örgütü PKK" ile ilgili "PalTalk Toplantılarımız" hakkında tüm açıklama ve yönergeleri www.heddam.com/paltalk sayfalarında bulabilirsiniz...

 

 

Saygılarımla,

H E D D A M

 

http://www.heddam.com/

heddam@heddam.com

heddam1919@hotmail.com (MSN)

heddam_heddam (Skype Web Telefon Numaram)