Medya19 Eylül 2012 00:00

Rasim Ozan Kütahyalı'nın Yat Merakı - Açık İstihbarat

Şamil Tayyar'ın Karakterinin Belgesi : Şıh'tı Şahbaz Oldu başlıklı yazımızda, bugün AKP'nin eteğinde demokrasi havariliği yapan bu zatın, 28 Şubat döneminde o zamanın zihniyetine yaranmak için nasıl "Şıh" olan önadını, "dinci" gözükmemek kaygısı ile mahkeme kararı ile kaldırttığının belgesini yayınlamıştık. Fakat bazı AKP yaverlerinin karakterini ortaya koymak için belgeye ihtiyaç yok. Suratlarına ve AKP için şekilden şekile girerek takındıkları ifadelere bakmanız bu zevatın nasıl bir karaktere sahip olduğunu anlamanız için yeterli. AKP  yaverlerinden Rasim Özan Kütahyalı bunlardan biri. abilify link abilifyoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin


Rasim Ozan Kütahyalı'nın

Yat Merakı

Açık İstihbarat

 

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

20.09.2012


Zamanında, AKP'nin en kıdemli yaverlerinden Şıh Şamil Tayyar'ın karakterinin belgesini yayınlamıştık.

Şamil Tayyar'ın Karakterinin Belgesi : Şıh'tı Şahbaz Oldu


başlıklı yazımızda, bugün AKP'nin eteğinde demokrasi havariliği yapan bu zatın, 28 Şubat döneminde o zamanın zihniyetine yaranmak için nasıl "Şıh" olan önadını, "dinci" gözükmemek kaygısı ile mahkeme kararı ile kaldırttığının belgesini yayınlamıştık.

Fakat bazı AKP yaverlerinin karakterini ortaya koymak için belgeye ihtiyaç yok. Suratlarına ve AKP için şekilden şekile girerek takındıkları ifadelere bakmanız bu zevatın nasıl bir karaktere sahip olduğunu anlamanız için yeterli.

AKP  yaverlerinden Rasim Özan Kütahyalı bunlardan biri.

Kendi özünün bilincinde olan fakat dışarıya farklı bir görüntü yansıtmaya çalışan her oyuncunun o eğreti maskesi ile her gün farklı bir ekranda AKP'nin propagandasını yapıyor. Hatta "gazetecilik" görüntüsü altında Pakistan'a yaptığı gezide , AKP yaverliğini ne boyutlara taşıdığının kodları gizli. Mehmet Faraç bir gün Beyaz TV'deki programdan bir gecede nasıl ilişiğinin kesildiğini anlatırsa, Kütahyalı'ya kimlerden telefon gelmesinin yettiğini de öğrenmiş oluruz.

Ve bu hizmetlerinin karşılığı olarak da 4 senede hatırı sayılır bir servet yaptı.

AKP hizmetlerinin karşılığını , gazetecilik görüntüsü altında açılan bir dizi köşe ve televizyon programı üzerinden fazlası ile ödüyor. Ve kısa bir zamanda, milyon dolarlık "rezidans"lar alacak noktaya geldi. Tabi ki, gazetecilik maaşı ile!

Bu zatın karşısına "ulusalcı" kadrodan çıkartılanlar ise bu veled-i derunun maskesini indirmek yerine, onu meşrulaştıracak suya tirit kavgalarla program başına 1000 TL'den ayda 4000'in TL'nin hesabını yapıyorlar.

Son zamanlarda bu AKP yaveri Kütahyalı'nın sinirlerinin daha bir bozuk olduğu açıkca görülüyor.

Hayalinde bir gazetenin genel yayın yönetmenliği var ama AKP'de yaver boy boy ve bu işi Kütahyalı'dan çok daha iyi yapabilecek çok daha yetenekli yaverleri var Tayyip Erdoğan'ın.

Her programda aynı 10 cümleyi bağırıp çağırarak tekrarlayarak ve insanları mafya ağzı ile tehdit ederek (en son geçen bir programda Kadıköy Belediye Başkanını, "beni karşına almak istemezsin" sözleri ile tehdit etti) bir gazetenin başına geçmesi zor.

Bu konuda ondan çok daha tecrübeli Yiğit Bulut gibi isimler var. Tayyip Erdoğan nezdinde, Yiğit Bulut aleyhine yaptığı kulislerden medet umduğu anlaşılıyor ama herkesin onun kumaşının farkında olduğundan bihaber. O yüzden bir kaç köşe, bir kaç televizyon programı ve belki bir gün aynen Şıh Şamil Tayyar gibi Erdoğan'ın milletvekilliği altında korunmaya alınması dışında bir geleceği yok.

Her darbe çocuğu gibi;  o darbenin siyasi ömrü tamamlandığında, en iyi ihtimalle sahneden indirilecek, en kötü ihtimalle yargılanacak bir figürandan öte değil. Sürekli darbe "Ergenekon" sürecinin sonlanması ile birlikte, önüne çıkarılacak konulardan bir tanesi de, bu kadar kısa sürede bu kadar büyük bir serveti nasıl elde ettiği olacak.

Bir gün kendisine aşağıdaki tarzda sorular sorulduğunda ne cevap verecek hep birlikte göreceğiz:

1) Size verilen köşeleri, maddi çıkarlarınız için reklam amacı ile kullandınız mı?

2) 4 senede gazeteci maaşı ile yaptığınız serveti nasıl açıklıyorsunuz?

3) Son olarak bir yat almak için pazarlık yaptınız mı?

4) Bu yatı alırken i " paranın bir kısmını vereyim, geri kalanını köşemde adınızı geçirerek reklamınızı yaparım" şeklinde pazarlık ettiniz mi?

5) Köşenizin reklam değerinin 200.000 $'mı olduğunu düşünüyorsunuz?

6) Ekranlarda sıkça demokrasi, ahlak, gazetecilik gibi kavramlar üzerine ahkam kesen biri olarak, bir "gazetecinin" köşesini kişisel çıkarlarına alet etmesini nasıl karşılıyorsunuz?

Bu soruların cevabı aynı zamanda Türkiye'de gazeteciliğin de dramını içeriyor.

Zaten matah bir seviyede olmayan, fakat AKP iktidarı ile daha da dip yapan bir sektörde Rasim Ozan Kütahyalı gibiler bir sebep değil, sadece sonuç.

Daha iyisini talep etmeyen ve belki de haketmeyen bir milletin hakettiği bir sonuç.

Açık İstihbarat


Açık İstihbarat @ 2012