Dikkatli Ol Türkiye! - Av. Mehmet Ali Ersoy
Önce son 5 ayda neler oldu ana başlıkları ile hatırlamak gereklidir. Olayları hatırladıktan sonra büyük resme yeniden bakalım lütfen; 1 - Ocak 2013, Sarai Sierra cinayeti. Mart 2013. Sözüm ona fotoğraf çekmek için tek başına gelen bir kadın. Türkiye ye gelişinden kısa süre sonra Avrupa da karanlık kişilerle görüşüyor ve tekrar Türkiye ye dönüyor. CIA başkanının hakkında kötüleme yönünde açıklama yaptığı bir SIR KİŞİLİK. Naaşı Çinko tabut içinde ABD ye götürüldü. Türk polisi olayı araştırırken telef oldu. symbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenacialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon
|
Önce son
5 ayda neler oldu ana başlıkları ile hatırlamak gereklidir.
Olayları hatırladıktan sonra büyük resme yeniden bakalım lütfen; 1 - Ocak 2013, Sarai Sierra cinayeti. Mart 2013. Sözüm ona fotoğraf çekmek için tek başına gelen bir kadın. Türkiye ye gelişinden kısa süre sonra Avrupa da karanlık kişilerle görüşüyor ve tekrar Türkiye ye dönüyor. CIA başkanının hakkında kötüleme yönünde açıklama yaptığı bir SIR KİŞİLİK. Naaşı Çinko tabut içinde ABD ye götürüldü. Türk polisi olayı araştırırken telef oldu. 2 - 01.Şubat 2013
ABD
Ankara Büyük Elçiliğine canlıı bomba saldırısı.Erdoğan yaptığı açıklamada "Canlı bomba paramparça olmuştur. Bir yada iki vatandaşımız orada rahmetli olmuştur" dedi. 3 - 20 Mart 2013 AKP genel Merkezinde Erdoğan ın ofisine Lav silahlı saldırı. Erdoğan bu sırada Danimarka - Hollanda gezisinde idi. 4 - Nevruz, 21 Mart
2013 İmralı Mektubunun Nevruz da okunması.
5 - 03 Nisan
Akillerin listesi belli oldu.
6 - 15 Nisan 2013
ABD'nin Boston kentindeki maraton sırasında meydana gelen patlamalarda
2 kişinin öldü, 23 kişinin yaralandı.
7 - 03 Mayıs 2013
İsrail Mavi Marmara baskını için gayrı resmi özür diledi.
8 - 11 Mayıs 2013
Reyhanlı faciası. 50 den fazla ölü.
9 - 13 Mayıs 2013
AKP genel merkezi yakınındaki çöp bidonlarında bomba paniği.
10 - 14 Mayıs
Erdoğan ABD ye gitti.
11-
15 Mayıs 2013 CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başbakan Erdoğan'ı
Beşar Esad'a benzetmesine tepki gösteren AP Sosyalist Grup Başkanı
Hannes Swoboda toplantıyı terk etti.
12-
ABD seyahatinde Georgetown üniversitesinin İranlı profesörü Fathali M.
Moghaddam Erdoğan’a “The Psychology of Dictatorship” (Diktatörlüğün
Psikolojisi) isimli kitabını hediye etti.
13- 19 Mayıs 2013
Başbakan ve iktidar Gençlik ve spor bayramında yine yok. Bu arada 20 Mayıs sabahı Beşiktaş
vapur iskelesinde bir bayan alkollü diye erkek arkadaşı ile dövüldü.
13- 24 Mayıs 2013
TMSF Akşam gazetesi ve Digitürk e el koydu.Alkol yasağı olarak anılan
yasa meclise sunuldu.
14- 27 Mayıs 2013
Kılıçdaroğlu trafik kazası geçirdi. İddialara göre ölüm tehlikesi
atlattı.
15- 28
Mayıs 2013 Polis gezi parkında eylem yapan yaklaşık 50 kişilik gurubu
zor kullanarak çıkarmak istedi. Yüzüne
biber gazı sıkılan kırmızılı kadın fotoğrafı Reuter haber ajansınca
Dünya ya duyuruldu. Hürriyet dahi olayı Reuter den kaynak göstererek
verdi. Türk basınının duyarsızlığı için ilk örnek.
16-
30 Mayıs 2013sabahı gezi parkı eylemindeki 50 kişilik çadır kurmuş
çevre eylemcileri polis tarafından şafak baskını ile ve güç
kullanılarak çıkarılmak istenildi.
17- Anonymous
Hacker grubu, İngiltere'de Müslümanlar'a karşı eylemler gerçekleştiren
aşırı sağcı English Defence League (EDL) üyelerinin kişisel bilgilerini
ifşa ederek uyarıda bulundu.
18 -
16 Mayıs 2013 Reyhanlı yı protesto etmek isteyen iki gurup Beşiktaş
yönüne yürümek istedi, polis sert müdahale etti. Tazyikli su ve biber
gazı sıktı. Göstericilerin bir kısmı Dolmabahçe Camii ne sığınmak
zorunda kaldı. (Bu ne kadar da tanıdık!!)
19-
27 Mayıs 2013 El Kaide'ye bağlı El
Nusra Cephesi üyelerinin Adana'da eylem hazırlığında olduğunun
belirlemesi üzerine, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekipleri 27
Mayıs'ta geniş çaplı operasyon düzenledi. Patlatılsa idi Reyhanlı dan
300 kat daha büyük faciaya yol açabilecek kimyasal ele geçirildi.
Hedefin İncirlik üssü olduğu açıklandı.
20-
31 Mayıs 2013 Eylemler yurt çapına yayılırken Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan Kartal İmam Hatip Anadolu Lisesi'nin 2012-2013 yılı mezuniyet
törenine katıldı. Erdoğan
törene eşi
Emine Erdoğan, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi Mezunu oğlu Bilal
Erodoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan ile birlikte katıldı. Törende
mezunlar arasında yer alan Başbakan Erdoğan'ın yeğeni Usame Erdoğan da
öğrenciler adına bir konuşma yaptı.
21-
03 Haziran 2013 Başbakan Fas, Tunus, Cezayir seyahatine çıktı. Gitmeden
önce yaptığı açıklamada % 50 yi evlerinde zor tutuyorum dedi. Gider
gitmez Fas Kralının dedesi 6. Mohammed in mezarında eşi Emine Erdoğan
ile birlikte dua etti. Ancak nasıl bir planlamadır ki, Fas kralı
görüşmeyi kabul etmedi ve yurt dışında olduğu söylendi.
Başbakan ın ülkesi bu kadar karışıkken bu seyahate ve öncesinde ABD
seyahatine çıkma nedeni hakkında şöyle bir iddia var;
Yabancı sermaye Mayıs ayında sıcak parayı Türkiye piyasalarından çekmeye başladı. Durumu fark eden Hükumet sıcak para için önce ABD, Sonra Fas, Tunus, Cezayir seyahatlerinde sıcak para aradı. Ancak tüm kapılar yüzüne kapandı deniliyor. Başbakan bu işin arkasında faiz lobisi var diyor ya, Tercümesi Emperyalist Sermaye var demek. Pekiyi ne oldu da, Erdoğan ne hata yaptı da düne kadar destekleyen Emperyalistleri karşısına aldı? Gerçekten karşısına aldı mı? İçinde yaşadığımız dönemi iyi etüt etmek gerekli. 40 yıl kadar geriye gidersek, 12 Eylül 1980 darbesinin bir buçuk yıl öncesinde; 11 Şubat 1979’da gerçekleşen İran İslam Devrimi,
ABD’nin, bölgesel çıkar ve devrim ihracı korkusu sarmasına sebep olur.
ABD, Irak Devlet başkanı El-Bekri’ye baskı uygular, istifa ettirir. Temmuz 79’da Saddam Hüseyin ABD desteğiyle devlet başkanlığına getirilir. Saddam Hüseyin, Devlet başkanlığı, Devrim Komuta Konseyi başkanlığı, başbakanlık ve Baas genel sekreterliği görevlerinin hepsini eline alır. Yaygın bir gizli polis ağı örer, her türlü muhalefeti sertçe bastırır. ABD’nin bu gün Erdoğan için ürettiği, Türk medyasında bu gün atılan manşetler gibi “küresel lider, efsane siyasetçi, büyük İslam savaşçısı” yakıştırmaları, o dönemde Saddam için “askeri ve siyasi deha, Arapların en cesur, gözü pek komutanı, Arap ulusunun yetiştirdiği büyük devrimci” sıfatları kullanır, halk Saddam ismi etrafında toplatılır, uyduruk hikâyelerle Saddam efsanesi oluşturulur. Saddam,
Cezayir antlaşmasını tek taraflı fesh eder, İran’a saldırır. Savaş
sekiz yıl sürer, bir buçuk milyon insan ölür. Saddam, savaş süresince
emperyalist efendilerinin verdiği kimyasal silahları özgürce kullanır,
vahşetler yaşanır. Irak’ın bütün gelirleri savaşa, ABD, Alman, İngiliz,
Fransız şirketlerine gider. Savaş harcamaları, Irak gelirlerini aşar,
Saddam emperyalistlere borçlanır. Asker sıkıntısı da başlayınca,
savaştan çekilir. Geriye yanmış, yıkılmış, ipoteğe boğulmuş 3 milyon
vatandaşı ölmüş ve ikiye bölünmüş bir Irak kalır.
Tıpkı bu
günkü Arap baharı rüzgârı ve takip eden Reyhanlı ve Gezi Parkı olayları
gibi. Bu gün de bizim önümüzde bir Suriye gerçeği var. İşte bu noktada
toplumsal olaylara anlık tepkiler verirken bir yandan da ciddi bir
şekilde düşünen ve olayları iyi okuyabilen dürüst insanların
önderliğinde Türk Halkının projesi üretilmelidir.
DİKKATLİ OL TÜRKİYE 2:
03
Haziran 2013 Başbakan Fas, Tunus, Cezayir seyahatine çıktı. Gitmeden
önce yaptığı açıklamada % 50 yi evlerinde zor tutuyorum dedi. Gider
gitmez Fas Kralının dedesi 6. Mohammed in mezarında eşi Emine Erdoğan
ile birlikte dua etti. Ancak nasıl bir planlamadır ki, Fas kralı
görüşmeyi kabul etmedi ve yurt dışında olduğu söylendi.
Başbakan
ın ülkesi bu kadar karışıkken bu seyahate ve öncesinde ABD seyahatine
çıkma nedeni hakkında şöyle bir iddia var; Yabancı sermaye Mayıs ayında
sıcak parayı Türkiye piyasalarından çekmeye başladı. Durumu fark eden
Hükumet sıcak para için önce ABD, Sonra Fas, Tunus, Cezayir
seyahatlerinde sıcak para aradı. Ancak tüm kapılar yüzüne kapandı
deniliyor. Başbakan bu işin arkasında faiz lobisi var diyor ya,
Tercümesi Emperyalist Sermaye var demek. Pekiyi ne oldu da, Erdoğan ne
hata yaptı da düne kadar destekleyen Emperyalistleri karşısına aldı?
Gerçekten karşısına aldı mı? İçinde yaşadığımız dönemi iyi etüt etmek
gerekli. 40 yıl kadar geriye gidersek, 12 Eylül 1980 darbesinin bir
buçuk yıl öncesinde;
11
Şubat 1979’da gerçekleşen İran İslam Devrimi, ABD’nin, bölgesel çıkar
ve devrim ihracı korkusu sarmasına sebep olur. ABD, Irak Devlet başkanı
El-Bekri’ye baskı uygular, istifa ettirir. Temmuz 79’da Saddam Hüseyin
ABD desteğiyle devlet başkanlığına getirilir. Saddam Hüseyin, Devlet
başkanlığı, Devrim Komuta Konseyi başkanlığı, başbakanlık ve Baas genel
sekreterliği görevlerinin hepsini eline alır. Yaygın bir gizli polis
ağı örer, her türlü muhalefeti sertçe bastırır. ABD’nin bu gün Erdoğan
için ürettiği, Türk medyasında bu gün atılan manşetler gibi “küresel
lider, efsane siyasetçi, büyük İslam savaşçısı” yakıştırmaları, o
dönemde Saddam için “askeri ve siyasi deha, Arapların en cesur, gözü
pek komutanı, Arap ulusunun yetiştirdiği büyük devrimci” sıfatları
kullanır, halk Saddam ismi etrafında toplatılır, uyduruk hikâyelerle
Saddam efsanesi oluşturulur.
Saddam,
Cezayir antlaşmasını tek taraflı fesh eder, İran’a saldırır. Savaş
sekiz yıl sürer, bir buçuk milyon insan ölür. Saddam, savaş süresince
emperyalist efendilerinin verdiği kimyasal silahları özgürce kullanır,
vahşetler yaşanır. Irak’ın bütün gelirleri savaşa, ABD, Alman, İngiliz,
Fransız şirketlerine gider. Savaş harcamaları, Irak gelirlerini aşar,
Saddam emperyalistlere borçlanır. Asker sıkıntısı da başlayınca,
savaştan çekilir. Geriye yanmış, yıkılmış, ipoteğe boğulmuş 3 milyon
vatandaşı ölmüş ve ikiye bölünmüş bir Irak kalır.
Tıpkı
bu günkü Arap baharı rüzgârı ve takip eden Reyhanlı ve Gezi Parkı
olayları gibi. Bu gün de bizim önümüzde bir Suriye gerçeği var. İşte bu
noktada toplumsal olaylara anlık tepkiler verirken bir yandan da ciddi
bir şekilde düşünen ve olayları iyi okuyabilen dürüst insanların
önderliğinde Türk Halkının projesi üretilmelidir.
|
||||