Fransız İstihbarat ve MOSSAD - Arzu Erdoğral
Ancak saldiridan sonra her ne hikmetse ortada hicbir kamera goruntusu yoktu. Bircogu bozulmustu. Ve Cansiz gecmiste olan bazi ic kavgalara ragmen Imrali ile yapilan gorusmelerde Ocalan'i destekliyordu. Oyle ki Cansiz, Oslo surecinde de rol oynayarak toplantilara katilmisti. Bu durumdan haberdar olan ve aslinda sureci desteklemeyen Paris Kurt Enstitusu Baskani Kendal Nezan'in ise Fransiz Istihbarati ve MOSSAD ile baglantisi oldugu one suruldu. Turk basini BDP Genel Baskani Selahattin Demirtas'in aciklamalari uzerinde geregi gibi durmasa da Demirtas'in da cinayetlerle ilgili Fransiz istihbaratini suclamasi oldukca dikkat cekiciydi. Ona gore de saldirinin asil hedefi Ocalan ve baris sureciydi!
|
(Açık İstihbarat: Paris infazı ile ilgilli bu yazıyı, Ergün Diler'in Kozmik Dosya Kayıp yazısı ile birlikte okumanızı tavsiye ediyoruz) Terorun cozumune yonelik Imrali ile muzakerelerin basladigi ve yeni bir surece girildigi su gunlerde PKK'li uc kadin Sakine Cansiz, Fidan Dogan ve Leyla Soylemez Fransa'da bir suikast sonucu olduruldu. Konu gunlerdir kamuoyunun da gundeminde. Cinayetin kimler tarafindan islendigi konusu 'Orgut ici infaz, Turk Derin Devleti ve ozellikle Suriye ile Iran' ozelinde tartisiliyor. Olayin ilk duyuldugu dakikalardan itibaren isaret edilen bu hedeflerin hicbiri kar zarar iliskisi ve olayin profesyonelligi dusunuldugunde akla yatkin degildi. Neticede cinayetleri isledigi iddia edilen ulkeler var olan kriz ortamina bile bile PKK'yi dahil etmezdi. Hele ki bu ulkelerin PKK'yi zaman zaman kullandigi iddialarini ortaya atanlarin, bu suikastlari da o ulkelerin isledigini dillendirilmesi abesle istigal bir durumdu. Muhakkak ki bendenizi bu kaniya ve tetikcilerin baska gucler oldugunu dusunmeye iten bazi soru isaretleri vardi! Iddiaya gore Paris'te oldurulen 3 kadin Fransiz Dis Istihbarat Servisi DGSE tarafindan takip ediliyordu. 'Orgutun Avrupa'daki kasasi' olarak bilinen Sakine Cansiz'in evi de kamera ile izleniyordu. Ancak saldiridan sonra her ne hikmetse ortada hicbir kamera goruntusu yoktu. Bircogu bozulmustu. Ve Cansiz gecmiste olan bazi ic kavgalara ragmen Imrali ile yapilan gorusmelerde Ocalan'i destekliyordu. Oyle ki Cansiz, Oslo surecinde de rol oynayarak toplantilara katilmisti. Bu durumdan haberdar olan ve aslinda sureci desteklemeyen Paris Kurt Enstitusu Baskani Kendal Nezan'in ise Fransiz Istihbarati ve MOSSAD ile baglantisi oldugu one suruldu. Turk basini BDP Genel Baskani Selahattin Demirtas'in aciklamalari uzerinde geregi gibi durmasa da Demirtas'in da cinayetlerle ilgili Fransiz istihbaratini suclamasi oldukca dikkat cekiciydi. Ona gore de saldirinin asil hedefi Ocalan ve baris sureciydi! Oyle ya tipki Almanya ve Belcika gibi Fransa'da PKK'ya destek veren ve uyelerini yakindan takip eden ulkeler arasinda yer aliyor. Yani cinayetlerin Fransiz Istihbaratinin bilgisi disinda gerceklesmesi akla yatkin gelmiyor. Saldirinin iceriden baris surecini istemeyen PKK'lilarin isbirligi ile gerceklestirildigi ihtimali dogru kabul edilse bile, ortaya atilan bu iddia orgut elebaslarinin butunu icin degil bazi isimlerin adinin karisma olasiligi seklinde hayat bulabilir. Gelelim asil soruya... Bir onceki yazida dikkat cektigimiz gibi terorun cozumunde Avrupa ayagi oldukca onemliyse ve Avrupa orgutlenmesinde burada one cikan isimler Ocalan'a ve baslatilan yeni surece destek veriyorsa, gerceklestirilen infaz kime yarar saglar? Hem surece destek veren isimler basta Sakine Cansiz olmak uzere ortadan kalkacak hem de surec zarara ugratilacak! Cikarlari dogrultusunda Avrupa ulkeleri ile birlikte PKK'ya destek verenlerin basinda Israil ve dolayli yoldan ABD var. ABD'nin Israil'den bagimsiz olarak Ortadogu'da yeni kurulan dengeleri hesaba katarak Imrali ile yurutulen surece destek verdigini varsayarsak, daha once de oldugu gibi Israil'e bekle demesi mumkun mu? Diyelim ki mumkun, Israil dinler mi? Dinlemez! ABD Baskanlik secimlerinde benzer bir durumu gormustuk. ABD'deki Yahudi lobileri desteklemeseydi, Israil hukumeti Obama'yi Iran'a saldiri konusunda biraz sabir telkinlerinden dolayi aforoz etmekten bir dakika geri durmayacakti. PKK'nin en cok kimler tarafindan taseron orgut olarak kullanildigi ile ilgili yakin gecmisten bir olayi hatirladigimizda, Mavi Marmara saldirisi oldugu dakikalarda Iskenderun'da 7 askerin sehit edilmesi ve gerceklestirilen profesyonel saldirida Israil'in adinin ne sekilde gectigi herkesin malumu. Hal boyle olunca ve PKK kartini elinde bulundurmak isteyen ulkelerin kimler olabilecegine baktigimizda adres yine bizlere bugunde ayni ulkeleri gosteriyor. Profesyonel bir suikast ve iyi secilmis bir hedef! Basbakan Erdogan'in Afrika gezisinden donerken, PKK'lilarin silahlarini birakarak ulkeyi terk etmeleri halinde guvenligin saglanacagi aciklamasi.. Ve bu aciklama sonrasi verilen cevap: Avrupa ve herhangi bir baska ulke bu durumda sizin icin guvenli degil! Aklima birden birkac yil once Siyonist rejim Israil Cumhurbaskani Simon Perez'in bir itirafi geldi. Perez, Fransa ile Israil arasinda nukleer alanda cok onemli isbirligi yapildigini anlatmis ve tek cumleyle iki ulke arasindaki iliskiye son noktayi koymustu: Israil'in dogmasina yardim eden Fransa'ya tesekkur ederim! Yine birkac yil once Israil'in kurulusunun 60. yili nedeniyle duzenlenen etkinliklere Almanya Basbakani Angela Merkel'in de katildigi ve Israil'in en buyuk destekcilerinden birinin Almanya oldugunu belirttigi de unutulmazlar arasinda. Gecmisleri dusunuldugunde hayli ilginc gelmisti herkese bu aciklama! Fransa Gizli Servisi ile Israil Gizli Servisi'nin ortaklasa Turk hackerlerinin pesine dustugu de birkac yil oncesinin haberlerinden. Ve MOSSAD'in dunyadaki bircok gizli orgutle ortaklasa calistigi! Aslinda Fransa ve Israil cok uzun yillardir cok iyi iki dost. Yine gecen yil ilginc bir olayin basrolunde Fransa ve Israil'in olmasini da hatirlamamak mumkun degil. Fransa'da 3'u asker olmak uzere 7 kisiyi oldurmekle suclanan Cezayir asilli Fransiz vatandasi Muhammed Merah'in Fransiz Istihbarat Servisine calistigi iddiasi soku uzun sure Fransiz kamuoyunun gundemindeydi. Istihbaratin eski Baskani Yves Bonnet, operasyon sirasinda yasananlarin supheli olduguna dikkat cekerek, Merah'in Fransiz Ic Istihbarat Kurumu DCRI'ye muhbirlik yaptigini savunmustu. Istihbaratin yeni baskaniysa iddiayi yalanlamisti. Ote yandan, Italyan gazetesi II Foglio, Merah'in Fransiz Istihbaratinin izniyle Israil'e gittigini yazmisti. Merah Turkiye'de dahil bir cok Islam ulkesine ziyaretini ise muhbir olarak calistigi Fransiz Ic Istihbarati DCRI'nin korumasi altinda gerceklestirmis.; Kimin emriyle ve ne amacla bu cinayetleri isledigi belli olmayan bu kisi direk Fransa'daki bazi istihbaratcilarin soyledigi gibi bir radikal degil hem Fransa hem de Israil Gizli Servisine calisan biriydi. Merah nerede, ne gorevler icin kullanildi ve sonra nicin olduruldu bu da bilinmez ama Fransa eski Cumhurbaskani Sarkozy'nin ic ve dis istihbarati tek cati altinda toplayan DST'nin yerine ic istihbarat icin DCRI ve dis istihbarat icin DGSE'yi kurup basina da kendine cok yakin isimleri getirmesi o gunlerde oldukca elestirilmisti. Aslinda Fransa Cumhurbaskani Francois Hollande'nin de oldurulen 3 kadindan biri olan Fidan Dogan'i kastederek kadinlardan birini taniyorum demesi telastan baska bir sey degildi. Baris surecini destekleyen BDP Genel Baskani Selahattin Demirtas'in 'Bu olay Fransa'nin Roboski'sidir' demesini de bu endise cercevesinde okumak gerekir. Zor bir surec ancak daha oncede belirttigimiz gibi bir farkla bu kez Imrali ve BDP sureci destekliyor. Bu yeterli mi? Onemli ama yeterli degil. Turk basininin Israil kalemsorlerine oldukca dikkat edilmesi gerekiyor. Terorun sona ermesinde bolge ulkelerini karsimiza almak degil destegini saglamak yararimiza olacaktir. Olasi yeni provokasyonlarin merkezine yonelik kamuoyunu yonlendirmeye calisan basinin aklini degil sagduyuyu devreye sokmak belli ki hepimizin hayrina olacak.
|
||||