Küresel Şebekeler28 Ocak 2013 00:00

Yaşlı Kurt İshak Alaton'un Gazetecileri - Tevfik Diker

CHP’nin eski lideri Deniz Baykal’ı 1 Mart 2003’te TBMM’de tezkerenin reddedilmesinden birinci derecede sorumlu tutan ABD Büyükelçiliği idi.   Aradan iki yıl geçtikten sonra Mustafa Sarıgül’ün CHP Kurultayında Baykal’ın karşısına çıkarılmış olduğunu ancak sonuç alınamadığını sizlere hatırlatırım.   2003’te söz konusu tezkerenin reddedilmesinden kısa bir süre sonra ABD Büyükelçisi’nin Deniz Baykal için,   “Bu yaptığının bedelini muhakkak ödeyecek. Onun uzun bacakların kı...na sokacağız.” diye konuşmuş olduğunu biliyorum.


Yaşlı Kurt İshak Alaton'un Gazetecileri

Tevfik Diker - Eurovizyon

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

28.01.2013


(Açık İstihbarat : Tevfik Diker'in "Yaşlı Kurt'un Marifetleri" başlıklı yazısının başlığı daha açıklayıcı olması maksadı ile değiştirilmiştir)


20 Ekim 1991’de yapılan Milletvekili Genel Seçimleri’nden birinci ve ikinci parti çıkan DYP ve SHP koalisyon hükümeti kurmuşlardı.
  
Süleyman Demirel Başbakan, Erdal İnönü de Başbakan Yardımcısı idi.
 
Sağ-sol çatışmalarıyla yıllarını heba etmiş olan Türkiye’de DYP-SHP birlikteliği umut olarak görülüyordu.
 
Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam etmekte olan savaşın ileri boyutlara ulaşması, Azerilerin uğradığı katliamlar, DYP-SHP hükümetinin ilk aylarından itibaren sıcak gündem maddelerinden birisi idi.
 
Koalisyon hükümeti, Ermenistan kapılarını kapatma kararı almış, Azerbaycan lehine açık tavır koymuştu.
  
Yaşlı Kurt İshak Alaton ise Ermenistan kapısının açılması için Ankara’da hükümet üzerinde baskı kurmaya başladı.

Sonuç alamasa da baskısını sürdürdü.
 
O dönemde, isimleri bende saklı bazı bakanların Yaşlı Kurt’u refüze ettiklerini biliyorum.
  
İshak Alaton hükümet nezdinde arzu ettiği neticeyi alamayınca ne mi yaptı?

Dönemin ABD Ankara Büyükelçisi Richard Clark Barkley’i devreye soktu.
 
Yaşlı Kurt, ABD Büyükelçisi ile el ele vererek Ermenistan’ın menfaati için çalışıyordu.
  
Kamuoyunun hassasiyetlerini dikkate alan hükümet kararlıydı.

Ermenistan konusundaki kararını değiştirmedi.
  
RADİKAL’DEKİ GÖZDESİ
 
Aradan yıllar geçti…
 
Yaşlı Kurt İshak Alaton, kurucuları arasında yer aldığı TESEV’e 2015 yılı yaklaşırken Türkiye’nin Ermeni iddialarını tanıması için çalışma yapması yönünde “feryat figan” bir mektup yazdı.
 
Mektubu, Alaton’un medyadaki gözdelerinden Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can köşesine taşıdı.
  
14 Ocak 2012 tarihli yazısında,
 
Bulgaristan Parlamentosunun eski rejim döneminde ülkedeki Türklere yönelik asimilasyon politikası ile ilgili yayınladığı bir bildiriye dikkat çeken Eyüp Can,
  
“Buradan hareketle TBMM’nin Ermeni iddialarını kabul etmesi gerektiğini” savundu.
 
YAŞLI KURT TİYATROSU
 
Eyüp Can’ın bu yazısının ardından Yaşlı Kurt İshak Alaton da, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte kurucularından olduğu TESEV Yönetim Kurulu üyelerine bir mektup yazarak Ermeni iddialarının Türkiye’de kabul edilmesi için lobi yapılmasını istedi.
 
Alaton, mektubunda

“Ayıp oluyor artık. Geçmişi ile yüzleşmekten korkan, büyümemiş, güdük kalmış çocuklar gibi davranmaktan ben yoruldum.
 
Doksan yıl boyunca sayısız günahlar işledik.

İskeletleri dolaplara yığıp kapılarını kilitledik…
 
24 Nisan 2015’e doğru yol alırken alışılagelmiş inkâr politikamıza devam edip kaçacak delik aramaktansa farklı davranalım”

diyordu.
 
***
 
Radikal de aynen Taraf gibi Yaşlı Kurt’un nüfuzu altındaki gazetelerden birisidir.
 
Yaşlı Kurt’un Radikal paslaşmaları ihtiyaç hasıl olduğunda bakın nasıl işler?
 
İshak Alaton, has adamı Eyüp Can’a önce pas atar sonra Can ilgili konuyu gazetesinde işler, ardından Alaton sanki Eyüp Can’ın yazısından ilham almış gibi mesajlarını dolaşıma sokar.
  
Ben buna kısaca ‘Yaşlı Kurt Tiyatrosu’ diyorum.

‘LÜZUMLU’ YAZARLAR
 
İshak Alaton, Yeni Şafak’ta yayınlanan röportajda, 28 Şubat soruşturmasının genişlemesine karşı olduğunu beyan etmiştir.
  
28 Şubat soruşturması başladıktan sonra medyada “Yaşlı Kurt” övgüleri tavan yapmıştır.
 
Ruşen Çakır’dan Rıza Zelyut’a, Doğan Akın’dan Melih Arat’a kadar birçok yazar yaptıkları İshak Alaton güzellemeleriyle dikkat çekmiştir.
 
Melih Arat, Yaşlı Kurt’u “Örnek insan İshak Alaton” diye lanse etmiştir. (Zaman, 4 Kasım 2012)
 
Yine Zaman’dan Turhan Bozkurt’un İshak Alaton’la röportajlarını biliyoruz.
 
Bu röportajlar Sky Türk Televizyonu’nda da adeta “sütten çıkmış ak kaşık” misali bir sunumla devam etmiştir.
  
“Aydın Doğan’ın gözdesi” Nagehan Alçı’nın İshak Alaton güzellemeleri ise sadece son döneme değil Akşam’da röportajlar yaptığı dönemlerden başlamıştı.  
 
Medyada İshak Alaton’un reklamını en fazla yapan gazeteci Zaman kökenli isimlerden Mehmet Gündem’dir.
  
Geçen yıl Alaton’la ilgili iki kitabı birden yayınlandı.

Kitapların ilkinin adı “Lüzumlu Adam”, ikincisi de ‘Lüzumsuz Adam’dır.
 
İlk kitapta İshak Alaton “Masonluğum uykuda” diyordu.
  
Yaşlı Kurt’un geçen yıl bir başka ‘tiyatro’ olan kendisini TÜSİAD’tan soyutlamaya çabalayan demeçlerini de hatırladığımda, aklıma

“Acaba bütün bu cambazlıklar 28 Şubat soruşturmasından kurtulmak için mi?”

sorusu takılıyor.
  
İkinci kitabı Lüzumsuz Adam’ın 72. Sayfasında ise İshak Alaton’un bağımlı bir ülke olmayı öven ifadeleri yer alıyor:
 
“Bağımsız gözüküp de küçülüp fakirleşmektense bağımlılıkla büyümek zenginleşmek dünyaya açık özgür insan olarak yaşamak daha iyi.” 
 
Ben de bunun üzerine,
 
İshak Alaton’un yıllarca önde gelen bir parçası olduğu egemen güçlerin veya statükonun…
 
Türkiye’ye sistemli bir bağımlılık ilişkisi içinde ekonomik krizlerle, para operasyonlarıyla, banka hortumlamalarıyla, IMF ile darbelerle, muhtıralarla, faili meçhullerle, provokasyonlarla, toplumsal kutuplaşmalarla nasıl da kan kusturduğunu gözlerimin önüne getiriyorum.
  
YAŞLI KURT, BAYKAL İÇİN NE DEMİŞTİ?
 
Geçen yıl “Yerli oto hayalinizi çöpe atın, böyle hayallerle uğraşmayı bırakın” diyen de Yaşlı Kurt’tur.
 
***
  
İshak Alaton CHP üzerinde de etkili bir isimdir.
 
“CHP’ye en büyük kötülüğü Deniz Baykal yaptı” demişti.
 
Bu sözleri kendisini ziyaret eden Zaman yazarı Şahin Alpay’a söylemiştir. (27 Mayıs 2010)

Bu tarih, Deniz Baykal’a kaset operasyonunun yapılmasından üç hafta sonrasına, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına getirilmesinden de birkaç gün sonraya rastlıyor.
 
Baykal CHP’nin Genel Başkanı iken,Rand Corporation’ın Avrupa Masası Şefi Stephan Larrabee “CHP’nin üst yönetimi değişmelidir” demişti!

CHP’nin eski lideri Deniz Baykal’ı 1 Mart 2003’te TBMM’de tezkerenin reddedilmesinden birinci derecede sorumlu tutan ABD Büyükelçiliği idi.
 
Aradan iki yıl geçtikten sonra Mustafa Sarıgül’ün CHP Kurultayında Baykal’ın karşısına çıkarılmış olduğunu ancak sonuç alınamadığını sizlere hatırlatırım.
 
2003’te söz konusu tezkerenin reddedilmesinden kısa bir süre sonra ABD Büyükelçisi’nin Deniz Baykal için,
 
Bu yaptığının bedelini muhakkak ödeyecek. Onun uzun bacakların kı...na sokacağız. diye konuşmuş olduğunu biliyorum.
 
 
Geçtiğimiz yıl ABD Büyükelçiliğinde CHP milletvekili Şafak Pavey için düzenlenen bir resepsiyonda Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasıl el üstüne tutulduğunu hep birlikte gördük.
 
O resepsiyona Hikmet Çetin de katılmıştı,
 
Ayrıca, Yaşlı Kurt’un kızı Leyla Alaton da davetliler arasındaydı.
 
Şafak Pavey’in annesi Ayşe Önal da İshak Alaton’un üzerine titrediği gazeteciler arasındadır.
 
Yaşlı Kurt’un, Radikal yazarlarına ilgisi, adeta ‘el bebek gül bebek büyüttüğü’ Eyüp Can’la sınırlı değildir.
 
 
Tarhan Erdem, Oral Çalışlar, Cengiz Çandar ve Cüneyt Özdemir’i de çok sever!



Açık İstihbarat @ 2013