Koy Kafese - Hüsnü Mahalli
Hatırlayın; Rusya ve ABD Suriye’nin kimyasal silahlarının imhası konusunda uzlaşınca, Başbakan Yardımcısı Arınç "Maalesef anlaştılar" demişti. Çünkü, öncesinde Erdoğan Obama’yı aramış ve Suriye’ye saldırmasını istemişti. Oysa, Obama’nın başka bir hesabı vardı ve bu hesabın içinde Erdoğan ve AKP’ye çok fazla yer olmayabilirdi. Yani, Dışişleri Bakanı Davutoğlu, ‘Sarışın’ Clinton ile yaptığı gibi, Kerry’ye "Çak!" diyemeyecekti. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg
|
Başbakan
Erdoğan ve yardımcısı Bülent Arınç, Gülen Cemaati’nin her yıl
düzenlediği Türkçe Olimpiyatları etkinliklerine katılır ve ‘on yıllık stratejik müttefik ve dini
rehber Hocaefendi’ için duygu yüklü
sözler sarf ederdi. Ne güzeldi o günler, her iki taraf için… Kardeş kardeş geçinip gidiyorlardı… Nasıl olsa, her iki kesimde dini bütün insanlar vardı. Sonra ne oldu? Şimdi hep birlikte izliyoruz. Bakalım Cumhurbaşkanı Gül’ün de gidip gezdiği, Cemaat’in yurt dışındaki okulları da ‘çete’ kapsamına alınacak mı? Erdoğan ve Arınç bir zamanlar benzer duyguları Esad’a karşı da taşıyorlardı. Hem de ‘Alevi’ olmasına rağmen!.. Sonrası malum… Burası Ortadoğu ve AKP yönetimindeki Türkiye de bu Ortadoğu’nın parçası olmaya çalıştığına göre, o zaman bu tür davranışlar normal. Bu davranışların adını varın siz koyun… Peki Başbakan Erdoğan ve ekibinin ABD ile ilgili sözlerine ne demeli? Daha parti lideri ve başbakan
olmadan Washington yolunu tutan Erdoğan, şimdi ABD’ye çok kızıyor. Bunun böyle olup olmadığını yakında öğreniriz. Bakalım yerel seçimlere doğru, Obama Başbakan Erdoğan’ı telefonla arayacak mı? Ararsa, Beyaz Saray acaba nasıl bir fotoğraf servis edecek? Belki de Başbakan Erdoğan tüm bu hesapları yaptığı için çok sinirli. Baksanıza, Ricciardone ile ilgili ne diyordu önceki gün? "Büyükelçiler
bazı provokatif eylemlerin içine giriyorlar.
O da Ricciardone’ye çok kızmıştı… Haziran
2004′teki BOP Zirvesi’nden sonra, Başkan Bush Ricciardone’yi Kahire’ye
göndermişti; git bak bakalım, oralarda ne yapabiliriz diye… O Ankara’da iken, Mısır’da ‘Arap Baharı’ patlak verdi ve Mübarek kafese konuldu! Hem de oğulları, bakanları ve yakın adamları ile birlikte.
|
||||