Küresel Şebekeler5 Nisan 2013 00:00

Rafeal’in Şapkasındaki Tavşan-Kaan Turhan/Açık İstihbarat

Türk kimliğiyle, İsrail’li kimliğinin çatışmadığını üzerine basa basa söylemek de: yeni Ortadoğu’da siyaset mekanizmaları açısından önemlidir! Bir Türk’ün, ne kadar kötü bir Türkçeye sahip olduğunun belgesini de ortaya koyan Rafeal Sadi’nin yazısı, görev bilinciyle donatılmış nitelikte!  Hele ki Türk olmayı, lâf ile eş değer görmek farklı bir patetik çabadır! acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

****************************************

Türk’le ve Türkiye’yle sorunlu olanların yönetimindeki ülke, kaynıyor. Zorla ülke ‘erken çatışma’ ortamına sokulmaya çalışıyor. Aklî dengesi sarsılan Türkiye, akîl’lerin eliyle bölge merkezli yeni emperyal kolonyalizmin koçbaşı rolüne hazırlanıyor. 

İsrail’in özrü, Öcalan’ın doğal liderliği, AKP’nin akîl adamları: Türkiye’nin siyasal yapısını TBMM’den bağımsızlaştırıp, yedekli ak çocukların devşirilerek güdümlenmesini içeriyor. Bu yapı ‘sivil’leşmenin, Soros’un ‘kitle hareketi’ yatırımlarının öncüllüğünü barındırıyor. 

Ellerine tutuşturulan: “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeni’yiz” pankartlarıyla, Soros yatırımlarının meyvelerini izlemiştik. Şimdi Türk-Kürt çatışma ortamı yaratmaya çalışan ve kendilerini bunun için muktedir görenler: ellerini ovuşturmaya başladı. Emperyalizm, oyununu, erkene almaya kararlı görünüyor. İş böyle olunca da, aktörler teker teker sahaya sürülüyor. 

 OdaTV’den Rafeal Sadi de, kendini sunanlardan: “Ben kendimi Türkiyeli değil de Türk olarak sayıyorsam, Polis Koleji'ne müracaat ettiğimde neden alınmadım acaba? Sınıf arkadaşım Eli Küçük Kazes ile birlikte müracaat etmiştik Liseyi bitirince. Veya Kuleli askeri lisesinde kaç tane gayrimüslim bulabilirsiniz? Albay rütbesinde herhangi bir Ermeni dinine mensup Türk tanıyor musunuz? Bir Yahudinin Emiyet Amiri olduğunu duyan bilen var mı? Alevi cemaati cem evleri diyanet işleri bütçesinden pay alıyor mu? Türk Musevi Cemaati Hahambaşılığının bütçesine diyanet işleri başkanlığından bir pay veriliyor mu? Yani mademki benim anladığım bağlamda Türküz hepimiz neden bu soruların cevapları hep olumsuzdur? İşte Türk yerine Türkiyeli kavramının yerleştirilmeye çalışılmasının ardındaki gerçek budur.” 

 İsrail’deki Türkiyeliler Birliği’nin başındaki Rafeal Sadi, işte bu soruları soruyor. Bu soruları soracağı bilindiği için mi, devlette kadro bulamadı bilinmez ama şimdilerde pek çok uygun boş koltuk var, kendisine göre!

“Ermeni dinine mensup Türk” albaylar arıyor! 

Yahudi’den emniyet amiri soruşturuyor? 

Hahambaşılığa bütçe taşıyor, Kuleli’de gayrimüslim avlıyor! 

Ne yapmaya çalıştığına ilişkin karineler, Türkiye’yi ve Türklüğü hedeflemiş AKP iktidarının ülkede/toplumda/ulusta zorla yarattığı çatlaklardan anlaşılabilir. Türkiyeli kavramının ardındaki gerçek de ortadadır: Türk kimliği!   

Şu boyuta en önce dikkat çekmek gerek: anti-siyonizmden, anti-semitizme çekilen bir algı oluşturulmaya çalışılması da önemlidir. Çünkü bu algı, yeni Ortadoğu’nun, kimlik eksenli dış politikası içinde emilecek bir, Siyonizm için gerekli ve başat değişkendir. 

‘Türkiyeli Rafeal’ anlatmaya devam ediyor: “Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarında Türk Bayrağı kullanılmamış, hani bana Gazze ve Ramallah'ı hatırlatıyor desem beni mazur görün. Arafat Tunus'ta sürgünden getirilip Filistin Otonomi Yönetimi kuruldu ve başına getirildi. Abdullah Öcalan neredeyse hapisten çıkartılıp benzer bir Kürt bölgesel Otonomisinin lideri mi olacak yoksa hayal ve umutları daha ileride de TBMM'inde bir makama mı oynuyor oynatılıyor. Malumunuz üzere Filistinliler de halen İsrail’in tamamını talep ediyorlar. Acaba Öcalan da Türkiye’nin bir kısmını değil de tamamını mı istiyor?” 

Otonominin niteliği üzerinden geliştirdiği, (kendince) felsefede, Öcalan’a paye verilmesi konusunda Meclis’e uzanmaya çalışıyor. İsrail’in zulmüne, Siyonizm’in kafatasçılığına; Filistinlilerin mücadelesini görmezden gelerek, İsrail’in tamamına hâkim olmaya çalışan Filistinlilerden söz ediyor. Buradaki Filistinliler İsrail’in inşası için, İsrail’in yanında yer alan kripto İsrail’i işaret ediyor. Bu minvalde,Öcalan’ın da kripto rolü de belirginleşmeye devam ediyor. 

Rafeal söylüyor: “Benim Türk olmam veya en azından öyle hissetmem beni daha az Yahudi ve daha az İsrailli yapmadığı gibi Yahudi ve İsrailli olmam da beni daha az Türk yapmamaktadır.” 

Türk kimliğiyle, İsrail’li kimliğinin çatışmadığını üzerine basa basa söylemek de: yeni Ortadoğu’da siyaset mekanizmaları açısından önemlidir! Bir Türk’ün, ne kadar kötü bir Türkçeye sahip olduğunun belgesini de ortaya koyan Rafeal Sadi’nin yazısı, görev bilinciyle donatılmış nitelikte! 

Hele ki Türk olmayı, lâf ile eş değer görmek farklı bir patetik çabadır! 

Türk-Kürt-Alevi-Sünni ‘erken çatışma’ ortamı için, soğukkanlılığa her zamankinden daha çok gereksinimimiz var. 

Çatışma avına çıkmış: MHP’sinden, AKP’sine; BDP’sinden, İsraillisine kadar, kurulan akîllik kurumuna kadar… Hepsine rağmen, soğukkanlılık gerekiyor. 

Türk Ulusu, ‘erken çatışma’ ortamı için hepsinden önce varlığını ortaya koyacaktır!