Siyaset3 Ocak 2015 00:00

Bülent Arınç; 5 Sene Önce, 5 Sene Sonra - Ali İhsan Gürcihan / Açık İstihbarat

Beş yıl sonra bakın Bülent ARINÇ o olay hakkında şimdi ne diyor ;   “Acaba bu olay sebebiyle benim üzerimden operasyon mu yapıldı diye içimde şüphe büyüyor. 5 yıldır soruşturma sonuçlanmadı.” “Yani kozmik odaya girmeleri gerekiyordu da böyle bir ciddi olayı (suikast iddiasını) kamuflaj aracı olarak mı kullandılar? Yalan söylemem gerekmez, içimdeki bir şüphe büyümeye başladı.” Beş sene önce meydana gelen bu kirli senaryo üzerine  yaptığımız bir tespiti 2009 yılında bir yazı da dile getirmiştik. Bülent Arınç’ın kendisi, Şamil Tayyar denen sözde gazeteci ile olan ilişkisini çok daha iyi bilir ama hatırlatma kapsamında o yazıyı  aynen tekrarlıyorum.İşte başlığı ile birlikte  o günkü yazı. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons click free discount prescription cardabilify link abilifydiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards


Bülent Arınç 5 Sene Önce ; 5 Sene Sonra

Ali İhsan Gürcihan - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

03.01.2015


5 yıl önce Ankara’da Özel Kuvvetler’e ait iki araç içerisindeki askeri personelin Çukurambar semtinde görülmesi üzerine, Genelkurmay’ın açıklamaları bile dikkate alınmayarak Bülent ARINÇ’a suikast girişimi var diye ortalık ayağa kaldırılmıştı.

Özellikle İktidar mensupları, yandaş basın  ve bugün paralel dedikleri basın ile  tetikçi yorumcular  tarafından Silahlı Kuvvetler aleyhine günlerce canlı yayınlar yapılmış ve yazılar yayınlanmıştı. 

Beş yıl sonra bakın Bülent ARINÇ o olay hakkında şimdi ne diyor ;
 
“Acaba bu olay sebebiyle benim üzerimden operasyon mu yapıldı diye içimde şüphe büyüyor. 5 yıldır soruşturma sonuçlanmadı.”

“Yani kozmik odaya girmeleri gerekiyordu da böyle bir ciddi olayı (suikast iddiasını) kamuflaj aracı olarak mı kullandılar? Yalan söylemem gerekmez, içimdeki bir şüphe büyümeye başladı.”

Beş sene önce meydana gelen bu kirli senaryo üzerine  yaptığımız bir tespiti 2009 yılında bir yazı da dile getirmiştik. Bülent Arınç’ın kendisi, Şamil Tayyar denen sözde gazeteci ile olan ilişkisini çok daha iyi bilir ama hatırlatma kapsamında o yazıyı  aynen tekrarlıyorum.İşte başlığı ile birlikte  o günkü yazı.
             ...............................................

                      BİRİLERİ KESİN HESAPLAŞIYOR; AMA KİM BUNLAR ?…

Bülent Arınç’la görüşen Şamil Tayyar’ın,Çukuranbar olayı hakkında, Bakan’ın ifadeleri diye 23 Aralık 2009 tarihinde köşe yazısına aktardıkları aynen aşağıdadır.

Arınç :

“Ankara’ya dönünce sayın başbakanla, içişleri bakanıyla, Ankara emniyet müdürü ve terörden sorumlu yardımcısıyla görüştüm, kamera görüntülerini izledim, diğer bilgi ve belgeleri gördüm, meseleyi öğrendim. Star Gazetesi’nin tüm yazdıkları doğrudur.”

Tayyar:

Bakan beyin 28 Aralık’ta yapılacak MGK toplantısına gönderme yapması dikkatimi çekti .“Yani MGK toplantısında suikast planıyla ilgili iddiaları gündeme getirmeyi düşünüyor musunuz?”

Arınç:

“Belki, muhtemelen konuşabiliriz. Neden olmasın?”

Tayyar :

Telefonu, Cemil Çiçek’in “Olay çok ciddi” lafını hatırlatarak kapatmak istedim, “Gerçekten olayın boyutu çok mu ciddi?”

Bülent Bey, çok açık konuştu:

“Çok ciddi...”

Ve Tayyar’ın köşe yazısındaki kendi değerlendirmesi.Daha doğrusu gerçek amacı ve yönlendirmesi ;

“ Eğer son dakika sürprizi yaşanmazsa, 28 Aralık’ta toplanacak MGK’da bu hesaplaşma yaşanacaktır.”

Peki,Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasından sonra, yani daha iki gün geçmeden Bakan Arınç konu hakkında yaptığı ikinci açıklamada ne dedi?

İşte basında geçtiği şekilde aynen aşağıya alınmıştır.

“Ankara Emniyet Müdürünün kendisine verdiği bir iki bilginin dışında ne bir belge gördüğünü, ne bir kamera kaydı izlediğini, ne de savcılığın elinde olan aramalarda elde edilmiş belgeler üzerinde bilgi sahibi olduğunu belirterek ;

''Bunu bütün samimiyetimle ve namusumla teyit ederek söylüyorum ki, savcının ve hakimin işine karışacak bir yapıda değilim.''

“İlk tespitlere göre savcılık tarafından olaya el konulduğu ve adli tahkikat başladığı için özellikle bu konuda konuşmamaya dikkat ettim.MGK'ya götüreceğimi söylemedim.”

Bakan’ın ilk açıklaması ile ilgili yazılan;

“Gördüm,izledim ve MGK’da neden görüşülmesin ?”

İkincisinde, söylediklerini yalanlayan açıklamalar;

"Verilen bilgi dışında ne bir şey gördüm,ne de izledim.MGK’ya götüreceğimi de söylemedim. "

Saygıdeğer okuyucular ;

İşte çözmemiz ve anlamamız gereken düğüm noktası bu yalan,iftira ve saptırma  çemberi içerisinde yatıyor .

Gazeteciliğin,psikolojik savaşla kesiştiği ya da örtüştüğü nokta tam da burası.Bir başka deyişle halkı için çalışan gerçek gazetecilerle,özel hesaplarla köşe tutmuş gazetecilerin kendini belli ettiği nokta işte  burası.

Devlet Bakanı olarak Arınç’ın  doğru söylediğini kabul edeceğimize göre; Tayyar’ın yazısındaki saptırmalar ve zorlama yaklaşımlar bu anlamda basın dünyasını lekeleyecek yüz karası bir örnek.

Yok Tayyar doğru söylüyor,Bakan ifadesini değiştirdi ise,o zaman gerçekten iş bitmiş demektir ki,Devlet’in ne hale geldiğini kara kara düşünmemiz  gerekir.

İnsan gerçekten şaşırıyor ve anlam veremiyor.Kimi,kimin adına ve ne için hedef tahtasına oturtup acımasızca saldırıyorlar.

Sayın okuyucularım;

Hepinizin yakinen takip ettiği bu önemli olayda Bakan’ın her iki açıklamasındaki  farklılığı ve
gazeteciyim diyen birinin bizzat kendi ifadesi “Hesaplaşma” yaklaşımı ile olayları saptırarak gerçekte gazetecilikten farklı nasıl bir meslek anlayışı içerisinde olduğunu sizin  yorumunuza bırakıyorum.

Birileri gerçekten Devlet’le acımasızca hesaplaşıyor ama,kim bunlar anlamakta zorluk çekiyorum ?

                                                                  26 Aralık 2009
                                         
         .................................................  

İşte o gün yani beş yıl önce kaleme aldığımız yazı bu .

Bizim vatandaş olarak daha o gün gördüğümüz kullanma ve saptırma olayını,onca haksızlık ve yakışıksız söylem ve eylemden sonra Bülent Arınç’ın şimdi anladığını ifade etmesi  bu Ülke’de hukuka güven duygusunun ve demokrasinin Devlet eli ile ne şekilde istismar edildiğinin ve sıfırlandığının en somut örneklerinden biridir.

Kısacası ve açıkçası ;

Bu son açıklamasından sonra,Bülent Arınç’a mı inanalım ?

Yoksa iktidara yaptığı hizmetlerden dolayı bizzat milletvekili yaptıkları Şamil Tayyar’a ve onun gibilere mi inanalım?

Bülent Arınç eğer tecrübeli bir Devlet Adamı ve son açıklamalarında samimi ise, onları kullanan paralelcileri ve kandıranları uzaklarda ve inlerinde aramak yerine hemen yanlarında ve yakınlarında ararlarsa daha isabetli davranmış olurlar.

Korkarım, birileri halen idare etmeye ve kullanmaya  devam ediyor olabilir.

Bizden hatırlatması.

Aynen beş yıl önce olduğu gibi.


Açık İstihbarat @ 2015