Devlet İçi Savaşlarda Son Muharebe Taksimde: Hedef Erdoğan'ın KAOS Oyununu Bozmak - Açık İstihbarat
3 gün önce Taksim meydanındaki havayı değiştiren kanadın "KAOS" stratejisi çerçevesinde Gezi'ye bu sefer daha ciddi bir hamle yapacağını gören "BRINKSMANSHIP-DENGE" kanadı kontrolü elinden kaçırmamak için Taksim'e diğer kanattan önce müdahale etti. Taksim'in Reyhanlı benzeri bir bomba ile kana bulanması ihtimaline karşı , Taksim'i gaza boğup kitleleri uzaklaştırmayı seçti. AKM'nin bir yangınla yerle bir olmasına karşı, bir kaç aracın yakılmasına vesile oldu. DENGE kanadı, KAOS kanadının oyun alanını daraltıp, devlet içi dönüşümde kontrolü kaybetmemeye çalışıyor. new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponsnaproxennatrium go naproxen kruidvatsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effects
|
Devletler bölünmeden Milletler bölünmez. Türkiye'de Devlet'in bölünmesi "Ergenekon" süreci ile demlenirken, son dönemde hız kazandı. Bunun bir çok emarelerini gördük. Daha bir kaç ay öncesine kadar güle oynaya millete AKP propagandası yapan çanakların birden birbirlerine laf geçirmeye başladıklarına şahit olduk. Bir şehir efsanesi olarak başlayan Abdullah Gül - Tayyip Erdoğan ayrışması artık ülkenin en iyi bilinen sırrı. Ve son olarak KCK soruşturması , MİT-Emniyet , Gülen-Erdoğan ayrışmasının bütün pis kokuları ile yüzeye vurmasına vesile oldu. AKP iktidarını taşıyıcı sütunlarından Taraf bu dönemde çatladı. Oral Çalışların mı, Ahmet Altan'ın mı daha haysiyetli bir iktidar yalakası olduğunu tartışmak zorunda kaldık. Fetullah'ın ve dolayısı ile CIA'in mutfağında yetiştirilmiş kalemleri cesaretleri yettiğince Tayyip Erdoğan'a karşı tavır almaya başladı. Mehmet Baransu ile Erdoğan'ın yaveri Rasim Ozan Kütahyalı'nın yolları ayrı düştü. AKP iktidarına bavuş taşıyarak nice hizmetler sunan Mehmet Baransu'nun Nagehan Alçı'ya tetikçi , kocasına paragöz dediğini bile gördü bu gözler. Anlayacağınız iktidarın sıcak yorganı altında mabadlarını büyütenlere yorgan yetmemeye başladı ve devlet içindeki ayrışma yorganı yırtarken mabadı açıkta kalanlar bağırmaya başladı. Fetullah Gülen açıkca Tayyip Erdoğan'a tavır aldı. Hayatı boyunca hep sinsi takiyyelerin içinde olmuş bir adamın o meşhur risalelere bürünmüş söylemi içinde. Ve geldik bugüne. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin arifesinde, Başkanlık sistemi tartışmalarının yoğunlaştığı ve "Kraldan çok Kralcı" Davud'un oğlunun İsrail'le birlikte Suriye'ye musallat olduğu Cumhuriyet tarihinin en utanç verici dış politika hezimetinin yaşandığı bir ortamda. Devlet içi savaş bütün çıplaklığı ile ortaya saçıldı Reyhanlı olaylarının hemen sonrasında. Emniyet'in eteğindeki Mehmet Baransu, MİT'in 5 yaşındaki çocuğu bile fişlediğini haber yaptı daha yeni. Sanki Emniyet 85 yaşından sonra fişlemeye başlıyormuş gibi. .... Gezi parkı olaylarını özetlemeye gerek yok. Hep birlikte tweet tweet yaşıyoruz. Cumhuriyet tarihinde bir kırılma noktasını teşkil eden bu olaylarda sahada 3 gün önce önemli bir değişiklik gözlendi. Birileri sahaya PKK'yı sürüp, çevresini marjinal sol fraksiyonlarla donatarak sahnenin ortasına yerleştirdi. Anlayacağınız Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'ye geri dönmesi ile birlikte Gladio bütün piyonlarını tahtaya yerleştirdi. (Bu yöndeki tespitlerimizin ayrıntılarını, "AKP'nin Gladio Tetikçisi PKK ile Gezi Anlaşması" başlıklı yazımızda okuyabilirsiniz.) Tayyip Erdoğan bu krizi bir Başbakan'a yakışır şekilde yönetip kitleleri kazanacağına, aynı 80 öncesinin Demirel'i, 60 öncesinin Adnan Menderes'İ gibi ısrarla ateşe benzin dökmeye devam etti. Erdoğan arkasına konuşlanmış Devlet kanadının hayali, bir sıkıyönetim ortamı yaratıp, ayağına dolandığını düşündüğü bürokrasi ve muhalefeti tamamıyle susturmak ve devletin dönüşümünü planladıkları şekilde tamamlamak. Erdoğan'a karşı konuşlanmış kanat ise bu dinamiği Erdoğan'ı dengelemek ve Devlet'in dönüşümünü kendi çizgisine çekmek için kullanmak istiyor.. Erdoğan'ın arkasındaki kanat "KAOS" politikası uygularken, karşı kanat "BRINSKMANSHIP" (uçurumun ucunda denge) politikası uygulayarak Taksim üzerinden birbirlerine peşrev çekiyorlar. Bu analizi siz isterseniz MİT-EMniyet ; Erdoğan-Gül ; Fetullah-Erdoğan; Koç-Şahenk ; Atlantik-Pasifik ; , finans kapital - reel kapital (Erdoğan'ın arkasındaki finans kapitaldir) olarak okuyun. İsterseniz bütün bu fay hatlarını yatay kesen bir çizgi üzerinden. Sonuç değişmez. "Brinksmanship" uygulayan kanat Gezi Parkına başından beri destek veriyor. Internet kesilmedi, GSM firmalarının araçları meydandaki halk daha iyi haberleşsin diye meydana konuşlandı ise bu Halk'ın kara kaşı kara gözü için olmadı. Fakat "Kaos" hedefleyen Erdoğan'ın arkasındaki kanat Gezi'yi Taksim'e sol fraksiyonların marjinalliğine çekmeye çalışırken; elindeki malzemenin satranç değil tavla zekasına sahip olduğu bildiği için, adamının söylemini sürekli keskinleştiriyor. Bu "Kaos" kanadı Erdoğan'ın mevcut tabloda Başkanlık/Cumhurbaşkanlığı şansının çok azaldığını gördüğü için tek seçenek olarak ülkeyi sıkıyönetime sürükleyip, siyasi sistemi komple askıya almayı hedefliyor. Erdoğan'ın arkasındaki "KAOS" kanadı; ateşe benzinle giden söylemlerine rağmen ısrarla barışçıl kalmaya devam eden kitlelerin meşruiyetini sahaya fraksiyon sol gruplarla sardığı PKK'yı sürerek baltalamaya çalıştı. Tam bu sırada Vali Mutlu, Internet üzerinden Gezi Parkı'ndaki genç kitleye yönelik , naif, romantik ama Erdoğan'ın söyleminin zıttı tweetler atmaya başladı. Bir yönü ile "iyi polis-kötü polis" stratejisi olarak okunabilecek bu söylem, çok geçmeden Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Bülent Arınç'tan zılgıtı yedi. Bu sabah Taksim üzerinde devlet içi kanatların savaşı ilginç bir viraj aldı. Taksim meydanında her hali ile bir tiyatro olduğu belli olan bir müdahale yaşandı. Bir kısım polis protestocu rolü oynayıp TOMA'lara isabet ettiremedikleri molotof kokteyleri atarken, TOMA'lar sözde protestocuları duş şiddetinde suyla suladı. İlginçtir ki; polis sabah saatlerinde bu akşam yaşanan şiddet görüntülerinin hiçbiri yaşanmadan Taksim meydanını sol fraksiyonlar ve flamalarından temizlerken, AKM'nin üzerindeki sol fraksiyon posterlerini de indirdi ve AKM'nin üzerinde sadece Türk Bayrağı ve Atatürk Posterini bıraktı. Mesaj anlayana netti. Vali Mutlu sabahleyin yayınladığı mesajlarla hedeflerinin Taksim meydanını sol fraksiyonlardan temizlemek olduğunu ve Gezi Parkına müdahil olmayacaklarını özellikle vurguladı. Mutlu'nun bu sözleri üzerinden çok geçmedi ki, Mutlu'yu boşa çıkaracak şekilde tekrar Gezi Parkına müdahale başladı. Halk haklı olarak Mutlu'ya tweet üzerinden ağır "hürmetlerini" sunmaya başladı. Vali "ıhlamur kokulu, kuş çıvıltılı Gezi Parkı" tweetlerinden sonra ikinci kez halkı hüsrana uğratmıştı oldu. İstanbul'da Suada'nın inşaat işlerine bile müdahil olan Erdoğan'ın bu olaylarda da Vali Mutlu'yu bypass edip polisi bizzat yönettiğini bilmek için özel bir istihbarat gerek yok. Vali Mutlu, bu akşamki , uluslararası ekranlara da vahim görüntülerle düşen müdahale sonrası, bir yanına Emniyet müdürünü, diğer yanına bir subayı alarak bir açıklama yaptı. Klasik bir devlet adamı açıklamasıydı fakat arada çok ince nuanslarla özellikle Atatürk'e vurgu yapmayı ihmal etmedi. Ayrıca Gezi Parkındaki gençlere , Tayyip Erdoğan'ın bugüne kadar yakınından bile geçmediği bir üslupla hitap etti. Ayrıca çok açık bir şekilde, ciddi provokasyon istihbaratları aldığını vurgularken ve marjinal sol fraksiyonlar ile Halk arasındaki ayrımı net yaptı. Valinin "Marjinal sol fraksiyonlar istihbarat örgütlerinin elinde" demesini beklemeyin. 3 gün önce Taksim meydanındaki havayı değiştiren kanadın "KAOS" stratejisi çerçevesinde Gezi'ye bu sefer daha ciddi bir hamle yapacağını gören "BRINKSMANSHIP-DENGE" kanadı kontrolü elinden kaçırmamak için Taksim'e diğer kanattan önce müdahale etti. Taksim'in Reyhanlı benzeri bir bomba ile kana bulanması ihtimaline karşı , Taksim'i gaza boğup kitleleri uzaklaştırmayı seçti. AKM'nin bir yangınla yerle bir olmasına karşı, bir kaç aracın yakılmasına vesile oldu. DENGE kanadı, KAOS kanadının oyun alanını daraltıp, devlet içi dönüşümde kontrolü kaybetmemeye çalışıyor. KAOS cephesi Erdoğan ; BRINKSMANSHIP = DENGE cephesi Vali Mutlu (= Abdullah Gül) üzerinden konuşuyor. Taksim üzerinde oynanan satranç büyük. Taksim de, küresel satrancın yerel ortaklarının sinir uçları kesişmiş durumda. Son süreçte ortaya çıkan Vali Mutlu portresini, "iyi polis-kötü polis" senaryoları dışında, yukarıda tanımladığımız senaryo çerçevesinde daha derinlikli okumanızı tavsiye ederiz. Bir yandan devlet içi dengeleri sağlamayan çalışan kanat... Diğer yandan devletin kontrolünü tamamen ele geçirmeye çalışan kanat... Ve bu kanatların arka plandaki küresel koalisyonları ile ön plandaki yüzleri. Ortada ise, kendi dinamiğini yaratmaya, kendi sözünü söylemeye ve bu satranç oyununda piyon olmamaya çalışan bir Millet. Millet'e kısa vadede evhen-i şer arasında taktik hamle yapmak ; uzun vadede ise bu küresel satrancı bozmaktan başka bir çare gözükmüyor. Açık İstihbarat
|
||||