Dış Politika24 Eylül 2013 00:00

Yeni Askeri Güç Suriyeli Muhalif Teröristler - Kaan Turhan / Açık İstihbarat

Uçağın kara kutusunu da, Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı Suriyeli teröristler teslim etmişti. Jandarma’mızın, askerimizin görev sahası; kalp yiyen eli kanlı teröristlerce işgal edilmiştir.    İliştirilmiş gazete Star’ın haberi şöyleydi: “Türk jetleri tarafından düşürülen Suriye helikopteri, vurulmadan önce sivil hedeflere iki varil bombası bırakmıştı. Radarlar tarafından takibe alınan helikopter, sınır ihlali yapınca devriye görevi yapan F-16’lar hedefe kitlendi. Bölgedeki muhalif güçler helikopterin kara kutusunu Türkiye’ye teslim etti.” Muhaliflerin, Türk askeri gücüne, paralel tutulduğu bir medyayla; sınır ihlâli vs. hepten silikleşiyor. discount drug coupons site printable coupons for cialiscialis forum cialis bez recepta cialis bez receptabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan pluskamagra link kamagra gel


Yeni Askeri Güç Suriyeli Muhalif Teröristler

 

Kaan Turhan - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

24.09.2013



Gezi olaylarıyla birlikte, Türkiye’de gerçek muhalefet; kendini gösterdi.

Gezi parkı toplumsal ve bireysel yaşama dayanan faşizme karşı başat bir başkaldırıştı. Türkiye’nin yeşiline, ellerindeki yeşil dolarlarla sarılabileceklerini sananlar; büyük bir halk ayaklanmasıyla karşı karşıya kaldılar. Başarıldı, sonuç alındı. AKP dilediğince at koşturamayacağını anladı.

Yorgun düşürülmüş bir milletin, asil tutumu karşısında siyasetin kirliliği sadece kirliliğiyle kalır: bunun örneğini yaşadık. 

Öte yandan dış siyasette bataklık, kirli iç siyaseti geçti. Suriye’deki rejim muhalifi, Atlantik ittifakı teröristleri Türkiye’de yurttaşlıktan öte bir statüyle karşılanmaya devam ediliyor. Türk askeri, Türk jandarması eritilirken; askeri güç olarak teröristler avuçta tutuluyor.

Şanlıurfa valisinin: “Sınırımızı kontrol edemiyoruz” sözü, sınırımızı geçen muhalifler, Cilvegözü kapısında ve Reyhanlı’da bombaların patlaması; Gezi başkaldırısındaki polis baskısının, niteliği ve amacını iyiden iyiye gün yüzüne çıkardı. Sınır memurları polisin yetkisiz, sınırsız güç kullanımını; Suriyeli teröristlere uygularken, Gaziantep, Şanlıurfa, Hatay illerimizde halkın yalnızlığı umursanmıyordu. Amerikan taşeron gücü AKP, Ortadoğu’daki misyonunda hayat bulmakta, çünkü halkın, kendisini yaşatma gücüne yüzü yok. 

Son olay da sorunun ciddiyetini anlamamız için, düşen domino taşlarını anımsatıyor. Suriye helikopteri, Türk jetleri tarafından vuruldu. Lâkin Türkiye her gün Suriyeli muhalif teröristlerce karıştırılıyor.  

Olayla ilgili, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki:

"Sizin de bildiğiniz gibi, Türkiye dost ve NATO müttefiki ve Türkiye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik taahhüdümüz var. Türk hükümeti, Suriye hükümetinin geçen yıl Türk jetini düşürmesinden bu yana yürütülen angajman kurallarına yönelik tamamen şeffaf davranıyor. Türkiye, Suriye askeri helikopteri ancak Türk hava sahasını ihlal ettikten ve Türk yetkililerin sürekli uyarılarını göz ardı etmesi”nden

sonra vurulduğunu açıklıyordu.

NATO, Suriye’ye karşı savaşa girişti, açıklamalardan çok rahat anlaşılabiliyor.

Saklı değil. Angajman kuralları, sınır ihlalleri vs. sadece Amerikan çıkar siyasetiyle örtüşüyor. Ondandır ki, ABD’ye göre Türkiye “şeffaf” tutum içinde! Ancak sınır ihlâli, Suriye devletine yönelik işliyor; Suriyeli teröristlerin eylemlerine karşı “ihlâl”, “ev sahipliği”ne dönüşüyor.   

Uçağın kara kutusunu da, Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı Suriyeli teröristler teslim etmişti. Jandarma’mızın, askerimizin görev sahası; kalp yiyen eli kanlı teröristlerce işgal edilmiştir.   

İliştirilmiş gazete Star’ın haberi şöyleydi:

“Türk jetleri tarafından düşürülen Suriye helikopteri, vurulmadan önce sivil hedeflere iki varil bombası bırakmıştı. Radarlar tarafından takibe alınan helikopter, sınır ihlali yapınca devriye görevi yapan F-16’lar hedefe kitlendi. Bölgedeki muhalif güçler helikopterin kara kutusunu Türkiye’ye teslim etti.

Muhaliflerin, Türk askeri gücüne, paralel tutulduğu bir medyayla; sınır ihlâli vs. hepten silikleşiyor.

Sonuç olarak: zamanlamanın sorumluluğu, Suriye’ye yükleniyor!

Suriye’ye karşı NATO harekâtı için uygun veri, zaman ve asker güç olgunlaşmaya başlıyor. İşgal, Türk medyasında, Türk siyasetinde başladı bile!



Açık İstihbarat @ 2013