Uçan Süpürge mi Uçan Milli Egemenlik mi?
Haber içinde haber buna mı denir bilemiyorum ama bize çok şey anlattığı ortada. Konu malum, Uçan Süpürge adlı Sivil Toplum Kuruluşunun afiş bastırıp asması ve altında katkıları bulunanların adlarının yeralması. Adı geçen dört büyükelçilik ortak açıklama yapmış: ‘TCK Kadın Platformu’nun afişinde isimleri yer alan 4 büyükelçilik dün akşam saatlerinde ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, büyükelçiliklerin, Türkiye’deki diğer sivil toplum örgütlerine yaptıkları gibi TCK Kadın Platformu’nun bilgilendirme kampanyasına da destek verdikleri, ancak kampanya içeriğini ve afiş gibi materyalleri Kadın Platformu’nun belirlediği kaydedildi. Açıklamada, TCK’nın onaylanmasının, bütün Türk vatandaşlarının özellikle de kadınların haklarını güçlendiren önemli bir gelişme olduğu ifade edildi.cialis manufacturer coupon open drug coupon carddiscount drug coupons site printable coupons for cialis
Ankaralı sivil kadın kuruluşlarının TCK ile ilgili çalışmalarını koordine eden Uçan Süpürge Kadın Grubu, afişlerin masraflarını elçiliklerin ödediğini açıkladı. Bu yardıma karşılık elçiliklere haber vermeden isimlerini kullandıklarını belirten Uçan Süpürge yetkilisi, ‘Etik kaygılarla bunu yaptık, ama büyük bir krize neden oldu’ dedi.
Dışişlerimiz tepki vermiş. Bakın ne demiş:
“AB’den Sorumlu Avrupa Dairesi Genel Müdürü Naci Akıncı tarafından yapılan uyarıda büyükelçiliklerin tutumlarının Viyana Sözleşmesi’nde belirtilen, ‘diplomatik temsilciliklerin bulundukları ülkelerin içişlerine karışamayacaklarına’ dair 41/1. maddesine aykırı olduğunu belirterek, söz konusu bilboardlardaki büyükelçilik adlarının derhal kaldırılmasını istedi. Akıncı, bu tür davranışların Türkiye’de devam eden reform sürecine olumsuz etki yaptığını da dile getirdi.”
Yani Dışişlerimize göre konu afişlerin altındaki isimler. Bu isimler hiç yazılmasaydı, arkasındaki mali desteğin kimler tarafından sağlandığı bilinmeseydi, iç işlerimize karışıldığı ayan beyan ortada olmasaydı problem yoktu. Problem işin bu kadar açık seçik yapılmasında. Şaşırmamak lazım Mustafa Yıldırım’ın Sivil Örümceğin ağında adlı kitabını okuyunca ama şaşırıyoruz gene de. Açık toplumcular göğüslerini gere gere kimden ve nereden para aldıklarını açıklasalar da, para alanların ülkenin milli güvenliğiyle ilgili karar mercilerine tavsiye raporları sunduğunu bilsek de, bir başka büyükelçinin ülkemiz vatandaşlarının bazılarının kafalarının ezilmesini isterken tepkisiz kalındığını görsek de, gene de hayret edebiliyoruz. Bu arada büyükelçilerin açıklamasıyla Uçan Süpürgecilerin açıklamasına bir daha göz atın. Sanki “biz yaptığımız yardımların nasıl harcandığını bilmiyoruz” açıklamasını tekzip eder nitelikte “Hayır biliyorlardı” deniyor gibi, yoksa bana mı öyle geldi?