Irak’ın
Kuzeyinde bulunan petrol ve doğal gazın Irak Merkezi Hükümeti’nin onayı
olmadan "kaçak"
çıkarılıp dünya pazarlarına arz edilmesi konusunda da son aşamaya
gelindi.
Irak Kürtleri, Taq Taq ve Tawke bölgesinden çıkarılarak Zaho üzerinden
Türkiye sınırına gelen ve Silopi yakınlarında Kerkük-Yumurtalık boru
hattına kaçak bağlanmış boru hattından, petrol pompalanmaya başlandı.
Şu anda Kürtlerin kontrolü altında bulunan bölgede Irak petrollerinin
Türkiye üzerinden kaçak olarak Akdeniz’e ve dolayısıyla Batı’ya
taşınıyor.
Bölgenin denize kıyısı olmadığına göre, bu enerji Irak Merkezi
Hükümeti’nin onayı olmadan Türkiye aracılığıyla dünya pazarlarına ihraç
ediliyor.
Bugün Kerkük-Yumurtalık arasında
Ceyhan terminaline gelen birbirine paralel iki ham petrol ihraç boru
hattı bulunuyor.
Birbirine paralel iki hattan oluşan Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru
Hattı, Irak’ın Kerkük ve diğer üretim sahalarından elde edilen ham Irak
petrolü, Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki Ceyhan terminaline zaten
ulaştırıyor.
Barzani
Yönetimiyle Gizli Petrol Anlaşması, Kürt devletinin ilk adımı
Neçirvan
Barzani’nin Ankara ziyaretinde Irak petrolünün Türkiye üzerinden dünya
pazarına arz edilmesine ilişkin anlaşmaların gizlice imzalandığı ortaya
çıkmıştı.
Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan ile Neçirvan Barzani arasındaki üç saatlik
görüşmede altı adet anlaşmanın imzalandığı; bunlardan beşinin sözleşme,
birinin ise Turkish Energy Company’nin (TEC) Irak’ın Kuzeyinde yapacağı
petrol arama faaliyetlerine ilişkin protokol olduğu belirtilmişti.
Söz konusu anlaşmaların imzalandığı bilgisi, Irak Merkezi Hükümeti’nin
ve ABD’nin tepkisini çekmemek için basından gizlenmişti.
Recep Tayyip
Erdoğan:
"Bu konuyla ilgili
olarak Neçirvan Barzani ile yaptığım görüşmeyi konuşabilirim.
(Kürtlerin) %17 yasal hakları var bunu Türkiye üzerinden paylaşmak
istiyorlar"
Irak Petrol Bakanlığı:
"Kürt
Yönetimi'ni, İsrail'e petrol satmak ve ülkeyi 34 milyar dolar zarara
uğratmakla suçladı.
Kaçak yollarla gerçekleştirdiği petrol satışındanIrak bütçesine ve
ekonomisine verilmiş büyük bir zarardır.
Iraklı Kürtler, 2011 ile 2014 yılları arasında bütçeden yüzde 17'lik
payını aldı. Petrol satışından ülkeyi, 34 milyar dolar zarara uğrattı.
Sadece bu yıl verdiği zarar 8 milyar 400 milyon ABD dolarıdır"
Iraklı Kürtler, zaten Irak’ın bütçesinden %17pay alıyor, ayrıca
Kürtler, Türkiye ve İran’a açılan gümrük kapıları, havaalanları ve Irak
petrollerini yıllardır kamyonlarla kaçak olarak komşu ülkelere
taşınması ve satışından elde edilen geliri de kendi kasalarına
atıyorlar.
Kürtler, Bağdat’tan petrol payı olarak yılda 11 milyar dolar alıyor
ancak petrolü kendileri pazarlarsa, yani Türkiye ile ortak yürütülen
kaçak boru hattı ile 16 milyar dolar elde edilecek.
İnsan oğlu, aç gözlüdür, doymak bilmez, verdikçe daha çok ister.
Kürtler dün neredeydiler, bugün nereye geldiler, ama aç gözlü Iraklı
Kürtler doymak bilmiyor.
Tamah, insanları felakete götürür.
Türk Hükümeti ile Barzani yönetimi arasında imzalanan gizli petrol
anlaşmasında petrol satışından elde edilen gelirin Türkiye Halk Bankası’nda bir
hesaba aktarılması ve Kürtlerin %17'lik payı düştükten sonra gerisinin
Irak Hükümeti’ne gönderilmesi öngörülüyor.
Türk Hükümeti’nin bu konuyla taraf olması ve dört ülkenin toprağını
(Irak, Türkiye, İran ve Suriye’yi) içine alan Kürt devleti kurmak
isteyen Mesut Barzani’nin çıkarlarını savunması ve desteklemesi çok
ilginçtir.
Şayet bir sorun varsa, bu Irak’ın iç meselesidir, Irak’tan başkasını
ilgilendirmez.
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletimi?
O zaman Irak’ın Anayasası’na ve iyi komşuluk ilişkisi ilkelerinin
hakkını verecek ve komşuluk hukukuna saygı duyacak.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Taner Yıldız:
"Petrol gelirse aktarırız.
Bu Iraklı kardeşlerimizin iç problemi.
Eğer Irak'ın kuzeyinde veya güneyinde herhangi bir petrol çıkartılıp da
dünya piyasalarına sunulacaksa bunun en güvenli yolu Türkiye.
Türkiye, her zaman olduğu gibi enerjiyi barışın ve pozitif durumun
gerekçesi olarak kullanmaya devam edecektir.
Biz Anayasa'ya aykırı iş yapmayız ve Irak'ın bütünlüğü ve egemenliğiyle
alakalı herhangi bir konuda farklı düşünmeyiz"
Ceyhan limanından Türkiye aracılığı ile1 milyon varil kaçak Irak
petrolü United Leaderhsip adlı tankere yüklendi.
22Mayıs'ta Ceyhan'dan yola çıkan tanker açık denizde mahsur kaldı.
Kaçak Irak petrolüne dünya petrol marketinde hala bir alıcı bulunamadı.
Madem ki Türk hükümeti Anayasa'ya aykırı iş
yapmıyorsa, o zaman1 milyon varil kaçak Irak petrolüne neden alıcı
bulunamıyor?
Türk Hükümeti’nin kaçak Irak Petrolünü dünya piyasasına satışı, fiyasko
ile sonuçlandı!
Irak Petrol Bakanlığı:
"Kürt Yönetimi’nce Türkiye’ye kaçak yollarla petrol ihracatı yapılması
halinde Türkiye’ye karşı yasal yollara başvuracaklarını açıkladı.
Ayrıca Türk şirketlerini boykot etmek ve bütün sözleşmelerin iptal
edilmesini"
bildirdi.
Irak Petrol Bakanı Abdulkerim
Luaibi:
"Irak Hükümeti’nin izni olmaksızın Irak’ın Kuzeyinden "kaçak" petrol ihraç edildiğini,Irak
Petrol Bakanlığı veyaIrak Milli Petrol
Şirketi(SOMO)
izinlerinin alınmadığını, bu konuda
Türkiye’ye karşı yasal işlem başlatacaklarını"
açıkladı.
Türk Hükümeti, Irak Hükümeti’ni
devre dışı bırakması, Barzani Yönetimi ile gizli petrol anlaşmaları
yapması, hala Irak’ın bir parçası olan bu bölgeden tüm Irak halkına ait
Irak petrollerinin Türkiye aracılığı ile dünya piyasalarına kaçak
taşınması ve pazarlanması, Kürtlerin
ekonomik özgürlüklerini sağlayarak Irak’ın parçalanması ve bir Kürt
devletinin kurulması için önemli bir adımın destekçisi olmuyor mu?
Türk Hükümeti’nin bu yaptıkları Irak'ın
bağımsızlığına bir müdahale değil mi?
Hangi
Irak’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinden bahsediliyor?
Güldürmeyin insanı, zekâsıyla da oynamayın!
Türk Hükümeti’nin Iraklı Kürtler’le yaptığı enerji anlaşmalarının
Irak’ın egemenlik haklarını ihlal ediyor.
Çünkü hala Irak’ın bir parçası olan bu bölge’nin, Merkezi Hükümetin
dışında kendi başına petrol ihraç etmesi konusunda hukuki değildir ve
Irak Anayasası’na aykırıdır.
Ayrıca Kürtler’in egemen bir devleti yok.
Bundan dolayı Türk Hükümeti’yle varıldığı bu gizli anlaşmaların hukuki
geçerliliği de yoktur.
Kürtler’in inşa ettiği bu kaçak boru hattı bir şekilde mevcut
Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattına bağlanmış durumda.
Ama Kerkük-Yumurtalık boru hattı Irak devletine ait.
Ankara ve Bağdat arasında 2010 tarihli boru hattı gümrük anlaşması var.
Bu anlaşmaya göre boru hattının içindeki ham petrol, Irak Hükümeti’ne
ait.
Boru hattı uluslararası sınırları geçerse, bu Irak Hükümeti’nin devreye
girmesini gerektirir.
Ayrıca ödemeler sorunu da var.
Irak Hükümeti’nin malı olan petrol karşılığında yapılacak ödeme, Irak
Hükümeti’ni dışlayıp başka bir ortağa yapılamaz.
Bu durum, Irak’ın mal varlığına el konması anlamına gelir.
Barzani Yönetimi ile Türk
Hükümeti arasında yapılan petrol anlaşması, Kürt aydınlar tarafından, "müstakbel Kürt devleti"
için ilk adım olarak yorumlanıyor.
Kürt aydınlarından Mumtaz
Hayderi ve Mesut Abdulhalık,Türkiye ile
yapılan petrol ve doğalgaz anlaşmasının, "müstakbel" Kürt devleti için
önemli bir adım olacağını savundular.
Bölge halkı da (Kürtler) anlaşmanın refah seviyesini yükselteceğini
belirttiler.
Mümtaz Hayderi:
"Türkiye ile imzalanan petrol boru hattı ve doğalgaz anlaşmasının,
gelecekte kurulacak bir Kürt devletinin ilk adımı olabileceğini öne
sürdü.
Hayderi, petrolün daha önce Kürtlerin devlet olmasına engel olduğunu;
bugün ise kendilerini devletleşmeye yakınlaştırdığını"
ifade etti.
Türk Hükümeti ile Barzani
Yönetimi arasında imzalanan petrol boru hattı ve doğalgaz anlaşmasının,
Iraklı Kürtler
tarafından, Kürt devleti için önemli bir adım olarak
yorumlanıyor.
Irak’ın parçalanması, Türkiye’nin de parçalanması demektir.
Akıllı anlar.
Irak tahkime başvurdu
Irak hükümeti Paris’te bulunan
Uluslararası Ticaret Odası’na tahkim başvurusunda bulunduğunu bildirdi.
Başvuru, Irak Hükümeti’nin onayını almadan Barzani Yönetimi’nin tek
yanlı pazarladığı petrolü satın alan Türkiye ve BOTAŞ’ı dava etti.
Irak Petrol Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada:
"Irak’ın Kuzeyinden ham petrolü taşıyan, depolayan ve Ceyhan limanında
bekleyen gemilere yükleyen Türkiye ve BOTAŞ, Irak ve Türkiye arasındaki
iki adet(Kerkük-Yumurtalık) petrol boru
hattı anlaşmasını ihlal etmiştir"
Bağdat yönetimi, böylesi bir satışın "petrol kaçakçılığı"
anlamına geldiği görüşünde
Irak
Anayasası Ne Diyor?
1976’da çıkarılan 101 no’lu ve 1987’de çıkarılan 272 no’lu kanunlara
göre, ham petrol, doğalgaz ve petrol ürünlerinin Irak’tan ihracat ve
ithalatına yetkisi olan tek kurumun Irak Milli Petrol Şirketi
(SOMO)’dur.
Barzani yönetimi tarafından Türkiye’ye yapılan kaçak petrol ihracatı ve
Türkiye üzerinden uluslararası pazarlara ulaştırılması Irak kanunlarına
göre "yasadışı"dır.
Irak'ta bulunan petrol ve doğal gaz, sadece Iraklı Kürtlerinin malı
değil tüm Irak halkının malıdır.
Irak Anayasası Madde 111 göre:
"Irak'ta bulunanpetrolve doğal gaz, çeşitli bölge ve vilayetlerde
yaşayan bütünIrak halkının malıdır"
Kimin malı kime satılıyor?
Bilindiği gibi ülkeler arasında
iyi komşuluk ilişkileri büyük önem taşır, ülkeler komşularıyla
ilişkilerini karşılıklı saygı ve iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalarak
sürdürürler.
Türk Hükümeti'nin komşu ülkelerle "Sıfır
sorun" politikası, herkesle çatışma politikasına dönüştü.
Gazeteci-yazar Cengiz Çandar,
Radikal gezetesinde 7 Eylül 2012 tarihli "Ortadoğu Statükosu Bozulunca"
yazısında:
"Türkiye’nin
şu andaki dış politika görüntüsünün" komşularla
sıfır sorun"
ile ilgisi kalmadı.
Tam tersine, "sorunsuz sıfır komşu" politikasına dönüştü.
Mesut Barzani başkanlığındaki Kürt Yönetimi’nden gayrı (bu da ayrı bir
ironi) Türkiye’nin sorunsuz tek bir komşusu yok.
Tüm komşularıyla ağır sorunları var"
Kaçak
Petrole Alıcı Çıkmadı
Ceyhan’dan yüklemesi yapılan kaçak Irak petrolünün alıcıları Irak’ın
tehditleri karşısında vazgeçti.
United Leadership ‘SCF Aldan’ isimli gemi açık denizde mahsur kaldı ve
‘Homeless’ (evsiz) oldu.
Gemi 22 Mayıs’ta Türkiye aracılığı ile Ceyhan limanından 1 milyon varil
kaçak Irak petrolü ile hareket etmişti.
Irak Hükümeti ise Satışta aracı olan Türkiye’yi Uluslararası Tahkim’de
dava etmişti.
Enerji Bakanı Taner Yıldız gemideki petrolün Almanya ve İtalya’ya
gittiğini açıklamıştı.
Ancak aradan günler geçmesine rağmen gemideki petrole müşteri çıkmadı.
Gemi rotayı, Akdeniz’den Atlas Okyanusu’na çevirdi.
Uzmanlara göre, Irak’ın Kuzeyinden gelen petrolü Türkiye’nin alması da
mümkün değil.
Enerji Bakanlığı ve Barzani
Yönetimi ile yapılan anlaşma gereği Türk Hükümeti’nin pazarladığı kaçak
Irak Petrolünün markete girememesi, Türkiye'nin itibarını büyük zarar
verirken, Türkiye'nin büyük bir skandala imza atmasına neden oldu.
Türk dışişleri ve enerji politikası ise beceriksiz siyasetçilerin
elinde oyuncak olmaya devam ediyor.
Türk
Hükümeti, Barzani Yönetimi ile yapmış olduğu
petrol anlaşması,
Irak ve Türkiye arasındaki iki adet Kerkük-Yumurtalık petrol boru
hattı anlaşmasını ihlal ederek, Irak Hükümeti’ni devre dışı bırakarak
Irak’ın Kuzeyinden "kaçak"
petrol ihraç etmesi, Türkiye Cumhuriyeti'ni uluslararası arenada gülünç
ve güç duruma düşürmüş ve Türkiye uluslararası alanda
güvenilirliğini kaybetmiştir.
Siz olsanız uluslararası anlaşmalara ve kurallara, komşuluk
ilişkilerine saygı duymayan bir ülkeyle iş ve yatırım yapar mısınız?
Daha doğrusu böyle bir ülkeye güvenir misiniz?
ABD Dışişleri Bakanlığı:
"Irak’ın KuzeyindenIrak petrolünün Türkiye'den uluslararası piyasaya
sevkiyatına başlanmasıyla ilgili olarak Irak hükümetinin onayı
olmaksızın yapılan ihracatları desteklemediklerini"
belirtti.
Bu Hükümet, büyük patron ABD’ye
rağmen kaçak Irak petrolünü Türkiye'den uluslararası piyasaya
sevkiyatını sürdürecek mi?
Hep birlikte göreceğiz.
Petrolde Türkiye’yi Devre Dışı
Hamlesi
Yaşanan gelişmelerden sonra Irak
Milli Petrol Şirketi (SOMO), Irak petrollerini dünya pazarları ile
buluşturacak projelerinde değişiklik çalışmalarına başladığını açıkladı.
Türkiye üzerinden 4
boru hattı geçirmek isteyen SOMO, şimdi 3’ü Suriye’den 2’si İsrail’den
olmak üzere 5 boru hattı için projelerini revize ediyor.
Buna göre 6 boru
hattının (ikisi Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattı) yönü Türkiye devre dışı
bırakılarak, İsrail’den ve Suriye’den yol alacak…
Dünya petrol ticaretinin en
önemli ayağı Irak, Türkiye’ye ciddi bir tepki koydu.
Merkezi hükümeti değil de Türkiye’ye karşı tehlikeli planlar içindeki
Barzani’yi tercih eden Türk
Hükümeti, Irak kartını da kaybetmiş durumda.
Özet olarak; Iraklı Kürtlerin egemen bir devleti yok, hala Irak’ın bir
parçası olan bu bölge’nin petrollerini dünya pazarlarına satmak için
Türkiye sınırına kadar kaçak boru hattı inşa ettiler.
Bu kaçak boru hattı, Türkiye sınırında Kerkük-Yumurtalık petrol boru
hattına bağlandı.
Kürtler, tüm Irak halkına ait olan Irak petrollerini Bağdat'tan
bağımsız olarak dünya pazarlarına satmak için Türk Hükümeti ile gizli
petrol anlaşmaları yaptılar.
Türk Hükümeti ise tüm uluslararası kuralları hiçe sayarak, Irak
Hükümeti’ni devre dışı bırakarak, Irak petrollerini Türkiye üzerinden
kaçak olarak Akdeniz’e ve dolayısıyla Batı’ya taşınması ve
pazarlanmasını sağladı.
Böylece Türk Hükümeti, Barzani Yönetimi’ne çok büyük hizmetler sunuyor,
Kürtlerin bağımsız bir Kürt devleti kurmaları
için ekonomik
bağımsızlıklarını elde etmelerine de bu hükümet yardımcı oluyor.
Büyük patron
ABD,Irak
Hükümeti’nin onayı olmaksızın yapılan petrol ihracatını
desteklemediklerini bildirdi, yani ABD Türk Hükümeti’ne "sahama
girdiniz" diyor.
Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) eşbaşkanı ve dünya lideri, büyük patron ABD’ye nasıl bir
tavır alacağı merak konusu.
Bu iş "OneMinute/Van Minüt" olayına
hiç, ama hiç benzemiyor!
Hükümet riskli sularda yüzüyor.
İcraatlarıyla da Türkiye Cumhuriyeti'ni adım adım felakete sürüklüyor
|