Yazıya bugün
şifre başlık koydum. Şifreyi açıklayacak olaylar zincirinin hepsi
belgelidir.
İsimler, olaylar, verilenler, alınanlar mahkeme kayıtlarında var.
Soruşturma 2006’da başladı.
2008 yılında sonuçlandı.
Bir dava görülüyordu.
Davayı Alman savcı açtı.
Çünkü Alman adalet sisteminde;
“Yurt dışında
faaliyet gösteren Alman firmalarının rüşvetle iş almalarını yasaklayan”
kanun (Foreign Corrupt Practices Act) vardı.
Dava edilen dünya
devi Alman şirketi Siemens’ti. Siemens suçunu kabul etti.
Türkiye dahil 20 ülkede 2000-2006 yılları arasında politikacılar ve
karar sahibi üst düzey bürokratlara 2.1 milyar Euro rüşvet dağıtarak,
çok kârlı işler almıştı.
Kazancını katlamıştı.
* * *
Rüşvet
tablosu açıktı.
Türkiye’de de 57 milyon Euro rüşvet yedirilmişti.
Gerçi Siemens rüşvet dağıtmaya 2000 yılında başlamıştı ama 2006 yılına
kadar rüşvet musluğunu açık tutmuştu.
2002 ile 2006
yılları arasında iktidarda AKP vardı. Rüşvet yiyenler arasında
Türkiye’den bir bakan da var mıydı?
Alman yargıç, rüşvet yiyen sefil kişiler üzerinde durmuyordu. O, Alman
şirketinin “ahlaksızlığını” Alman adaleti
ile yargılıyor ve mahkum ediyordu.
Tesadüfe
bakın!
Simens’in rüşvetle devlet görevlilerini yemleme davası
Almanya’da görülürken Türkiye’de Mavi Hat Operasyonu davası
sanıklarından işadamı Rubil Gökdemir, BOTAŞ ihalelerinde Siemens’in
ürettiği çok pahalı ekipmanların kullanılması için “dayatma
yapıldığını” öne sürdü ve
“Benim firmam
Siemens ekipmanları kullanmadığı için linç edildi…
Türkiye’de Siemens’in dağıttığı 57 milyon Euro rüşvet
kimlere gitti, araştırmalı”
dedi.
* * *
Dinleyen olmadı.
İşadamı Rubil Gökdemir’in “Siemens’ten rüşveti kimler
yedi araştırılsın” sözleri duymazdan gelindi.
Şike şartname yapılmıştı.
Mavi Hat istasyonlarında Siemens’in ürettiği ekipmanların kullanılması
isim vermeden tarif edilmişti.
İhaleye fesat girmişti.
İşadamı Rubil
Gökdemir, birçok ayrıntı da anlattı. BOTAŞ üst yönetiminden isimler de
verdi. Türk savcılar, soruşturma başlattılar ancak AKP’li bakan
soruşturmanın derinleşmesine izin vermedi.
Savcılar da Danıştay’da itiraz etmeyince
“Siemens’ten rüşvet yiyip ihalelere fesat
karıştıranlar yargılanmaktan”
kurtuldu.
Ey sabırlı okurum!
Senin anlayacağın; Alman devi Siemens
“ben Türkiye’de iş almak için devletin önde
gelenlerine 57 milyon Euro rüşvet yedirdim”
derken Türkiye’de “devlet
ve devleti elinde tutan iktidar rüşveti kimlerin yediğini hiç merak
etmemiş” oldu.
Ey okur hatırlayacaksın!
Bu iktidar “hortumları keseceğiz” diyerek
seçilip başa geçmişti.
* * *
Gelelim
Swoboda soyadına!
Şu anda Siemens’in
yönetim kurulu üyeleri arasında Swoboda soyadını taşıyan bir hanım
bulunuyor.
Brigitte Ederer
Swobada, Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda’nın
nikahlı eşidir.
Hannes Swoboda, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun
“Tayyip Erdoğan
Reyhanlı’da ölen 51 kişinin katilidir…. Otoriterlik açısından Esad’la
arasında derece farkı vardır”
diye konuşmasını bahane edip Brüksel’e davetli gelmiş CHP lideri ile
görüşmedi.
Hannes Swoboda’nın tavrı, Türkiye’de iç siyasete Kılıçdaroğlu’nu
karalama malzemesi oldu ve Tayyip Erdoğan’a sempati üretme yağcılığına
dönüştü.
Tıpkı bilardo oynar gibi..!
Öndeki topa vur.
Arkadaki topla puan kazan.
Hannes Swoboda, Kılıçdaroğlu’na vurarak, Tayyip Erdoğan’a puan
kazandırma peşinde.
Eşinin yönetim
kurulu üyesi olduğu Siemens de önümüzdeki yıllarda büyüyecek
Türkiye enerji
piyasasından pay alma peşinde…
|