|
|
Saltanatın akıl daneleri,
meta değeri yüksek geceyi; gündüze evriltmeye çabalıyorlar.
Ne ki, halk bunun farkında: konuşmuyor, toplanamıyor, anlatamıyorlar.
Yani neyi anlatacaklar ki?
PKK narko-terör örgütü elebaşları, saltanatın uzlaşma kültürünün
biricik unsuru olduğundan bu yana; işin uluslararası boyutu, Kandil’e
itişip kakışarak ‘çekilme’yle sınırlıkaldı! Yansıyan o!
Hâlbuki hem bu elebaşları hem de hariciyemiz biliyor ki, bunu yüksek
perdeden seslendiren Kandil inidir. Uluslararası
siyasete eklemlenmeye çalışılacak bir durum gündemdedir.
Hemİmralı, hem Kandil, hem meclisteki şürekâ: bağır bağır bağırıyor,
Ortadoğu yeniden biçimlendirilirken biz, yeniden ve ileri demokrasi,
yeniden feodalizm, yeniden ‘demokratik cumhuriyet’ tezleriyle bu it
dövüşünde bir diş olacağız!
Amerikan askeri gücü; Suriye’de ÖSO aracılığıyla, Irak’ta
peşmergeleriyle, genişcoğrafyada İsrail baskısıyla yerel güçleri;
yedeklediği heybesinden, hedeflere boşaltıyor.
Türkiye açık seçik yerel Amerikan güçlerine, ev sahipliği, silah
yardımı,konaklama, sağlık yardımı gibi her türlü destekle: yeni Osmanlı gücünde dışpolitika
yürütüyor.
Yeni Osmanlı hinterlandında olduğu varsayılan politik sefalet:
Türkiye’yi, yangın yerinden uzaklaştırmıyor; tam da yangının odağına
kaydırıyor.
Lâkin yangını çıkaranın, yangını körükleyenin cephesinden; sadece
yangında olmak doğar.
Bunun farkındalığını taşıyamayacak kadar yangınla hemhâl olunca da,
yangına ortak olma işlevini yükleniyor: hem de kendi halkını, kendi
ülkesini alevlere teslim ederek.
|