|
|
(Açık
İstihbarat: Gürkan Hacır, Sarıgül'ün dosyalarının aynı
zamanda Erdoğan'la üst düzey bir pazarlığın masası olabileceğini
gözardı ediyor. Erdoğan-Sarıgül ortaklığının izlerini Bomonti'de aramak
lazım)
"Sarıgül, İstanbul'da kazanabilir mi: Kazanır...
Ancak silah dayasanız adaylığını koymaz...
Çünkü o sadece
Şişli'deki 'dükkanın' açık kalmasının peşinde.
İstanbul'un trafiği en keşmekeş, havası en kirli, en fazla çarpık
kentleşmenin olduğu ilçesi hangisidir desem...
Ve en borçlu belediye hangisidir diye eklesem...
Ne cevap verirsiniz...
Ben tüm soruların
cevabını peşinen söyleyeyim: Şişli...
Peki nasıl oluyor
da Şişli'nin başkanı Sarıgül en başarılı belediye başkanı olarak
biliniyor?
Ve Şişli yetmiyor solun yeni umudu olarak pazarlanmaya çalışılıyor.
Kendi kendinize sordunuz mu?
Ben sordum...
Bu sorunun cevabı
Mustafa Sarıgül'ün PR'larla örülü yaşamında gizli.
Gelin o zaman birlikte 'solun son umudu' olarak pazarlanan Sarıgül'ün
gerçek hayat hikayesine bir uzanalım...
Mustafa Sarıgül 1956'da Erzincan'ın İliç İlçesi'ne bağlı Güngören
Köyü'nde dünyaya geldi. İlkokulu Güngören'de okudu. Ailesi birçok
Anadolu köylüsü gibi köyünde geçinemiyordu. İstanbul'un yolunu
tuttular. Babası Hakkı Bey'in elinde bir meslek yoktu.
MERKEZ Mahallesi, Yeniyol Sokak, 4 No'lu Park Apartmanı'nın apartman
görevlisi oldu.
Hakkı Sarıgül çocuklarını zor koşullarda da olsa okutmak istiyordu.
Mustafa, Şişli Ortaokulu'na kaydoldu. Ardından ise Zincirlikuyu Yapı
Meslek Lisesi'ne gitti. Dönemin bakanı Mustafa Üstündağ'ın başlattığı 3
aylık öğretmenlik kursunun ardından öğretmen olarak çıktı. Ancak tek
bir derse dahi girmedi. Onun gözü hep yükseklerdeydi.
İETT
SINAVINDA BİRİNCİ
MUSTAFA Sarıgül, önce Kağıthane Belediyesi'nde çalıştı. Ardından İETT
sınavlarına girdi. Sınavı birincilikle kazandı.
Siyasi rakipleri
Sarıgül'ün bu başarısını 'gülümseyerek' dinliyorlar. Onlara göre
Sarıgül, rüşvet vererek sınav cevap anahtarını ele geçirmişti. Yoksa
yazılıda 100 alırken neden sözlüde 58 alsındı?
NEYSE geçelim...
MUSTAFA Sarıgül, artık hayatının kurgusunu değiştirecek iki kurumla
neredeyse aynı zamanlarda tanışmıştı...
CHP ve belediye...
CHP gençlik kollarına üye olmuş ve belediyenin İETT'sinde çalışmaya
başlamıştı.
CHP'de kendisine örnek aldığı isim ise İstanbul milletvekili
Abdurrahman Köksaloğlu'ydu.
Köksaloğlu aslen Sivas Suşehri doğumluydu. O da Mustafa Sarıgül gibi
belediye meclis üyeliğinden gelmiş, 1973 seçimlerinde İstanbul
milletvekili seçilmişti. Mustafa Sarıgül, Köksaloğlu'nun evinden
çıkmıyordu.
'ÇOCUK
OLMAYACAK'
ABDURRAHMAN Bey'in iki kızı vardı: Hülya ve Aylin.
HÜLYA Köksaloğlu'nun kalbi delikti. Doktorlar fazla yaşamayacağını
söylemişlerdi. Eve gelip gidişleri sırasında Mustafa Sarıgül, Hülya'ya
ilgi duydu. Hülya da bu hastalıklarla örülü yaşamında bir kez olsun
gelinlik giymek istiyordu. Baba Köksaloğlu itiraz etti. Mustafa
Sarıgül'e güvenmiyordu. Fakat hasta kızının son isteğini geri
çeviremedi.
TEK bir şart koştu: 'Çocuk
yapmayacaksınız.'
ZATEN bunu doktorlar söylemişti: Hasta kalbi gebeliğe dayanamazdı.
MUSTAFA çocuk olmayacak sözü vererek evlilik iznini kopardı. Artık
İstanbul CHP'nin en önemli isminin damadıydı.
ANCAK tabii ki kayınpederine verdiği sözü tutmadı. Hülya Sarıgül hamile
kalmıştı. Mustafa'ya göre çocuk yapmak, Allah'ın bir 'emir'iydi. Emir'e
karşı çıkılmazdı. Doğan çocuklarına 'Abdurrahman Emir' ismini koydular.
DEĞİŞMEYEN
VEKİL
ABDURRAHMAN Köksaloğlu'nun Abide-i Hürriyet Caddesi'ndeki Pirelli
Lastik bayisinin de adı 'Oto Sivaslı'ydı.
Aynı zamanda otopark işletmeciliği ve taksi işletmeciliği de yapıyordu.
İki ülkücü militan akşam saatlerinde lastik bayisinin önüne geldi. Biri
kapıda gözcülük yaptı. Diğeri içeri daldı. Masasının başında çalışan
Abdurrahman Bey'e 2 el ateş etti. Her iki kurşun da kalbine saplanmıştı.
Abdurrahman Bey ayağa kalktı, zorlukla da olsa dükkanın depo bölümüne
kadar süründü. Orada yığıldı. Ameliyata alınan Abdurrahman Köksaloğlu
kurtarılamadı.
KÖKSALOĞLU'NUN ölümünden sonra dükkanda işleri toplamaya çalışan iki
kişi vardı.
Biri genç damat
Mustafa Sarıgül diğeri getir götür işlerine bakan Bayram Özata!..
(Bayram Özata
sonraki yıllarda değişmeyen Belediye Başkan Vekili oldu. Ayrıca Bayram
Bey'in ticarette de işleri rast gitti. Özata Şirketler Grubunu kurdu.
Sarıgül'ün siyasi rakipleri Abdurrahman Köksaloğlu'nun öldüğü gün çelik
para kasasının kaynak makinesiyle kesildiği iftirasını da attılar. Oysa
zaten Sarıgül'e yüklüce bir servet kalmıştı. Kaynak makinesine lüzum
yoktu.)
ABDURRAHMAN Köksaloğlu'nun cenazesinde tabutu dönemin İstanbul Belediye
Başkanı Aytekin Kotil'le birlikte omuzladı.
Artık yakınlaşma sırası Aytekin Kotil'e gelmişti.
BABASININ ölümünden bir yıl sonra... Hülya Sarıgül de yaşama veda etti.
BU arada Mustafa Sarıgül'ün siyasette yıldızı parlıyordu. 1987 genel
seçimlerinde ön seçimle girdiği seçimlerden parlamentonun en genç
milletvekili olarak çıktı.
MUSTAFA Sarıgül 1993'te Aytekin Kotil'in yeğeni Aylin Kotil'le evlendi.
SİYASETTE önünü
açan kişi ise Hüsamettin Özkan oldu. 1999 yerel
seçimlerinde aday gösterilmeyeceğini anlayınca DSP genel merkezine
gitmiş ve saatlerce beklemişti. Ağladığı konuşuluyordu. Sarıgül hırsına
yenik düşmüştü. Hüsamettin Bey gücünü gösterdi ve Sarıgül Şişli'den
belediye başkan adayı oldu.
TAM 15 yıldır bu görevde...
Şişli Belediye Başkanlığını yürütüyor. Ama onu asıl popüler kılan şeyin
başında cenaze işleri geliyordu. Ölü
evinin yasçısı düğün evinin tefçisi lakabı da buradan kaynaklanıyor.
Teşvikiye Camii'ndeki hiçbir cenazeyi kaçırmıyordu.
BİR de hemen hemen Anadolu'nun her yerinde Şişli Belediyesi'nin cenaze
arabasını görebilirsiniz.
Kim nereye nakil isterse şehir bölge önemli değil... Üzerinde Şişli
Belediyesi logolu cenaze arabası hizmetinizdedir.
MEDYAYLA ilişkileri de her zaman iyi oldu.
Mesela onu yere
göğe koyamayan birçok TV-gazetecinin program sponsoru milimetrik
İnşaattı. Milimetrik İnşaat, Emir Sarıgül'ün şirketiydi.
Bir diğer şirketinin ismi ise oldukça ironikti. Maritza... Maritza
Latince 'bitmeyen ortaklık' anlamına geliyordu.
Türkİye'nİn en
büyük 500 şirketinin 420'sinin genel müdürlükleri Şişli sınırları
içerisindeydi. Ve şirketinizin rahat edebilmesi için Şişli Belediyesi
ile 'iyi' ilişkiler kurmak zorundaydınız.
(Bir belgesel
hazırlıyorum. Adı 'İrtifada
Sessizlik'....
İmar Planı tadilleriyle yapılan büyük vurgunu ve medyanın büyük
suskunluğunu anlatıyorum)
Sarıgül'le 'iyi' ilişkiler kurulursa sorunsuz bir şekilde ticari
hayatınıza devam edebilirdiniz. Sarıgül'ün Şişli'deki en büyük
yaratıcılığı buydu.
'İYİ'
İLİŞKİ PEŞİNDE
ÖRNEĞİN...
İlaç sektörünün
tartışmasız 1 numarası olan bir holdingimiz yapacağı alışveriş merkezi
için izin almasının yeterli olacağını düşündü. Sarıgül'le 'iyi'
ilişkiler kurmadı. Sonuç tam bir felaket oldu.
İnşaat bitmiş, dükkanlar hazırlanmış ama istenen belediye izinleri bir
türlü çıkmıyordu. Sonunda canına tak eden holdingin patronu Ankara'nın
yolunu tuttu.
Sarıgül'ü Deniz Baykal'a şikayet edecekti.
Yine de kibar bir dille Sarıgül'ün gereksiz yere sorun çıkardığını
söyledi. Baykal Sarıgül'ü aradı. 'Beyefendi'ye
kanunlar çerçevesinde lütfen yardımcı ol' dedi.
Sarıgül kavga değil 'iyi'
ilişki peşindeydi. 'Efendim bir 'evrak' eksik kaldı
tamamlasınlar hemen ruhsatı vereceğim' dedi.
'Evrak' tamamlandı,
'iyi' ilişki kurulmuş oldu.
MUCİZEVİ yöntemlerle arsa yaratabiliyordu.
Feriköy'de yolu bir inşaat şirketine verdi. Evet evet yanlış
okumadınız. Bir inşaat şirketi Lalaşahin Caddesi üzerinde inşaata
başladı ve rezidans yaptı. Şimdi yol rezidansın etrafından dolaşıyor.
İnşaat şirketinin Sarıgül'le 'iyi ilişkiler' kurduğu biliniyordu.
SARIGÜL
İstanbul'u kazanır mı?
ANKETLERE bakacak olursanız şansı var.
Kazanabilir. Ancak bir şartla...
Başbakan Erdoğan'ın
müsaade ettiği ölçüde...
Çünkü Şişli
Belediyesi'nin İçişleri Bakanlığı'nda bekleyen dosyaları iş ciddiye
binince ortalığa dökülüverir.
Bunu da en iyi Mustafa Sarıgül biliyor.
O yüzden haftada
bir 'abla' dediği Emine Hanım'ı aramayı ihmal etmiyor, bir cenazede
karşılaştığı muhtemel rakibi Kadir Topbaş'ı arsız çocuk gibi sarılıp
yanağından öpüyor.
'Kadir Topbaş
varsa ben yarışta yokum'
diyor.
(Sarıgül'ün siyasi rakipleri Topbaş'ın çocuklarıyla Emir Sarıgül'ün
ortak iş yaptıklarını söylese de gerçekle ilişkisi yok bunun)
Ama elbette İstanbul Büyükşehir adaylığı için değil. Sadece Şişli'de
yerini koruyabilmek için.
HADİ ben de aynı
tahminde bulunayım. Sarıgül'e silah dayasanız da İstanbul'a aday
olmaz...
Olamaz...
ÇÜNKÜ o sadece Şişli'deki 'dükkanın' açık kalmasının peşinde.."
|