Atatürk Heykeli Önünde İntihar - Şebnem Özbek / Açık İstihbarat
7 Ağustos 1982’de Esenboğa Havalimanına 2 ASALA militanı geldi. Yanlarında 3’ünü patlattıkları 4 adet özel yapım bomba getirmişlerdi. 2 ASALA militanının kanlı eylemi neticesinde; 8 kişi öldü ve 72 kişi yaralandı. Bu terör eylemi; Türkiye sınırları içinde yapılan ilk eylemdi ve ülkemizde çok büyük bir nefret yarattı. ASALA’ya karşı nefret besleyen sadece Türkler değildi. Bu nefret ve utancı taşıyan bir kişi daha vardı: Ermeni asıllı Artin Penik. micardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg
|
“Gerçi bize milliyetçi derler. Ama biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince (bencilce) ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.” (M. Kemal)
Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı “Gerçekçi bir kültür milliyetçiliği”
olarak nitelendirilebilir. “Tarih, kültür, çıkar birliği
içerisinde bu yurtta yaşayan; dini ve ırkı ne olursa olsun herkesin
genel adı Türk’tür.” Zaten Atatürk gibi; kurtuluş mücadelesi verilirken, doğuda emperyalist ülkelerin kışkırtmalarına kapılan Ermeni ve Kürt unsurların varlığı kadar, bu mücadelede bizimle aynı saflarda düşmana mermi atan, göğüs göğse çarpışan Ermeni ve Kürtlerin olduğunu bilen birinden ırk milliyetçiliği yapması beklenemez. Gazi’nin ilke ve inkılapları ile neyi kastettiğini gerçek anlamda anlayan kişilerin; O’nu anlamaktan yoksun kişilere örnek olması dileğiyle, Büyük Dâhinin milliyetçilik anlayışı ile yoğrulmuş Türkiye’de; çok değil bundan 30 yıl önce yaşanan ve Atatürk’ün ne kadar haklı olduğunu kanıtlayan bir olayı hatırlatmak istiyorum. Bu olay bile Atatürk milliyetçiliğinin hiçbir zaman din ve ırk unsurlarını barındırmadığının açık bir göstergesidir. İlk kanlı
eylemini 1984 yılında yapan PKK bölücü terör örgütü; o günden bu yana
görmüş olduğu yoğun dış destekle birlikte eylemlerini aralıksız olarak
devam ettirmektedir. ASALA kanlı
eylemine ilk olarak 1973 yılında, Amerikan vatandaşı 78 yaşındaki
Ermeni bir kadının, Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ve Konsolos
Bahadır Demir'i şehit etmesi ile başlamıştı. 7 Ağustos
1982’de Esenboğa Havalimanına 2 ASALA militanı geldi. Yanlarında 3’ünü
patlattıkları 4 adet özel yapım bomba getirmişlerdi. 2 ASALA
militanının kanlı eylemi neticesinde; 8 kişi öldü ve 72 kişi yaralandı.
Artin Penik;
ASALA’yı sadece kınamakla kalmadı; kendini Taksim Meydanında Atatürk
heykelinin gölgesinde yakarak olayı protesto ettiğinde tarih; 10
Ağustos 1982 idi. “ASALA terörü, emperyalistlerin oyunudur. Emperyalistlerin gayesi Ermenileri rahatsız etmek ve Türkiye'yi bir harbe sokmak, dünya kamuoyunun önünde Türkiye'yi kötülemektir. Batılılar bu terbiyesizlere gereken cezayı zamanında vermiş olsalardı; bunlar bu hale gelemezdi. Aslında ben, Fransız Konsolosluğu önünde intihar edecektim. Ancak kararımı bir saniyede değiştirdim ve çok sevdiğim Atatürk'ün huzurunda ve Atatürk uğrunda intihar edebilmek için Taksim’de ki Atatürk Heykeli'nin önüne geldim. Biz millet olarak kardeşçe yaşıyoruz. Vatanım ve millerim uğruna bu eylemi gözümü kırpmadan yüz bin defa yine yaparım.” Artin bu
röportajdan 2 gün sonra vefat etti. İntihar etmeden hemen önce ASALA’ya
yazdığı İşte size; Türk olmayan ancak bu ülkeyi ve milleti “Vatanım” ve “Milletim” diye sevebilecek ve onu koruyup kollamak için canını verebilecek kadar Atatürk milliyetçisi, gerçek Atatürkçü, pek çok Türk’ten daha Türk; Ermeni Artin Penik. Artin’in
ölümünden sonra “Türk Ermeni Patrikhanesi ve İstanbul Ermenileri”
tarafından “Esenboğa Katliamına Türk Ermenilerinin İnfiali” başlıklı
bir bildiri yayınlandı. Şimdi bana
söyler misiniz; Atatürk milliyetçiliğinin neresi ırkçı, kafatasçı. Atatürk milliyetçiliği, Türkiye’yi bilmem kaç etnik kimliğe bölmeye değil; tüm bu etnik kimlikleri birleştirmeye yönelik bir ideolojidir. Yaklaşık 30 yıl öncesine kadar bu ideoloji Türkiye’de başarıyla yürütülmüştür. Atatürk’ten, O
Büyük Dâhinin ilke ve devrimlerinden uzaklaştıkça, O’nu anlamayan,
anlayamayan kişiler tarafından yönetildikçe; Türkiye hızla bir
ayrışmaya, din ve etnik köken olarak kamplaşmaya sürüklenmiştir.
Geçirdiğimiz bu otuz yıl; nereden nereye geldiğimizin, getirildiğimizin
kanıtıdır. Ülkemizin; emperyalistlerin telkinlerine, nasihatlerine, önümüze koydukları kriterlere değil; Mustafa Kemal Atatürk’ü ve devrimlerini kendisine örnek alabilecek ve tüm etnik kökenlerin tek çatı altında barış, kardeşlik ve hoşgörü içerisinde yaşaması anlamına gelen Atatürk milliyetçiliğini, ulus bilincini ülkemizde tekrar yeşertebilecek iktidardan başka hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. 28.09.2012
|
||||