Siyaset28 Ocak 2013 00:00
Fetullah Şebekesinin Irak'taki Bölücü Misyonu
Ruşen Çakır'ın Fetullah şebekesinin Irak'takı adamı ile yaptığı aşağıdaki röportaj; bu şebekenin hedef coğrafyalardaki ayrışmalarda nasıl bir taraf konumuna geldiğini açıkca ortaya koyuyor. Irak'ı bölen küresel süreçte, "Allah rızası" için zor şartlarda "eğitim faaliyetleri" yürütenlerin, aynı zamanda ABD'nin de rızasını almasının tesadüf olmadığı bir kez daha ortaya çıkıyor. Şebeke küresel misyonunu sürdürüyor. escitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenaarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cena
|
Ruşen Çakır'ın Fetullah şebekesinin Irak'takı adamı ile yaptığı aşağıdaki röportaj; bu şebekenin hedef coğrafyalardaki ayrışmalarda nasıl bir taraf konumuna geldiğini açıkca ortaya koyuyor. Irak'ı bölen küresel süreçte, "Allah rızası" için zor şartlarda "eğitim faaliyetleri" yürütenlerin, aynı zamanda ABD'nin de rızasını almasının tesadüf olmadığı bir kez daha ortaya çıkıyor. Şebeke küresel misyonunu sürdürüyor. Açık İstihbarat ----------------------- Ruşen Çakır'ın Röportajı ------------------------------- Eger Irak Kurdistani’ndaki bir Turk ve Turkiye realitesi varsa ki var, bunda Fethullah Gulen cemaatinin bolgede 20 yila yakin bir suredir yuruttugu faaliyetlerin rolu son derece onemli. Olaganustu elversisiz kosullara ragmen 1994’te Erbil’de ilk okulunu, IsIk Koleji’ni acan cemaatin bugun Kurdistan’da toplam 18 okulu var ki bunlardan biri, ilk ogrencilerini 2008’de almaya baslayan IsIk Universitesi. (Irak’in guneyindeyse 12 okul var) Yazi dizimiz icin cemaat okullarini ziyaret etmeyi zaten dusunuyorduk ama bu kadar kolay olacagini bilmiyorduk. Cunku Erbil ucaginda universitenin onde gelen isimleriyle karsilastik. Sabah okullarin koordinasyonunu yuruten Fezalar sirketinin medya sorumlusu Ozgur Kucuk, Dewran Radyo’nun genel muduru Bunyamin Sen’le otelimize geldiler ve o andan itibaren cemaatin Irak Kurdistani’ndaki tum kurumlarinin kapisi bize acildi. 20 yil sonra gelen ziyaret Hatirladigim kadariyla bundan en az 20 yil once yurtdisindaki okullari gezip roportajlar yapmak icin Gulen cemaatine basvurmus, olumlu cevap alamamistim. Benim basvurumdan bir sure sonra cemaat once Orta Asya’daki, sonra diger bolgelerdeki okullara yonelik cok sayida gazeteciyi kapsayan organize turlar duzenledi. Bunlardan hicbirine cagrilmadim, cagrilsaydim da gitmeyi dusunmedim. Yillar sonra Londra’daki Fethullah Gulen Sempozyumu’nu izlerken, gazeteciler kentteki bir okulu ziyaret etmeye gittiginde de kendilerine katilmadim. Cunku cemaatin yurtdisindaki egitim faaliyetlerini, tabii ki kendilerinin de rizasiyla, ama kendi basima, kendi imkanlarimla izlemeyi tercih ettim. Nihayet 20 yil sonra, hem de Irak Kurdistani’nda Gulen hareketinin okullarini inceleme imkanini yakaladim. Aslinda anlatacak fazla bir sey yok. Dunyanin dort bir yaninda Gulen okullarinin cok ragbet gordugunu, ust orta siniflarin ve devlet yoneticilerinin cocuklarini bu okullara yolladigini zaten duymustuk, ayni sey burada da gecerli. Ogrenciler kendi dillerine ek olarak Ingilizce ve Turkce (Zaten Kurtlerde Turkce bilenlerin sayisi sasirtici derecede yuksek. Son donemde iyice artan iliskiler nedeniyle Turkce bilmek Kurt gencleri icin daha cazip hale gelmis) ogrenebiliyorlar. Bu okullardan mezun olanlarin cogu en iyi universitelere, bolumlere gitme imkanina kavusuyor. Gulen hareketi Irak Kurdistani’nda sadece egitimle ilgilenmiyor. Ornegin daha once de yazdigimiz gibi Turkce, Kurtce, Arapca muzik yapan ve epey populer olan Dewran Radyo var ve bir televizyon kanali da yolda. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfi’nin uc yil once Erbil’de bir Abant Toplantisi duzenleyip Turkiye ve Kurdistanli aydinlari bir araya getirdigini de biliyoruz. Irak Kurdistani’nda Gulen hareketi icinde yer alan kisilerle konustugunuzda cok sasiriyorsunuz. Hareketin bulundugu ulkelerin yonetimleriyle sorun yasamama ilkesini biliyordum ama burada gorustugum kisilerin Kurt sorununa, sadece Bolgesel Yonetim’le sorun yasama kaygisinin da otesinde ozgurlukcu bir perspektiften baktiklarini gozledim. Umarim onlarin Kurt sorununa yaklasimi ozel olarak Gulen cemaatinde, genel olarak muhafazakar camiada da benimsenir. Barzani senin PKK’nla niye savassin? Irak Kurdistani’ndaki Gulen hareketinin hizmetlerini 8 yildir Talip Büyük koordine ediyor. Aslen Trabzon Oflu olan Buyuk’le kapsamli bir soylesi gerceklestirdik. “Barzani PKK ile savaşsın” beklentilerine Buyuk, “Turkiye’nin selameti icin benim gibi dusunmeyen Kurtlerle savasiyorum’ nasil desin? Burada da bir kamuoyu var” diyor. - Ilk okul 1994’te Erbil’de acilmis. O tarihlerde burada olaganustu zor kosullar olmasina ragmen neden okul acma yoluna gidildi? Haklisiniz, o tarihlerde arkadaslarimiza “Herkes burdan kacarken niye buraya geliyorsunuz? Deli misiniz?” diye sormuslar. Fakat biz Turkiye’deki okul tecrubesini dunyaya tasimak istiyorduk. Onceligimiz Orta Asya’yaydi ama burasi da Turkiye’ye cok yakin oldugu icin secildi. Savas bolgesi diye okul acmamaya kalkacak olsak, dunyada sakin yer bulmak zaten zordu, ya Amerika’ya ya da Avrupa’ya gidebilirdik sadece. Kistas, bir bolgenin egitime ihtiyaci olup olmamasiydi. - Burasi Ankara’nin gozunde bir nevi dusmandi... Evet, Habur’dan cikip Turkiye’nin de, Irak’in da tanimadigi bir yere gidiyordunuz. Bir topraga basiyorsunu ama resmi olarak dunyada degilsin. O donemde gercekten cok sIkinti yasandi burda. Mesela bir arkadasimiz yurtdisindan askerligini uzatacak, “Biz oyle bir yeri tanimiyoruz” diyorlar. Ama sen tanisan da tanimasan da var iste. - Turk devleti okullara nasil bakiyordu? O donemde buralarda bir Ozel Kuvvetler, bir MIT, bir de devletin tanidigi Irak Turkmen Cephesi vardi. Basta biraz onyargili baktilar tabii. Kurt yonetimi “Bunlar MIT galiba” diye bakarken MIT de o donemin yaklasimina uygun olarak “Bunlar irticaci” diyordu. Fakat bu bakis uzun surmedi. Baska kimse yok, askerimiz ve biz variz. Ister istemez birbirimize bakiyoruz. Birbirimizle alakali goruslerimiz, tanidiktan sonra mutlaka degismistir. Sizin insanlarinizin Irak Kurtlerine yonelik onyargilari yok muydu? Buyuk : Tabii ki “Bunlara bu kadar hizmet fazla” diyenler cikmistir ama biz bir hizmet gotururken insanin dinine, etnik kimligine bakmayiz ve karsiliginda da bir sey beklemeyiz. Mesela 8 senedir burdayim ama istedigim zaman valizimi alip gidebilirim. Boyle diyorsunuz ama toplumun bir kesimi “Beklentisi olmadan oralara niye gitsin ki!” demeye devam edecektir. Olabilir ama samimi soyleye-yim, hicbir beklentim yok. Ileriye yonelik mutlaka hayallerim vardir: Buradaki insanlar iyi yetisip iyi bir noktaya gelir ve Turkiye ile iyi iliskiler gelistirir... Ama hicbir zaman biri digerine egemenlik kursun istemeyiz. - Buradaki okullarda gorev yapan arakadaslarinizla, mesela Orta Asya okullarindaki arkadaslarinizin Kurt sorunu ve Irak Kurdistani’na bakisi ayni mi? Mesela ben buraya gelmeden once Diyarbakir’a sadece bir kere gitmistim. Diyarbakir’dan otesini Turkiye olarak da hicbir zaman algilamamistim. “Mardin’e gidilir mi?” diyordum. Hele Hakkari, Sirnak, hic aklimda yoktu. Medyadan ediniyoruz buralarla ilgili fikirlerimizi. Gecenlerde cok yakin bir arkadasim gelmisti ziyarete. Bana soyle anlatti: “Buraya gelirken havaalaninda dostlarim ‘Sen de Kurdistan’a gidiyorsun’ dediklerinde tuylerim diken diken olmustu. Korka korka geldim. Bu kadar guzel insanlari gordukten sonra ‘Yasasin Kurdistan’ bile derim.” Yani Kurtlere ve Kurdistan’a bakis algisi, biraz gorerek, yasayarak degisiyor. - Bu alginin en temel nedenlerinden biri de PKK. Siz bu sorunu kafanizda nasil cozdunuz? “Burada is yapiyorum ama bunlar da teroristi barindiriyor” demediniz mi? Teroristi barindirdiklarini hic gormedim. Bu algi cok yaygin ama “Barzani neden bunlari Kandil’den atmiyor?” sorusu abartili. Cunku Barzani zamaninda Turk ordusuyla birlikte PKK’ya karsi savasti ama atamadi, bugun kendi basina nasil atsin? Simdi Turkiye’de genis bir kesim Barzani’nin PKK ile savasmasini bekliyor. Barzani senin PKK’nla niye savassin? O da bir lider, onun da sirtini dayadigi bir halk var. “Ben Turkiye’nin selameti icin benim gibi dusunmeyen Kurtlerle savasiyorum” nasil desin? Burada da bir kamuoyu var. - Guneydogu’da PKK’nin hareketinizin faaliyetlerine karsi tavir aldigini biliyoruz, burda da benzer tacizler oldu mu? Hic olmadi. Burada belli bir huzur ortami var onlarin da yararlandigi, belki kendisinin dagdaki huzuru da bozulabilir diye bunu bozmak istemiyorlardir. Biz buranin insanlarina egitim veriyoruz ve buradaki en ust duzey yetkililerin cocuklari bizim okullarimizi seciyor. Guneydogu’da PKK’nin halka, genclere donuk bazi calismalari oldugu icin bir tur hoslasmama olabilir. Mesela siz genci alip egitip universiteye gonderiyorsunuz. O da genci alip egitip belki de daga gonderiyor. Orda bir catisma olabilir belki ama burda boyle bir karsi karsiya gelme olmuyor. - Sizin Irak’in guneyinde de okullariniz var. Kurtlerle Araplari karsilastirabilir misiniz? Irak’ta kendi topragi, bayragi icin olebilecek bir kitle varsa bunlar Kurtlerdir. Turkiye’nin bir donem sadece Bagdat’i muhatap alip Kurdistan’i baypas etmesi ne kadar yanlis idiyse, simdi de Bagdat’i yoksaymasi o kadar yanlis. Belki Turkiye soylem olarak Irak’in toprak butunlugunu savunuyor ama eylem olarak Irak’in bolunme ivmesini artiracak bir cizgi izliyor. - Siz bolunmeyi mukadder olarak goruyor musunuz? Bolunur bolunmez, ama buradaki insanlarin mureffeh bir hayat surmeleri icin bolunme daha iyi olacaksa hayirli olsun derim. Tabii ki bolunerek degil birlikte kalarak daha guclu olmalari daha fazla tercih edilir ama baglar cok zedelenmis durumda. Mesela biz bugun Bagdat’i yok sayiyoruz. Peki Bagdat bunun acisini senden cikaramayinca kimden cikariyor? Tabii ki kuzeyden. Kuzey’e vurdukca o da sirtini daha fazla Turkiye’ye dayiyor. - Irak’ta bagimsiz bir Kurt devletinin Turkiye’de de benzer bir gelismeyi tetikleyecegini dusunenler var. Mutlaka etkisi olur ama once sen bir kendi Kurt problemini coz. “Orda Kurtler mureffeh bir hayat surerse beni kotu etkiler” demek yerine sen de kendi Kurtlerine mureffeh bir hayat sun. Aslinda cok zor sorunlar da degil onumuzde olan. Insanlar kendi dillerini, kulturlerini surdurmek istiyor. Bunlar rahatlikla gerceklestirilir. - Son cozum surecini nasil degerlendiriyorsunuz? Insallah basarili olur diye dua ediyorum. Basta Habur sureci gibi sekteye ugratilacak diye cok korkuyordum fakat iki sinavi da, yani Paris’teki o provokasyonu ve onlarin cenazesini olumlu atlattik. Insallah olumluya dogru gider. Bu problemin bir sekilde cozulmesi lazim. - Trabzonlusunuz. Trabzon’da bir kahvede “Ben yillarca Irak Kurdistani’nda calistim” deseniz ne olur? Soyle bir ters bakiyorlar. Kullanmam gerektigi zaman “Kuzey Irak” demiyor “Irak Kurdistani” diyorum ama illa icinde “Kurdistan” gecen cumle kurayim da demiyorum. Buranin bir ismi var, bunu boyle kabul etmek lazim. PKK yuzunden belli bir urkeklik olusmus. Bu insanlarin kutsal bir deger olarak gordukleri bir bayraklari var. Senin icin bir bez parcasi olabilir, ama bu insan icin kutsalsa saygi gostermek gerekir.
|
||||