Siyaset3 Ekim 2012 00:00

Atatürk Heykeli Önünde İntihar - Şebnem Özbek / Açık İstihbarat

7 Ağustos 1982’de Esenboğa Havalimanına 2 ASALA militanı geldi. Yanlarında 3’ünü patlattıkları 4 adet özel yapım bomba getirmişlerdi. 2 ASALA militanının kanlı eylemi neticesinde; 8 kişi öldü ve 72 kişi yaralandı. Bu terör eylemi; Türkiye sınırları içinde yapılan ilk eylemdi ve ülkemizde çok büyük bir nefret yarattı. ASALA’ya karşı nefret besleyen sadece Türkler değildi. Bu nefret ve utancı taşıyan bir kişi daha vardı: Ermeni asıllı Artin Penik. micardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg


Atatürk Heykeli Önünde İntihar

Şebnem Özbek - Açık İstihbarat 

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

03.10.2012



“Gerçi bize milliyetçi derler. Ama biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince (bencilce) ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.”

(M. Kemal) Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı “Gerçekçi bir kültür milliyetçiliği” olarak nitelendirilebilir.

Din ve ırk faktörlerinin Atatürk milliyetçiliğinde yeri yoktur. Atatürk; milli mücadeleden bahsederken bir kere bile Türk ırkından söz etmez. Milletten söz eder. “Millet” temelini; tarih, kültür, çıkar birliği içindeki herkes, “Milliyetçilik” temelini de ırk değil yurt milliyetçiliği oluşturur.

“Tarih, kültür, çıkar birliği içerisinde bu yurtta yaşayan; dini ve ırkı ne olursa olsun herkesin genel adı Türk’tür.”

İşte Atatürk Milliyetçiliği budur.

Zaten Atatürk gibi; kurtuluş mücadelesi verilirken, doğuda emperyalist ülkelerin kışkırtmalarına kapılan Ermeni ve Kürt unsurların varlığı kadar, bu mücadelede bizimle aynı saflarda düşmana mermi atan, göğüs göğse çarpışan Ermeni ve Kürtlerin olduğunu bilen birinden ırk milliyetçiliği yapması beklenemez.

Gazi’nin ilke ve inkılapları ile neyi kastettiğini gerçek anlamda anlayan kişilerin; O’nu anlamaktan yoksun kişilere örnek olması dileğiyle, Büyük Dâhinin milliyetçilik anlayışı ile yoğrulmuş Türkiye’de; çok değil bundan 30 yıl önce yaşanan ve Atatürk’ün ne kadar haklı olduğunu kanıtlayan bir olayı hatırlatmak istiyorum. Bu olay bile Atatürk milliyetçiliğinin hiçbir zaman din ve ırk unsurlarını barındırmadığının açık bir göstergesidir.

İlk kanlı eylemini 1984 yılında yapan PKK bölücü terör örgütü; o günden bu yana görmüş olduğu yoğun dış destekle birlikte eylemlerini aralıksız olarak devam ettirmektedir.

Hiç bir bölücü terör örgütü dış destek olmadan yaşayamaz. Ülkemizi kendi emellerine uygun şekilde bölmek isteyen emperyalist Batı; bu amaçla PKK’dan önce, AKP Hükümetinin bir kez daha uzattığı teskere ile hala vatandaşlarını korumak için Mehmetçiğin bulunduğu Lübnan’da 1970’li yıllarda kurulduğu bilinen ASALA terör örgütünü maşa olarak kullanmıştı.

ASALA kanlı eylemine ilk olarak 1973 yılında, Amerikan vatandaşı 78 yaşındaki Ermeni bir kadının, Los Angeles Başkonsolosu Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir'i şehit etmesi ile başlamıştı.

On yıldan fazla süren ASALA terörü; 34'ü diplomat olmak üzere toplam 41 vatandaşımız şehit edilmesine neden oldu.

7 Ağustos 1982’de Esenboğa Havalimanına 2 ASALA militanı geldi. Yanlarında 3’ünü patlattıkları 4 adet özel yapım bomba getirmişlerdi. 2 ASALA militanının kanlı eylemi neticesinde; 8 kişi öldü ve 72 kişi yaralandı.

Bu terör eylemi; Türkiye sınırları içinde yapılan ilk eylemdi ve ülkemizde çok büyük bir nefret yarattı. ASALA’ya karşı nefret besleyen sadece Türkler değildi. Bu nefret ve utancı taşıyan bir kişi daha vardı: Ermeni asıllı Artin Penik.

Artin Penik; ASALA’yı sadece kınamakla kalmadı; kendini Taksim Meydanında Atatürk heykelinin gölgesinde yakarak olayı protesto ettiğinde tarih; 10 Ağustos 1982 idi.

Evet Artin; dünyanın dikkatini, Ermeni terör örgütü ASALA’ya çekmek için kendini yakarak intihar etti. 2 saat süren bir ameliyatta bütün derileri ayıklandı ve -1 derecelik suda yıkandı. Artin. Ancak 5 gün yaşayabildiği hastanede yapılan röportajda, eylem gerekçesini şöyle açıklamıştı:

ASALA terörü, emperyalistlerin oyunudur. Emperyalistlerin gayesi Ermenileri rahatsız etmek ve Türkiye'yi bir harbe sokmak, dünya kamuoyunun önünde Türkiye'yi kötülemektir. Batılılar bu terbiyesizlere gereken cezayı zamanında vermiş olsalardı; bunlar bu hale gelemezdi. Aslında ben, Fransız Konsolosluğu önünde intihar edecektim. Ancak kararımı bir saniyede değiştirdim ve çok sevdiğim Atatürk'ün huzurunda ve Atatürk uğrunda intihar edebilmek için Taksim’de ki Atatürk Heykeli'nin önüne geldim. Biz millet olarak kardeşçe yaşıyoruz. Vatanım ve millerim uğruna bu eylemi gözümü kırpmadan yüz bin defa yine yaparım.”

Artin bu röportajdan 2 gün sonra vefat etti. İntihar etmeden hemen önce ASALA’ya yazdığı

“Yeter artık ASALA canileri” diye başlayan mektubun bir kısmı şöyle:

“Patrikhane ve Türkiye'deki bütün Ermeniler namına sizi protesto edip kendimi yakıyorum. Size sesleniyorum ASALA canileri: Masum insanları arkadan kahpece öldürmekle bu işler hallolmaz. Fakat siz kahpece, günahsız insanları öldürmeye devam ederseniz, size yeminle söylüyorum kökünüz kazınacak. Sizi bir Ermeni olarak asla kabul etmiyorum, lanetliyorum. Zamanı gelirse Türk Ulusu sizin cezanızı verecek”

İşte size; Türk olmayan ancak bu ülkeyi ve milleti “Vatanım” ve “Milletim” diye sevebilecek ve onu koruyup kollamak için canını verebilecek kadar Atatürk milliyetçisi, gerçek Atatürkçü, pek çok Türk’ten daha Türk; Ermeni Artin Penik.

Artin’in ölümünden sonra “Türk Ermeni Patrikhanesi ve İstanbul Ermenileri” tarafından “Esenboğa Katliamına Türk Ermenilerinin İnfiali” başlıklı bir bildiri yayınlandı.

Bu bildiride;

“Türkiye'den toprak talebinde bulunan gafillerin böyle bir teşebbüse yeltendikleri anda karşılarında evvela kanının son damlasına kadar Türk Ermenilerini bulacaklarından şüphe etmemelerini diliyoruz”

yazılıydı.

Şimdi bana söyler misiniz; Atatürk milliyetçiliğinin neresi ırkçı, kafatasçı.

Artin’in kahramanlık hikâyesini göz önüne aldığınızda, Avrupa Birliğinin “Etnik kimlikler Atatürk ilkeleri nedeniyle asimilasyona uğruyor” sözüne inanmak için kusura bakmayın ama ya kör olmak ya da etnik milliyetçiliği körükleyip bölünmenin önünü açmayı istiyor olmak gerekir.

Atatürk milliyetçiliği, Türkiye’yi bilmem kaç etnik kimliğe bölmeye değil; tüm bu etnik kimlikleri birleştirmeye yönelik bir ideolojidir. Yaklaşık 30 yıl öncesine kadar bu ideoloji Türkiye’de başarıyla yürütülmüştür.

Atatürk’ten, O Büyük Dâhinin ilke ve devrimlerinden uzaklaştıkça, O’nu anlamayan, anlayamayan kişiler tarafından yönetildikçe; Türkiye hızla bir ayrışmaya, din ve etnik köken olarak kamplaşmaya sürüklenmiştir. Geçirdiğimiz bu otuz yıl; nereden nereye geldiğimizin, getirildiğimizin kanıtıdır.

Emperyalistlerin Atatürk’ten nefret etmelerinin, Mustafa Kemal’in ve devrimlerinin olmadığı bir Anayasa yapmamızı istemelerinin nedeni; Artin Penik gibi, bizi birbirimize bağlayan harcı yok etmek istemeleridir.

Otuz yıl önce bu topraklarda “Hepimiz Türk’üz” diye bağırılıyorken, bugün hiç kimse Artin Penik’i anmıyorsa; emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerinin ne kadar büyük yol aldığını görmemizin ve artık uyanmamızın vakti gelmiş demektir.

Ülkemizin; emperyalistlerin telkinlerine, nasihatlerine, önümüze koydukları kriterlere değil; Mustafa Kemal Atatürk’ü ve devrimlerini kendisine örnek alabilecek ve tüm etnik kökenlerin tek çatı altında barış, kardeşlik ve hoşgörü içerisinde yaşaması anlamına gelen Atatürk milliyetçiliğini, ulus bilincini ülkemizde tekrar yeşertebilecek iktidardan başka hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.

28.09.2012


 

Açık İstihbarat @ 2012