Dış Politika29 Kasım 2012 00:00
"Patriot" Yurtseverliği - Nazif Ekzen
Kisa bir sure sonra, 27 Ekim 1962’de Kruscev, Kennedy’e gonderdigi mektupta, ABD’nin Turkiye’deki fuzeleri sokmesi halinde, SSCB’nin de Kuba’dakileri sokecegini, Turkiye’nin toprak butunlugune ve bagimsizligina saygi gosterecegini, icislerine karismayacagini ve isgal etmeyecegini belirtti. Kuba’daki fuzelerin sokulmesinin karsiligi olarak ABD’nin de ayni guvenceleri Kuba icin vermesi gerektigini ekledi. Türkiye’nin güvenligi feda ediliyor levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetes
|
Komsularina
yonelik, “sifir sorun” soylemleri ile yola cikmis bir siyasi iktidar,
simdi sinirlarini bu komsulara karsi koruyabilmek icin
“yurtseverlerden” yardim istiyor.
Ancak bu yurtseverler yerli yurtseverler degil, disaridan gelen, yabanci yurtseverler. Onlara “patriot” deniyor. Turkiye’nin en uzun kara sinira sahip oldugu Dogu ve Guneydogu Anadolu sinirina yerlestirilecek. Henuz tam yerini bilmiyoruz. Jupiterler’den Patriotlar’a
Jupiter, tanrilarin
tanrisi ve Olimpos tanrilarinin en guclusudur. Romalilar’in bastanri
Zeus’a verdikleri ad ve mutlak kudretli tanrisidir. Ayni zamanda,
1960’li yillarda, ABD’nin o tarihlerdeki en uzun menzilli ve nukleer
baslik tasiyabilen fuzelerine verdigi isimdir. 1962 yili Kasim ayinda
Turkiye’yi Sovyetler Birligi’nin acik hedefi haline getiren,
Turkiye’deki ABD uslerine yerlestirilmis nukleer basliklara sahip
fuzelerin adidir.
Tarihe “Kuba-Turkiye Krizi” olarak gecen krizin ana nedenini olusturan fuzelerdir. Tesaduf mudur bilinmez,
ancak tam elli yil sonra, ayni Kasim ayi gunlerinde, bu kez ABD’nin
“Jupiterler’i” yerine, NATO’nun “Patriotlar’i” Turkiye’nin guvenligini
sinir komsulari karsisinda tartisilir hale getirmektedir.
Basta Rusya olmak uzere, Suriye ve Iran, NATO tarafindan onumuzdeki gunlerde Turkiye’ye yerlestirilecek olan bu yabanci yurtseverlerin -patriotlarin- bolgenin guvenligini tehdit ettigi uyarsinin yapmaktadirlar. İncirlik’ten kalkan U-2
1960 yilinin Mayis ayi
baslarinda,Turkiye’de sokaklarin hareketli oldugu, 27 Mayis oncesi
gunlerde, Adana Incirlik ABD ussunden kalkan bir U-2 casus ucagi
Sovyetler Birligi uzerinde dusuruldu.
Sovyetler Birligi sinirlari icinde cektigi butun askeri fotograflar dusen ucaktan ele gecirildi. Ele gecirilen fotograflar dunyaya aciklandi. Incirlik’ten kalkan ucak Sovyetler Birligi’ndeki askeri uslerin ve fuze uslerinin fotograflarinin cekmisti. Incirlik’ten kalkan ucaktan Turkiye’nin haberi yoktu. Kuba-Türkiye füzeler krizi
1959
yilinin Ekim ayinda Turkiye ABD ile, Izmir’de, Cigli ABD ussu
etrafindaki bes tesise 15 adet nukleer baslik tasiyan Jupiter fuzesi
yerlestirmek icin anlasti. Fuzelerin kullanilabilir hale getirilmesi
1962 Nisan ayinda tamamlanmisti. Komuta ABD’de idi.
Dunyayi 1962 yilinda
nukleer savasin esigine getiren Kuba-Turkiye fuzeler krizi bu anlasma
sonrasinda basladi. SSCB; kendi sinirlarina bu kadar yakin bir bolgeye
yerlestirilen bu fuzelerden cok rahatsiz olmustu. Ayni sekilde SSCB de
ABD sinirlarina yakin bir bolgeye nukleer baslikli fuzeler
yerlestirmekte gecikmedi.
Füzeler Küba’da
Fidel Castro, ABD’nin
basarisizlikla sonuclanan Domuzlar Korfezi Cikartmasi sonrasinda Sovyet
fuzelerinin kendi ulkesine yerlestirilmesine izin vermisti. Bu
fuzelerin yerlestirilmesi islemine baslanmisti. F.Castro’nun
anlatimiyla;
“Kuba’ya yerlestirilmis olan fuzeler, 16 Ekim 1962 tarihinde cok yuksekten ucan bir Amerikan U-2 casus ucagi tarafindan tespit edildi.” Ucak, firlatma rampalarinin fotografini cekti. ABD Baskani Kennedy ayni gun, ayin 16’sinda haberdar edildi, kriz o anda basladi. Ancak atesleme icin gereken bazi parcalarin henuz Kuba’ya ulasmadigi biliniyordu. 22 Ekim’de Sovyetler Birligi’nden bu parcalari tasiyan gemilerin yola ciktigi istihbaratini alan ABD, Sovyetler Birligi’nden gemileri geri gondermesi talebinde bulundu, ancak bu talep dikkate alinmadi. Füze malzemeleri tasiyan Sovyet gemileri Kuba’ya yaklasirken, Kennedy Kuba’nin denizden abluka altina alinmasini emretti. Kuba’ya hicbir gemi yanasmayacakti ve ablukayi delmeye calisan gemiler derhal batirilacakti ABD bu kararlari alirken,
NATO veya Birlesmis Milletler’den ne izin aliyor, ne de akil
danisiyordu. ABD’nin “muttefikleri”, nukleer bir savasin esigine
geldikleri bir anda karar sureclerinde hic guclerinin olmadigini
goruyordu.
Füze Krizi’nde karsilikli guvenceler
Kisa bir sure sonra, 27 Ekim
1962’de Kruscev, Kennedy’e gonderdigi mektupta, ABD’nin Turkiye’deki
fuzeleri sokmesi halinde, SSCB’nin de Kuba’dakileri sokecegini,
Turkiye’nin toprak butunlugune ve bagimsizligina saygi gosterecegini,
icislerine karismayacagini ve isgal etmeyecegini belirtti.
Kuba’daki fuzelerin sokulmesinin karsiligi olarak ABD’nin de ayni guvenceleri Kuba icin vermesi gerektigini ekledi. Türkiye’nin güvenligi feda ediliyor
Kennedy ayni gun icinde
yazdigi mektupla, Kuba’daki fuzeler sokuldugu taktirde, Kuba’ya karsi
uygulanan ablukaya son verilecegini ve Kuba’yi isgal etmeyecegi
guvencesini verdi. Ancak Turkiye’deki fuzelerin sokulmesi konusunda
kesin bir guvence vermekten kacindi. Kennedy, mektubunda
“dunyadaki gerginliklerin yumusamasi, mektubunuzda belirttiginiz oteki silahlarla ilgili olarak daha genis bir duzenlemeye gidebilmemize olanak saglayabilir” diyordu. Ancak sonradan anlasildi ki, ABD Kurscev’e teminat vermisti. Krizden bes ay sonra Turkiye’deki Jupiterler “eski olduklari” gerekcesi ile sokuldu. Turkiye’nin “guvenligi” acik pazarlikta feda edilmis oluyordu. Füze krizi sona eriyor
ABD’nin ve Sovyetler
Birligi’nin karsilikli talepleri ve vaatleri, ilkesel olarak her iki
taraf icin de makul gorulmustu. Kruscev, bunun uzerine gemilerin geri
donmesi emrini verdi ve bunalimin tansiyonu hizli bir sekilde dusmeye
basladi. 28 Ekim 1962’de, ABD’nin Kuba’ya uyguladigi abluka kaldirildi.
Turkiye’de bu kriz sonrasinda ABD
uslerinin kaldirilmasina karsi baslatilan mucadele, sayisi ve hangi
anlasmalara dayandigi bilinmeyen bu uslerin sinirlanmasi ve belli bir
anlasmaya baglanmasi ile sonuclandi. 1968 gencliginin en
temel talebi olan “Tam Bagimsiz ve Gercekten Demokrat Turkiye”
mucadelesi, gecmisin bu somut yasanmisliklarindan kaynaklandi.
Türkiye’nin pazarlanan güvenligi
Simdi
elli yil sonra Turkiye yeniden sinirlarinin guvenligi icin NATO’dan
sinirlarina fuze yerlestirilmesini istiyor.
O nedenle NATO’nun yurtseverleri -patriotlar’i- Turkiye sinirlarina yerlestirilecek. Ancak basta Rusya olmak uzere, hepsi sorunlu hale geldigimiz sinir komsularimiz karsi cikiyor. 1962 Krizi’nde oldugu gibi, Turkiye’nin guvenligi gene pazarlik konusu olacak mi? Yasayarak gorecegiz. Simdi, “Tam Bagimsiz
Turkiye’yi” isteyen, sairin “bir yangin ormanindan puskurmus genc
fidanlarinin” neyi anlattiklarini yeniden hatirlamanin zamani.
Onlar ayni zamanda NATO ve Filipin Tipi Demokrasi’ye de karsi idiler.
|
||||