Siyaset12 Mart 2013 00:00

HSYK de AKP’nin Taslağına Karşı Çıktı- Utku Çakırözer

12 Eylül referandumu ile oluşturulan HSYK’nin bile, AKP’nin yeni anayasanın yargı bölümüne ilişkin önerilerine destek vermemesi oldukça düşündürücü bir gelişmedir.     cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsdiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

********

Yeni anayasa için kurulan Partiler Arası Uzlaşma Komisyonu dün üç temel erkten olan ‘yargı’ bölümünü görüşmeye başladı. AKP’nin yargı camiasında büyük tartışma yaratan önerileri de masaya yatırılacak. AKP’nin taslağında Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay’ın tek çatı altında birleştirilmesinin yanı sıra Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Anayasa Mahkemesi üye seçiminde başkan (başkanlık rejimi önerdikleri için) ve Meclis’in söz sahibi duruma getirilmesi öngörülüyor.

HSYK de ‘kuvvetler ayrılığı’ istedi

AKP’nin önerilerine ilk itirazı Yargıtay Başkanı Ali Alkan yaparak düzenlemelerin hayata geçmesinin yargı bağımsızlığından geri gidiş olacağı uyarısında bulunmuştu. Yargıtay’dan sonra iktidar partisinin taslağındaki ilkelere karşı görüş bildiren ikinci yargı kurumu HSYK oldu. HSYK’nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na 7 sayfalık bir görüş göndererek önerilerini sunduğu öğrenildi. HSYK önerisinin özünde, “kuvvetler ayrılığı ilkesinin korunması” ve “uluslararası anlaşmalar ve evrensel ilkelere uygunluk” talepleri öne çıkıyor.

Üyeleri yargı seçmeli

HSYK’nin Meclis’e gönderdiği görüşte, kurumun tarafsızlığını sağlayabilmek için üyeliklerin belirlenmesi sürecine ilişkin üç kriter esas alınıyor. Bunlardan ilki, HSYK üyelerinin en az yarısının yargı mensupları tarafından yani hâkim ve savcılar tarafından seçimle belirlenmesi talebi. 12 Eylül 2010 referandumuyla kabul edilen yeni HSYK’de 22 kişilik kurulun 15 üyesi bu şekilde seçiliyor. Ancak AKP’nin taslağında, bu sayının 6’ya düşürülmesi ve heyetin çoğunluğunun başkan ve Meclis tarafından seçilmesi talebi getiriliyor.

Meclis’te 367 aranmalı

HSYK görüşünde, siyasetin yargıya müdahalesini önlemeyi amaçlayan ilkeler de konmuş. Bunlardan birincisi başkan ya da Meclis tarafından seçilmesi öngörülen HSYK üyelerinin görevdeki hâkim ve savcılardan olmaması şartı. Bu üyelerin seçkin hukukçu ya da akademisyenler arasından atanması isteniyor. Böylece hâkim ve savcıların seçilmek için siyasi partiler ile irtibat içine girmesinin engellenmesi amaçlanıyor.

İkinci olarak da Meclis tarafından seçilecek üyelerin “nitelikli çoğunlukla (367 oy)” seçilmesi koşulu öneriliyor. Böylece iktidardaki partinin HSYK üyelerini tek başına belirlemesi yerine, partiler arası uzlaşı teşvik ediliyor.

Müsteşar çıksın, bakan temsili kalsın

Yargıtay Başkanı Alkan, AKP taslağının Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ve evrensel kriterlere aykırılık yaratabileceğine de işaret etmişti. Alkan’ın atıfta bulunduğu “Birleşmiş Milletler yargı bağımsızlığının temel ilkeleri”, “Avrupa Hâkimler Danışma Konseyi’nin 10/2007 sayılı görüşü” ve “Venedik Komisyonu’nun 2007 tarihli adli atamalar raporu” gibi belgelerdeki ilkeler, HSYK’nin Meclis’e gönderdiği görüşte de vurgulanıyor. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg’in önerilerinin yanı sıra AB Özel Raportörü Thomas Giegerich’in HSYK için özel olarak kaleme aldığı 27 sayfalık rapordaki tavsiyeler de Meclis’e gönderilen belgeye aynen aktarılmış.

Giegerich’in şubat ayında kamuoyuna açıklanan raporunda HSYK konusunda “Adalet Bakanlığı müsteşarının doğal üyeliğinin sona ermesi gerekir. Adalet bakanı ise etkisi temsili fonksiyonlarını yerine getirme seviyesine indirilmesi şartıyla yüksek kurul başkanı olmaya devam edebilir. Özellikle, bakanın yargıç ve savcıların disiplin incelemeleri ve soruşturmalarının başlatılmasını veto etme yetkisine son verilmelidir” tavsiyeleri yer almıştı.

***

12 Eylül referandumu ile oluşturulan HSYK’nin bile, AKP’nin yeni anayasanın yargı bölümüne ilişkin önerilerine destek vermemesi oldukça düşündürücü bir gelişmedir.

Utku Çakırözer - Cumhuriyet