Erdoğan'ın Ritz'de Ağırladıkları - Türker Ertürk
Komşumuzun teröristi Haşimi İstanbul’da Dolmabahçe’de beş yıldızlı süper lüks bir otel olan The Ritz-Carlton’nın tepesinde tüm kat ona ayrılmış olarak haremi, korumaları ile hayatını yaşıyor ve çalışanlarımızın yüzde 70’nin asgari ücretli olduğu ülkemizde faturaları siz ödüyorsunuz, biliyor musunuz? Erdoğan’ın bize müsaadesi var! Haşimi’nin etrafında çoğu Iraklılardan müteşekkil bir koruma ordusu var. Bunlar İstanbul’da“ Ali kıran baş kesen “ gibi dolaşıyorlar, kurumlara girip çıkarken silahlarını kimseye vermiyorlar ısrar olursa “ Erdoğan’ın bize müsaadesi var “ diyorlar. symbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena
|
(Açık İstihbarat: Yazarın yazısının orijinal başlığı "Anladığımız Dil" olup, içeriğindeki önemli bilgiye atfen tarafımızdan değiştirilmiştir) Erdoğan geçtiğimiz Pazar
bindirilmiş kıtalara yaptığı konuşma sırasında Erdoğan’ın
anladığı dil ne? Evet teröristlik! Terörizmle işbirliği
sadece ülkemiz ile sınırlı da kalmadı. Komşumuzun teröristi Haşimi İstanbul’da Dolmabahçe’de beş yıldızlı süper lüks bir otel olan The Ritz-Carlton’nın tepesinde tüm kat ona ayrılmış olarak haremi, korumaları ile hayatını yaşıyor ve çalışanlarımızın yüzde 70’nin asgari ücretli olduğu ülkemizde faturaları siz ödüyorsunuz, biliyor musunuz? Erdoğan’ın bize müsaadesi var! Haşimi’nin etrafında çoğu Iraklılardan
müteşekkil bir koruma ordusu var. Haşimi İstanbul’da boş oturmuyor. Yüce Türk Milleti bu olanlara bir itirazınız
yok mu? Bu halk hareketi çevreye ve Cumhuriyetimize
düşmanlığın bir ifadesi olan Taksim Gezi Parkı projesi dolayısıyla
başlamıştır ama onun boyutlarını fersah fersah aşmıştır. Eğer AKP bu badireyi atlatırsa arkasında hiç şüpheniz olmasın 2007 Cumhuriyet mitingleri sonrası gelen Ergenekon operasyonları gibi operasyonlar gelecek, faşizm katmerlenecek ve şu anda yaşadıklarımıza rahmet okutturacaktır. Sultan Abdülhamit bu toprakların ilk
anayasasını ilan etmeye söz verdiği için 1876’da iktidara getirilmişti. Şeriat isteruk! Bu baskıcı yönetime karşı örgütlenildi,
isyan edildi ve 24 Temmuz 1908’de anayasa tekrar yürürlüğe sokuldu. Ayaklanan, yeşil bayrak açan, “
Şeriat isteruk “diyen
gerici taifesi bazı bakanları ve mebusları öldürdüler, sokaklarda
kadınları dövdüler, Deniz Binbaşı Ali Kubali’yi parçaladılar ve
İstanbul’da 10 gün süreyle vahşet estirdiler. İçinde Mustafa Kemal’inde olduğu Hareket Ordusu 14 Nisan 1909’da İstanbul’a geldi, isyanı bastırdı ve Abdülhamit’i tahtından indirdi. Yaklaşık 100 yıl sonra bugün; sultan olmak isteyen, ülkemize uygulamaları ile istibdat yaşatan, toplumu 4+4+4 olarak adlandırılan çağdışı eğitim sistemiyle ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyen, insanlarımızın hayat tarzına karışan ve sınırlandırmalar getiren, Cumhuriyetimizin kurucu ideolojisine düşmanlık eden, gerici ayaklanmanın merkezini ( Taksim Kışlası ) ihya etmeye çalışan, emperyalist işbirlikçiliği ve bölücülük yapan, Yavuz Sultan Selim adıyla mezhepsel hassasiyetlerimizi kaşıyan Erdoğan’ a dur demek ve tahtından indirmek için halk hareketi başlamış ve tüm yurda yayılmıştır. O gün Selanik’ten gelen Hareket Ordusu’nun yaptığını bugün kaderine sahip çıkmak isteyen Türk Halkı yapmaktadır. Saygılar sunarım. (Açık İstihbarat: Yazarın 31 Mart ayaklanması e Abdülhamit ile ilgili, klişeler üzerinden yapılan tarihsel analizine şerhimizi düşerek paylaşıyoruz)
|
||||