Sandalyeleri Yargıladılar - Hikmet Çiçek
Tuncay Özkan, Fırat’ın bu tavrına tepki göstererek, avukat ile müvekkili arasındaki yazışmalara müdahale edilemeyeceğini hatırlattı. Daha önceki duruşmalarda tuvalete çıkmak isteyen sanıklardan “doktor raporu” isteyen “özel yetkili” üye yargıç Ercan Fırat, mahkemenin kararının böyle olduğunu, sanıklarla avukatlar arasındaki belge alışverişinin yasak olduğunu, bundan sonra her belgeyi önce kendisinin okuyacağını ve verilip verilmeyeceğini kendisinin karar vereceğini söyledi. 18 Eylül 2012 günü Ergenekon sanıkları böyle bir sürprizle karşılaştılar. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnaproxennatrium site naproxen kruidvat
|
Tuncay Özkan, üzerinde “ölüm ilanı”
yazan kağıdı avukatına verirken bir salon görevlisi “önce üye hakim okuyacak, yeni talimat
böyle” dedi. Üye yargıç, ölüm ilanını dikkatle
inceledi, belli ki Kurthan Fişek adını ilk kez duyuyordu. 18 Eylül 2012 günü Ergenekon
sanıkları böyle bir sürprizle karşılaştılar. Duruşmanın öğleden sonraki
oturumunda bu durumu anlatmak için “usul hakkında”
söz isteyen Mustafa Balbay‘a mahkeme başkanı Hasan Hüseyin Özese söz
vermedi. “KADROLU TANIK!” Adı Emrah Özdemir. “Bekliyor” demek yanlış. 18 Eylül 2012 günü Ergenekon
davasında tanıklık yaptı. Ataşehir’de bir et lokantasında
Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Kemal Kerinçsiz, Sedat Peker ve Adil
Timurtaş‘ın buluştuklarını “duymuştu.” Muzaffer Tekin‘in “kaos”
istediğini, darbeyi savunduğunu, Osman Baydemir, Orhan Pamuk, Ahmet
Türk gibi birilerinin öldürülmesi gerektiğini konuştuklarını “duymuştu.” Abdullah Çatlı‘nın Susurluk’ta kaza
anında ölmediğini ancak daha sonra Veli Küçük‘ün talimatıyla
öldürüldüğünü Hayrettin Ertekin‘den “duymuştu.” Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın nasıl öldürüldüğünü, yine Albay Kazım Çillioğlu’nun, Hasan Atilla Uğur komutlarında “bıçak timi” adı verilen tim tarafından nasıl infaz edildiğini, Cem Ersever’in hain ilan edilerek nasıl ve kimler tarafından öldürüldüğünü hep biliyordu… Emrah Özdemir, Binbaşı Cem
Ersever‘in ölümü sırasında yedi, Susurluk patlak verdiğinde on yaşında! Fakat Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, “tanıklık belgeyle, kanıtla olur ‘duydum’ demekle olmaz” demiyor, “anlat, anlat” diyor! Emrah Özdemir, Diyarbakır 6.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “faili meçhul cinayetler”ve Malatya Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Zirve” davasının da “kadrolu” tanığı! SONER YALÇIN’DAN AÇIKLAMA Gazeteci-yazar Soner Yalçın
Silivri’den Aydınlık’a bir mektup gönderdi. “Silivri Notları”nın devamlı okurları
hatırlayacaktır, Övür’den birkaç kez söz etmiştik. “Övür’ün yazısında/alıntısında adı geçen MİT’çi Mikdat Alpay’la tanışmadım, görüşmedim, telefonda dahi konuşmadım. Yüzünü bile tanımam.” diyen Soner Yalçın, benzer iddiaları ortaya atan “haber elemanı” Mehmet Baransu‘ya dava açtığını ve mahkemenin sürdüğünü belirtiyor. Soner Yalçın, Mahmut
Övür’ün hiçbir kanıta dayanmayan, yalan yanlış iddialarının Aydınlık
sayfalarına olduğu gibi taşınmasından duyduğu üzüntüsünü ifade ediyor.
|
||||