Siyaset22 Nisan 2015 00:00

Mahşeri Vebal : HDP'ye Yönelen Beyaz Türkler ve Selahattin Demirtaş - Fatma Sibel Yüksek / Açık İstihbarat

Kontrol altına alınması garanti olmayan bir Demirtaş’ın HDP’nin parlamentoya sokulmasından sonra elbirliği ile bertaraf edilebileceğinden söz ediyoruz... Ama sonuç aldığı ispatlanmış olan bir “kaset” komplosuyla, ama başka yollardan... HDP’nin  “Beyaz Türklerin” desteğiyle Meclis’e monte edilmesinden sonra, ortaya “Demirtaş’sız” bir AKP-HDP koalisyonu çıkarsa, “AKP’ye ders vermek için” veya “Adamı yakışıklı bulduğu için” oy verenlerin baş başa  kalacağı mahşeri vebâl şudur: cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenarenovation vejle renovation skive renovabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus


Mahşeri Vebal :
HDP'ye Yönelen Beyaz Türkler ve Selahattin Demirtaş

Fatma Sibel Yüksek - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

22.04.2015


7 Haziran genel seçimine iki aydan az bir süre kala, olağanüstü bir medya pazarlamasının da eşliğinde, temeli etnik siyasete dayanan HDP’nin “AKP’den kurtuluş” reçetesi olarak sunulduğuna tanık oluyoruz.

Kuşkusuz bu “başarılı” sunuma, AKP’nin istismarcı yönetiminden artık kurtulmak isteyen kitlelere umut veremeyen  CHP ve MHP’nin de büyük katkısı  var.

Kürt kökenli olmayan,  kentli “beyaz Türkler, ” HDP’ye yönelimlerini açıklarken iki ana argümanı dayanak ediniyor:

1- “Meclis’e dördüncü bir parti girerse AKP tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde edemez. On iki yıl sonra ilk kez gücü kırılır, koalisyon yapmaya mecbur kalır, istediği yasaları kolaylıkla çıkaramaz . Dördüncü parti olarak Meclis’e girme şansına sadece HDP’nin sahip olduğu gerçeği dikkate alınırsa, AKP’ye ilk kez darbe vuracak bu yakın hedef  şansı değerlendirmek istiyorum."

2- "Selahattin Demirtaş, alışılmışın dışında bir siyasetçi portresi çiziyor. Dürüst, şeffaf ve güven verici bir kişiliği olduğunu düşünüyorum. Siyasete kalite ve güven getireceğine inandığım için Demirtaş’a oy vereceğim."

Görüldüğü gibi esasen, HDP’ye oy vermeyi düşünen  Kürt kökenli olmayan, kentli, eğitimli, laik duyarlılığa sahip bu A grubu seçmen kitlesinin birinci önceliği, toplumu ağır bir cendereye almış olan AKP’ye bir ders vermek...

AKP’den mutlak surette kurtulmak istiyorlar, ancak bunun en az üç seçimdir yenilgiye uğrayan ve
hatalarını düzeltmeyen CHP ve MHP tarafından başarılamayacağına inanıyorlar.

İkinci gerekçe, yine AKP’nin siyaseti on iki yıldır ağır biçimde kirletmesi ve demokrasiyi istismar etmesiyle ilgilidir. Yani aslında HDP’li olmayan bu kitle, “temiz ve güvenilir” siyasetçiye olan özleminden dolayı Selahattin Demirtaş imajına yöneliyor...

(Ve şu önemli noktayı da tespit etmek gerekir ki;  Kürtçülük ve terör bağlantılı küçük bir aşırı sol kesim dışında,  (onlar zaten bu analizin dışındadır) HDP’ye oy verme eğilimine girmiş olan bu kitlenin çoğunluğu esasen ne teröre, ne PKK veya Öcalan’a, ne de anayasanın değiştirilip Türkiye’nin bölünmesine sıcak bakmamaktadır.  Sırf bu nedenle durum daha da dramatiktir.)

Her iki  gerekçe de kendi içinde anlaşılır olmakla beraber, “kentli ve eğitimli” bir kitlenin yapmaması gereken hesap hataları içermektedir.

Şöyle ki:

Dördüncü bir partinin parlamentoya girmesi ile AKP’nin sandalye sayısının düşeceği, belki de tek başına hükümet kuramayacağı matematiksel olarak doğrudur ancak bu matematik hesaplamayı yapabilenler AKP’nin HDP ile koalisyon yapabileceği ihtimalini nedense dışlıyorlar.

Bu ihtimal hatırlatıldığında ise Selahattin Demirtaş’ın Tayyip Erdoğan’a yönelik “Seni başkan yapmayacağız” sözünü referans gösteriyorlar.

HDP’ye oy vermeyi meşru kılmaya çalışırken unutulan veya hatırlanmak istenmeyen çok önemli bir gerçek var ki o da şu:

HDP, Türkiye’nin güney doğusunda özerk bir bölge kurulması idealinden  ve de terör suçlusu Abdullah Öcalan’ın suçlarından arındırılıp serbest bırakılması hedefinden vaz geçmiş bir parti midir?

Vazgeçmiş olduğu söylenemeyeceğine göre yeni anayasada “eşit temsil” ve Öcalan’ın serbest bırakılması” karşılığında AKP’ye destek vermeyeceğinin garantisi nedir?

Selahattin Demirtaş’ın prezante edildiği gibi “dürüst” bir siyasetçi olduğunu bir an için kabul edelim; peki böyle bir pazarlığın Demirtaş’ın kişisel inisiyatifine bırakılacağına neden inanılıyor?

HDP’nin Kandil-İmralı- Barzani- İslamcı Kürtler vs’den  müteşekkil bir “Kürt koalisyonu” olduğu gerçeğini unutalım mı?

HDP’nin bu “parçalı” yapısını veri olarak bir kenara koyduktan sonra Selahattin Demirtaş’ın kişilik özelliklerine biraz daha derinleşelim:

 Demirtaş “dürüst ve sözünün eri” bir politikacı mıdır bilemeyiz ama objetif değerlendirildiğinde ve siyasi yol alışına bakıldığında “tam olarak kontrol altına alınamayan” bir kişilik yapısına sahip olduğunu söyleriz.

İmralı’daki teröristle de, Kandil’deki terör baronlarıyla da, Barzani ile de, uzun zamandır İmralı ve Kandil ile iş tutan MİT’le de kamuoyunun gözü önünde  çatışmışlığı var.

“Kandil Demirtaş’tan rahatsız” veya “İmralı Demirtaş’tan rahatsız” gibi haber başlıkları hatırlardadır...

Demirtaş’ın bu ‘özelliklerini’ tabii ki HDP’ye oy verme gerekçesi olarak sıralamıyoruz...

Kontrol altına alınması garanti olmayan bir Demirtaş’ın HDP’nin parlamentoya sokulmasından sonra elbirliği ile bertaraf edilebileceğinden söz ediyoruz...

Ama sonuç aldığı ispatlanmış olan bir “kaset” komplosuyla, ama başka yollardan...

HDP’nin  “Beyaz Türklerin” desteğiyle Meclis’e monte edilmesinden sonra, ortaya “Demirtaş’sız” bir AKP-HDP koalisyonu çıkarsa, “AKP’ye ders vermek için” veya “Adamı yakışıklı bulduğu için” oy verenlerin baş başa  kalacağı mahşeri vebâl şudur:

-PKK’ya bağlanmış en az iki icracı bakanlık,

-Şehitlerimizin katillerinin devlet kadrolarına doldurulması;

-Öcalan’ın İmralı’daki lüks konutundan omuzlarda Ankara’ya uğurlanması,

-HDP’nin aldığı yüzde 10 oyu “ikinci irade” sayıp Türkiye’nin bölünmesine kapı aralayacak olan yeni anayasanın meşrulaşması..

Beyaz Türkle  şayet bu vicdani sorumluluğu üstlenip, gelecek nesillerine güvenli bir ülke bırakacaklarına inanıyorlarsa  HDP’ye oy verebilirler...

www.twitter.com/fasibel



Açık İstihbarat @ 2015