Siyaset6 Haziran 2005 00:00

Memur olmak - Özcan Yeniçeri

Kurumları, kavramları ve değerleri tekeline alan bir avuç oligark onların marifetiyle insanlara şu dayatmaları yapar. Düşünme itaat et! Şüphe etme inan! Sorma uygula! Başkası hesabına eylem koymak, yaban emeller için düşünmek; edilgen yaşamın ilk şartıdır.Karın doyurmak için emir almaya hazır olmak köle tavrıdır.Halbuki risk almak, tavır koymak, değerle davranmak gerçek insan yaklaşımıdır.İnsan gibi yaşamak; adam gibi davranmak direnmeyle ilgili bir iştir.Güdülere, dürtülere, keyif vericilere ve rahata direnmek adam gibi adam olmanın temel esaslarındandır.Emre amade yaşamak insanlığın gereklerinden değildir! Eylemin efendisi olmak dururken uşağı olmak kabul edilemez.buscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus

Devlete memur, şeyhe mürit, patrona işçi olmak arasında pek de bir fark yoktur.

Makbul insan; birincisinde edilgen bir yurttaş, ikincisinde sadık bir uşak, üçüncüsünde ise, yumuşak başlı bir köle gibi davranmalıdır.

Her üç kurumda da iddia sahibi olmak, itiraz cüreti göstermek ve başına buyruk davranmak; hoş karşılamaz.

İnsanları ikna etmede devlet gücü; şeyh inancı; patron da parayı kullanır.

Devleti emellerinin aracı, şeyhi inançlarının teşvikçisi, patronu ihtiyaç gidericisi olarak kullanmak başlı başına bir karizma sorunudur.

Amaç dışılık kurumları araç olmaktan çıkarır.

Bunun için insanlar daha iyi yaşamalarının aracı olarak icat ettikleri kurumların ve kavramların tuzağına düşerler.

Kurumları, kavramları ve değerleri tekeline alan bir avuç oligark onların marifetiyle insanlara şu dayatmaları yapar. Düşünme itaat et! Şüphe etme inan! Sorma uygula! Başkası hesabına eylem koymak, yaban emeller için düşünmek; edilgen yaşamın ilk şartıdır.

Karın doyurmak için emir almaya hazır olmak köle tavrıdır.

Halbuki risk almak, tavır koymak, değerle davranmak gerçek insan yaklaşımıdır.

İnsan gibi yaşamak; adam gibi davranmak direnmeyle ilgili bir iştir.

Güdülere, dürtülere, keyif vericilere ve rahata direnmek adam gibi adam olmanın temel esaslarındandır.

Emre amade yaşamak insanlığın gereklerinden değildir! Eylemin efendisi olmak dururken uşağı olmak kabul edilemez.

Ensede boza pişirmeye hazır bir otokratın karşısında susta durmak yaman bir insanlık çelişkisidir.

Galiba otokrat sistemler insanlardan intikamını onları memur yaparak alıyor.

Bu bağlamda şeytan bile en iyi amirden daha çok tercih edilir.

Hiç olmazsa şeytan ve şeytanlık hakkında hemen her insanın belirli bir kanaati vardır.

Şeytanın düşmanlığının ve dostluğunun ne anlama geldiği de bilinir! Sistemin ürünü olan amirin ve ona muti olarak yaşamaya çalışan memurun ne dostluğuna ne de düşmanlığına güvenilir olmaz.

Memurun amir haline gelmesi halinde durum daha da vahim bir hal alır.

Bunun psikososyal aşamalarını ilginç bir biçimde ortaya koyan bir devlet başkanının görüşleri şöyledir: "Üstünde biraz düşünülürse, memuriyetin ilk aşamasında bireyin ahlakına korkunç bir darbe vurulduğu görülür.

Birey, daha başlangıçta, toplumun diğer bireylerinden ayrılır.

Onda, toplumun diğer bireylerinde bulunmayan "zorunlu itaat" duygusu oluşuyor ve zamanla gelişiyor.

Bundan sonraki aşamalar bu duygunun sahneye çıkmasıdır.

Sonuçta bu birey, amir konumuna geldi mi? Yöntemi görmüş olmasının yanında, bürokratik nüvesini geliştirerek, bu nüvenin egemenliği altına girer.

Artık, bu birey, memuriyet yaşamından önceki doğasına yabancılaşmıştır; kişi, bu yolun sonuna ulaşıncaya kadar, yeni bir renge girmiş insandır ki, seneler, onun doğasını değiştirmiştir ve artık geçmişte üyesi olduğu sosyal gruptan bütünüyle ayrılmıştır.

Böyle bir bireyin, tamamen başkalaşmış olması kabul edilemez de, doğasının bu etkin kısmının artık başkalaşım geçirdiği kabul edilmelidir.

Bu durumda, toplum çıkarı düşüncesini, "derin bir kendini beğeni" ve emirlere uyma zorunluluğunu egemen kıldığı için "derin düşünememek" temeli bulunur.

Zira, bu temel üzerinde gelişen ilişkilerinin, kendine beğeniyi oluşturacağını anladıktan sonra, artık emre itaatin beyinde yaratacağı yıkımdan söz etmek uygun olur.

Eğer bir memur, vicdanı ve görevi ile ilgili şeylerde "düşünmeksizin" hareket edecek olursa, bu durumun, beyninde ciddi bir izi bırakacağından şüphe edilmez". Her şeye rağmen memur olmak ya da memur kalmak iradesi bireyin elindedir! (Bu yazıda kast edilen memurluk; fiziki anlamından ziyade zihni yanıyla düşünülmelidir.)