PKK'nın Derin Planı - Ümit Özdağ
Bugün Hükümet yetkilileri müzakereleri övmek için “şehit gelmiyor” açıklamaları yaparken, PKK kendilerine karşı verilen anti-terörizm mücadelesinin önde gelen unsurlarından olan hançer timi adlı koruculardan oluşan timin iki mensubunu geçtiğimiz günlerde Cizre ve Silopi’de öldürmüştür. Şimdi bu tek suçu Türk bayrağı için savaşmak olan bu iki vatan evladı şehit değil midir? Hükümetin PKK ile müzakere içinde olduğunu gören korucularda büyük bir endişe içinde gelişmeleri izlemektedirler. PKK, koruculara “ya teslim ol ya terk et” diye mesaj yollarken, teslim olmak isteyen korucularında “bağışlanması” için teslim olmasının yetmeyeceğini, affedilip “Kürdistan’da yaşamaya devam edebilmelerini için” “TC askerine” saldırarak, PKK’nın yanında olduklarını ispat etmeleri gerektiğini ileri sürmektedir. escitalopram i alkohol go escitalopram i alkohol
|
PKK’nın AKP Hükümetine yönelik “1 Eylül’de PKK’nın talep ettiği anayasal ve yasal reformları yap ve 15 Ekim’e kadar uygulamaya geçir” şeklindeki şantaj politikası devam ediyor. Cemil Bayık, 22 Haziran 2013’de Taraf gazetesine çıkan bir açıklamada 15 Ekim 2013’e kadar istediklerinin yapılmaması durumunda PKK’nın silahlı eylemlere başlamayacağını ancak müzakereleri durduracağını, şehirlerde ayaklanmalara başlayacağını, geri çekilmenin durdurulacağını, Suriye, Irak ve İran’da Türk dış politikasının menfaatlerine saldıran bir politika izleneceğini açıklamıştır. Cemil Bayık iki kere silahlı mücadeleye tekrar başlamayacaklarının altını çizmiştir. Gerçekten PKK’nın önümüzdeki
aylarda yeni katılımlar ile güçlenen dağ kadrolarının büyük bir
bölümünü Suriye’nin Kuzey Doğusundaki Cezire bölgesinden başlayarak
Kobani ve Kürt Dağı bölgesi arasındaki Arap-Türkmen bölgelerini işgal
etmek amacı ile kullanacağı akla yakındır. Bununla beraber PKK’nın
Türkiye içinde terör sürecini tamamen gündemden kaldırdığı
düşünülmemelidir. Korucular, PKK ile mücadelede 2008’e kadar 1378 şehit, 1978 gazi vermişlerdir. 3000’den fazla korucu yakını PKK tarafından gerçekleştirilen intikam saldırılarında çoğu zaman kitlesel katliamlarda hayatlarını yitirmişlerdir. Korucular küçük bir para karşılığında ellerine silah alırken, hayvancılık, tarım gibi ekonomik işlerden tamamen kopmuşlardır. 1984’den buyana PKK yandaşları zenginleşirken, korucu aileleri fakirleşmişlerdir. Bugün Hükümet yetkilileri müzakereleri övmek için “şehit gelmiyor” açıklamaları yaparken, PKK kendilerine karşı verilen anti-terörizm mücadelesinin önde gelen unsurlarından olan hançer timi adlı koruculardan oluşan timin iki mensubunu geçtiğimiz günlerde Cizre ve Silopi’de öldürmüştür. Şimdi bu tek suçu Türk bayrağı için savaşmak olan bu iki vatan evladı şehit değil midir? Hükümetin PKK ile müzakere içinde olduğunu gören korucularda büyük bir endişe içinde gelişmeleri izlemektedirler. PKK, koruculara “ya teslim ol ya terk et” diye mesaj yollarken, teslim olmak isteyen korucularında “bağışlanması” için teslim olmasının yetmeyeceğini, affedilip “Kürdistan’da yaşamaya devam edebilmelerini için” “TC askerine” saldırarak, PKK’nın yanında olduklarını ispat etmeleri gerektiğini ileri sürmektedir. Daha açık bir ifade ile
PKK, koruculuk sisteminin lağvedilmesi veya korucuların “TC nasıl olsa PKK ile anlaştı ve
bizi terk edecek”
diyerek PKK ile anlaşması sonrasında Türk askeri ile PKK
tarafından silahlandırılacak korucular arasında kapsamlı bir çatışma
ortaya çıkarıp, devleti meskun mahalde verilecek ağır kayıplara
karşılık olarak aşırı şiddet uygulamaya zorlamak istemektedir.
Terör örgütü, Türkiye’den çekilmediği gibi silahlı gücünü artırmıştır. Sadece Şırnak-Cizre alanında kent merkezleri dahil 5000 silahlı KCK’lı vardır. Güvenlik güçlerinin Cizre’de evleri de kapsayan bir silah araması gerçeği ortaya çıkaracaktır. Örgüt, Van-Hakkari-Bitlis arasındaki bölge bir kent ayaklanması için hazırlanmaktadır. Türkiye Cumhuriyetini yendiğini düşünen terör örgütü cüretkar girişimleri yaşama geçirme hazırlığı içindedir. Mesele bu girişimlerin olup olmayacağı değil, ne zaman olacağıdır.
|
||||
| " |