Siyaset2 Haziran 2005 00:00

Gençlik mutsuz ve umutsuz olunca... - Uluç Gürkan

Türkiye’nin daha iyiye gitmesi konusunda, gençlerin AB’ye olan ilgileri de azalıyor. ‘Türkiye hangi uluslararası örgütlenme içinde yer almalı’ sorusuna verilen AB yanıtının, geçen yıl yüzde 42 iken bu yıl yüzde 34’e düştüğü gözleniyor. Buna karşın, Türkiye’nin AB ile ilişkileri konusunda ‘Avrupa’ya bel bağlayacağımıza kendi kendimizi geliştirmeliyiz’ anlayışı öne çıkıyor. cialis forum cialis bez recepta cialis bez receptaescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholrenovation vejle site renova

Ankara Genç İş Adamları Derneği’nin ‘Gençlik Araştırması’ önümde, içim burularak okuyorum..

Gençler Türkiye’de yaşamaktan mutsuzlar. Kendilerine, ‘başka bir ülkede yaşamak ister misiniz’ diye soruluyor. Yüzde 58’i aşan bir çoğunlukla buna ‘evet’ yanıtı veriyorlar. ‘Hayır’ diyenleri yüzde 17’ye bile ulaşamıyor.

Gençler başka bir ülkede yaşamak istiyorlar, çünkü Türkiye’deki geleceklerinden umutsuzlar. Umutsuzlukları da giderek artıyor.

Gelecekten umutsuz olduğunu söyleyenler, geçen yıl yüzde 49 oranındayken bu yıl yüzde 57 oranına yükselmiş görülüyor. ‘Gelecekten umutluyum’ diyenler de geçen yıl yüzde 33 düzeyindeyken bu yıl yüzde 28’e düşmüş bulunuyor.

Her şeyin iyiye gittiği söylenirken umutların tükeniyor olması özellikle dikkat çekiyor.

***

Gençler, ‘gelecek endişesini’ yüzde 37 oranıyla kişisel olarak yaşadıkları en büyük sıkıntı olarak değerlendiriyorlar. Bunu yüzde 36 ile işsizlik izliyor.

İşsizlik aynı zamanda, yüzde 38 oranıyla gençlerin Türkiye’yi yönetiyor olsalardı el atacakları en önemli sorun olarak tanımlanıyor. Bunun ardından yüzde 21 oranıyla gelir dağılımındaki adaletsizlik geliyor.

Peki, gençler gelecek endişesini aşmak için nasıl bir işte çalışmayı hayal ediyorlar?

Bu soruya ilk sırada, yüzde 24 oranıyla ‘uluslararası bir şirket’ yanıtı veriliyor. Bu yanıt, gençlerin başka ülkelerde yaşama isteğiyle örtüştüğü gibi, yüzde 21 oranındaki kamuda güvence arayanların da üzerinde çıkıyor.

Gençler, ‘iş bulmak için hangi özelliklere sahip olmak gerekir’ sorusunu ise ‘torpil’ olarak yanıtlıyorlar. ‘İyi bir işin anahtarı’ sorusuna yüzde 48 oranında ‘önemli yerlerde etkili tanıdıkları olması’ yanıtı verilirken, ‘iyi bir okuldan, üniversiteden mezun olmak’ yanıtı yüzde 22 oranıyla bunun yarısı bile olamıyor.

Bu arada, gençler arasında ‘iş olsun da ne olursa olsun’ yaklaşımı da hızla yayılıyor.

***

Bu bezginlik tablosu temelsiz değildir. Gençlerin sorunlarıyla Türkiye’nin sorunları arasında doğrudan bağlantı vardır.

Gençler, kendilerini gelecekten umutsuz ve endişeli yapan Türkiye’nin sıkıntılarının aşabileceğine de inanmıyorlar. Türkiye sosyal ve ekonomik sıkıntılarını aşar diyenler yüzde 16’da kalırken, aşamaz diyenler yüzde 55 oranına ulaşıyor.

Aynı karamsarlık, ‘bu yıl Türkiye için iyi mi olacak, kötü mü’ sorusunu yanıtlarken de ortaya çıkıyor. ‘İyi olacak’ diyenler yüzde 16 olurken, ‘kötü olacak’ diyenler yüzde 47’yi buluyor. Bu arada, yüzde 27 oranındaki gençler de, böyle gelmiş, böyle gider havasında ‘değişen bir şey olmayacak’ diye kestirip atıyor.

Türkiye’nin daha iyiye gitmesi konusunda, gençlerin AB’ye olan ilgileri de azalıyor. ‘Türkiye hangi uluslararası örgütlenme içinde yer almalı’ sorusuna verilen AB yanıtının, geçen yıl yüzde 42 iken bu yıl yüzde 34’e düştüğü gözleniyor. Buna karşın, Türkiye’nin AB ile ilişkileri konusunda ‘Avrupa’ya bel bağlayacağımıza kendi kendimizi geliştirmeliyiz’ anlayışı öne çıkıyor.

***

Ankaralı genç iş adamlarının gerçekleştirdiği gençlik araştırması önemli bir uyarıdır. Raflarda kalmamalıdır. Türkiye’yi yönetenlerce büyük bir ciddiyetle değerlendirmeye alınmalı ve başta istihdam olmak üzere gençleri yeniden Türkiye’ye kazandıracak politikalar ivedilikle yaşama geçirilmelidir.

Gençleri umutsuz olan bir ülkenin geleceği aydınlık olamaz.