Kirli Ruhlar! - Ümit Zileli
- Türkiye, 2 yıldan fazla bir zamandır sabırla bekliyor. Ancak Irak'taki Amerikan güçlerinin PKK'ye karşı aktif eyleme geçmemesi düşündürücüdür. Bu sözler kime ait? Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ 'a... - Teröristleri öldürmek tek başına çözüm değil. İşsizliği önlemek, eğitim ve refahı arttırmak gerek!.. cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisnaproxennatrium go naproxen kruidvatarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenaabilify idippedut.dk abilifydiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cards
Peki, bu sözler kimin? ABD Genelkurmay Başkan Yardımcısı Orgeneral Peter Pace 'in... ABD'li orgeneral, Türk-Amerikan ilişkilerini karıkoca ilişkisine benzetip bazı anlaşmazlıkların yaşanabileceğine işaret ediyor ve ''2005'te PKK'ye karşı bir eylem olabilir mi'' sorusuna da şu yanıtı veriyor:
- Hiçbir askeri eylem konusunda takvim verilmesi söz konusu değildir!
Pace, Orgeneral Başbuğ'un gözlerinin içine bakarak bu utanmazca sözleri ederken, Washington'ın bir başka yerinde Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice , Dışişleri Bakanı Abdullah Gül 'ün ''Her gün şehit veriyoruz'' sızlanmasına karşılık şu güvenceyi veriyor:
- Sizi temin ederim, kesinlikle Irak sınırından sızma olmayacak. Kuzey Irak'taki Kürtler de bu konuda çok kararlı...
Rice, ''Çok kararlılar'' dediği Kürt grupların, yani Talabani ve Barzani 'nin, Kürt parlamentosunun açılış törenine katılan Murat Bozlak, Ahmet Türk, Sırrı Sakık ve Feridun Yazar 'a, PKK'ye karşı askeri operasyona girişmeyecekleri yolunda ''güvence'' verdiklerini bilmiyor olabilir mi?
- Hadi canım sen de!
ABD başkentinde aynı saatlerde Türk Genelkurmayı'nın iki numaralı ismine küstahça ''Eylem yok'' , AKP'nin iki numaralı ismine ise açıkça yalan söyleyerek ''Sızma olmayacak'' diyebilen kafa, o verilen ''güvenceleri'' bile bizzat organize etmiştir, hiç kuşkunuz olmasın!
Peki, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, en yaşamsal sorunumuzda, son 15 günde 18 evladımızı şehit verdiğimiz PKK terörü konusunda ''stratejik ortağımız!'' resmen ''Eylem yok'' derken, Başkan Bush 'un ayağına niçin gidiyor?
Gitmek zorunda da ondan! Son iki ay içinde Bush'tan 30 dakikalık randevu koparabilmek için hangi rüşvetlerin verildiğini anımsayalım:
- Filistin'de, ''Soykırım yaptı'' dediği İsrail'in ayağına gidip bir de milyar dolarlık askeri ihale rüşveti vermedi mi? İçeriğini sır gibi sakladığı İncirlik Anlaşması'nı imzalayıp üssü (ve kim bilir başka hangilerini) ''sınırsız'' şekilde ABD'nin kontrolüne terk etmedi mi?
Şimdi de tüm ''verilenlerin'' üstüne bizzat, yüz yüze ''bağlılık yemini'' edilecek! ABD yönetiminin hoşlandığı ''gazeteciler'' içinde ayrı bir yere sahip olan Mehmet Ali Birand , günlerdir, Amerikan yönetiminin AKP'yi tartacağını, ''vıdı vıdı yapmak yerine iş yapması gerektiğini'' öğütleyeceğini ve Türklerin tekrar ABD'yi sevmesi gerekliliğini anlatacağını yazıp duruyor! Birand, dün Posta'daki yazısında ise iktidarı yerinden hoplatacak bir başlıkla seslendi Washington'dan:
- ABD, AKP'yi silmek üzere!
Şu işe bakın, Tayyip Bey ''ne istendiyse vermenin'' rahatlığıyla Bush'un kapısını çalmaya hazırlanırken Birand neler söylüyor? Peki, niçin silmek üzereymiş? Çünkü ABD politikaları üzerinde büyük etkisi olan Yeni Muhafazakârlar büyük bir hayal kırıklığı içindeymiş. Başlangıçta büyük ümitlerle kucakladıkları AKP, özellikle İran ve Suriye konusunda gereken desteği vermeyerek bu çevreleri çileden çıkarmış... Tayyip Bey, Beyaz Saray'a gereken güvenceleri vermezse AKP'yi listeden silmeyi açıkça konuşuyorlarmış!
Artık ''gereken güvenceler'' nedir, onu bulmak da sizin zekânıza kalmış! Ayrıca kısa sürede kokusu çıkar, hiç merak etmeyin! İlhan Selçuk , dün ''Kirli Kalemler'' başlıklı yazısında, ''Gazeteci, yazar bir yana, koskoca bir medya kendi Başbakanına önem ve değer biçmek için Amerikan Cumhurbaşkanı'na gözlerini dikmişse, vah bize'' diyordu...
- Siyasetçisiyle, medyasıyla, ruhları kirlenmiş olanların umurunda mı?!