Dış Politika31 Ağustos 2012 00:00

Emperyalizm Sürecinde Ilımlı İslam ve Ilımlı Türkçülük - Tuğrul Keskingören / Açık İstihbarat

Bu ve benzeri siyasi hareketlerin savunduklarini iddia ettikleri ideoloji ve kullandiklari terminolojinin bu kavramlarin orjinal tanimlari ile bir iliskisi oldugunu dusunmek ve inanmak, bizi Marx’in tanimladigi yanlis bilinc kavramina goturur. Buyuk dusunur Karl Marx’in yanlis bilinc (False Consciousness) olarak tanimladigi kavrami traji-komik bir hikaye ile su sekilde aciklayabiliriz. Bati Afrika ulkelerinden birisinde ozu demokrasi ve insan haklari olarak tanimlanan bir darbe olur, ve daha evvel ABD ile calisan donemin diktatoru, demokrasi isteyen bir onderin liderliginde halk darbesi ile yonetimden indirilir. Ulkede bulunan CIA istasyon sefi, Langley’deki karargahi ararken sunlari soyler: “Yonetime yeni birisi geldi, cok genc, dinamik, Bati’da egitim gormus, demokrasi ve insan haklarini savunuyor, bize cok yakin, fakat en onemlisi dusundugu ve inandigi kavramlari kendi fikirleri zannediyor.” levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetes

Emperyalizm Sürecinde Ilımlı İslam ve Ilımlı Türkçülük

Tuğrul Keskingören - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

31.08.2012


Emperyalizm planlarini uzun donemlere yayarak yapar.

Iste bu yuzdendir ki, Irak savasini ve onun uzun vadedeki acilimlarini anlamak icin tarihin derinliklerine bakmak gerekir. Gunes Batmayan Ingiliz Emperyalizmi’nin Ortadogu’da actigi yaranin devami bugun Amerika tarafindan daha da derinlestirilmeye calisilmaktadir.

Peki nedir bu yara veya uzun vadeli plan?

Amerika Irak’i Bush ve savas cetesi istedigi icin isgal etmedi yani Bush gunah kecisi degil. Irak’in isgali uzun donemli on yillara yayilmis aysberg misali sadece cok ufak bir yani gorunen planin stratejik bir parcasidir.

Bu planda bagimsizlik iceren olgusu ile Ataturk’un Turkiye’sine veya emperyal bir yaklasim olan Osmanli Turkiye’sine yer yoktur.

Bu uzun vadeli planin dusuk profilli figuranlari ise zaten belli bir sure sonra bir kenara itiliceklerdir.

Bu baglamda Turkiye acisindan Amerikan politikasinda Demokratlarin veya Cumhuriyetcilerin gelmesi ile herhangi bir degisiklik olacagini iddia etmek aymazliktir. Cunku plan Cumhuriyetci ve Demokratlarin otesinde daha buyuk bir alani kapsar.

Disaridan Amerikan politikasina bakildiginda Demokratlarin sanki Irak savasina karsi olduklari izlenimi dogar, oysa Demokratlarin karsi olduklari Cumhuriyetcilerin ve neoconlarin Irak savasindaki stratejileridir. Esas amacta herhangi bir degisiklik yoktur. Bu yuzden Demokratlarin buyuk bir cogunlugu Irak savasina ABD kongresi ve senatosunda evet oyu kullanmislardir. 2004 yilinda Demokratlarin baskan adayi John Kerry bile Irak savasini savunmustur. Bu strateji degisikligi daha az oldur daha fazla somur ile tanimlanabilir.

2008 ABD baskanlik secimi ile Disisleri bakanligina getirilen Hillary Clinton da senatodaki oylamada Irak savasina evet oyu verenlerdendir. Iste bu yuzdendir ki ABD’de muhafazakar ve irkci yaklasimlari ile taninan Ann Coulter bile Hillary Clinton’i destekler bir politika izlemistir. Yani Amerikan dis ve hatta ic politikasi kisiler ile aciklanamaz, kisiler sadece nuansta farkliliklar olusturur, amac tuketim ve uretim kulturunu dayali kapitalist ve Hristiyan tonlari bulunan Amerikan yasam tarzini dunyaya empoze etmektir. Fakat amaca giderken izlenecek yol konusundaki gorus ayriliklari demokrat ile cumhuriyetciler arasindaki temel farki olusturur.

Iste bu buyuk planda Turkiye’ye iki rol dusmektedir.

Rollerdeki oyuncular secilmis planda uygulamaya konulmustur.

Birinci rol Turkiye’nin ayrilikci Kurt milliyetciligi ve Ilimli Islam politikalari ile bolunmesi ve manipule edilmesi; halkin ve direnenlerin icte ve dista AB politikalari ile pasifize edilmeleri, bu baglamda demokrasi, insan haklari, ve kisisel ozgurlukler olarak algilanan konseptlerin topluma ve devlet sistemine siringa edilerek, empyeryalizme karsi direnc noktalarinin kirilmasi olarak algilanabilir.

Zaten AB’nin ve ABD’nin Turkiye, Islam dunyasi veya “ucuncu dunyaya” empoze etmeye calistigi politikalar dikkatle izlenecek olursa TESEV, Ari gurubu, Amerika’da bulunan bazi Turk dernekleri, gercek Islam ile hic iliskisi olmayan Ilimli Islami (Moderate Islam) savunan siyasi guruplar veya Turk dunyasinin birlesmesini savunan Neo-Panturkist yaklasimlari destekleyen ici bosaltilmis Turkculer Bati Emperyalizminin Dogu’yu veya ezilen Guney’i kolelistirmede kullandigi figuranlar olarak algilanabilir.

Bu ve benzeri siyasi hareketlerin savunduklarini iddia ettikleri ideoloji ve kullandiklari terminolojinin bu kavramlarin orjinal tanimlari ile bir iliskisi oldugunu dusunmek ve inanmak, bizi Marx’in tanimladigi yanlis bilinc kavramina goturur.

Buyuk dusunur Karl Marx’in yanlis bilinc (False Consciousness) olarak tanimladigi kavrami traji-komik bir hikaye ile su sekilde aciklayabiliriz.

Bati Afrika ulkelerinden birisinde ozu demokrasi ve insan haklari olarak tanimlanan bir darbe olur, ve daha evvel ABD ile calisan donemin diktatoru, demokrasi isteyen bir onderin liderliginde halk darbesi ile yonetimden indirilir. Ulkede bulunan CIA istasyon sefi, Langley’deki karargahi ararken sunlari soyler: “Yonetime yeni birisi geldi, cok genc, dinamik, Bati’da egitim gormus, demokrasi ve insan haklarini savunuyor, bize cok yakin, fakat en onemlisi dusundugu ve inandigi kavramlari kendi fikirleri zannediyor.”

Gramsci’nin hejemony olarak tanimladigi emperyalist hakimiyet sureci Irak savasi ile devam etmektedir.

Kuzey Irak’da olusan Barzani devleti yakinda bagimsizligini ilan edecek ve Soguk savas doneminde Turkiye’de var olan Incirlik ussunun bir kismi Barzani Kurdistan’ina tasinacaktir.

Cunku Incirlik ussunun islevi belli olcutler icinde kalmamis, fakat yeni planda yeni strateji ile Kurdistan’da olmasi butun Orta Dogu’yu kontrol altinda tutmasi acisindan onem arz etmektedir. Sadece Kuzey Irak’da degil, ABD Irak’in genelinde 14 buyuk ve kalici us yapmaktadir.

Dunyanin en buyuk ABD elciligi Bagdat’ta yapilmistir. Demokratlarin veya Cumhuriyetcilerin 2008’de iktidara gelmeleri ile ABD’nin Irak’tan cekilecegi hayaline inanmak buyuk bir yanilgidir. Emperyalizmin Dogu‘ya kulturel, ekonomik ve siyasi acilimi yeni baslamistir.

Turkiye’ye, daha dogrusu kuculen bolunen Orta Anadolu Cumhuriyetine bicilen ikinci rol ise Orta Asya’da Turksuz Turancilik yaparak Cin’e ve Rusya’ya karsi kullanilma psikozudur.

Cunku siyasi ve kulturel kimligini yitirmis bir devletin ve toplumun bagimsizligini da yitirmesi ile kaybedecegi hic bir degeri de yoktur, ancak ucuncu ulkelere karsi kullanima acilir.

Nigaragua Orta Amerika’daki emperyalizmin diger ulkelere karsi kulandigi en guzel orneklemdir.

Cografi alan olarak kucuk bir ulke olan Nigaragua, islev olarak buyuk bir devlettir, cunku Emperyalizmin kendi halkina karsi kulandigi bir figuran konumundadir.

Turkiye’de ve Orta Asya’da demokrat Turkculer olarak kendilerini sunan Soroscu Ozbek, Uygur, Kirgiz Azeriler ne yazik ki sadece SOROS ve NED’den degil ABD senatoru Helsinki Komisyonu baskani muhafazakar Kansas senatoru gelecegin baskan adayi Sam Brownback’ten aldiklari emirler dogrultusunda Cin’e, Rusya’ya ve Orta Asya’ya acilip demokrasi ve insan haklari gibi muglak terimler altinda besinci kol faaliyetleri yapmaktadirlar.

Oysa unuttuklari bir nokta ile emperyalizmin geldigi hic bir ulkede demokrasi ve insan haklari gelmemistir. Eger gelseydi bugun Irak’da daha guzel bir gelecek ve daha mutlu insanlar olurdu.

Iste butun bu kavram kargasasi altinda Turkiye’de yasanan laik ve anti-laik, solcu ve sagci, ve benzeri butun siyasi, sosyal ve ekonomik kavramlar Marx’in tanimladigi yanlis bilinc tanimlamasi icinde degerlendirilebilir.

Ankara’da yapilan basortusune hayir mitingleri ile basortusunu destekleyen guruplar veya laik yapilanmanin savundugu iddialar, hic bir sekilde Turkiye’de yasanan somuru surecini aciklamaya yetmez, cunku ne basortusu Islam’in birinci sarti ne de laikligin sonudur.

Fakat ABD derin devletinin temsilcisi Morton Abromowitz destekli Ilimli Islam fikrini iyi takip ederseniz, aslinda Islam dunyasi ve Turkiye’nin hangi surecin icine cekilmeye calisildigini daha iyi gorursunuz.

Cunku Ilimli Islam ile Turkiye’ye bicilen rol Islam’in ehlilestirilmesidir. Bu asamada Turkiye’de bulunan T.C. (TUSIAD Cumhuriyeti) olarak algilanan laik yapi ise ABD ile iliskilerini cok derin temeller ve stratejik ortakliklar uzerine oturttugundan ikinci bolum olarak gordugumuz Cin ve Rusya’ya karsi Ilimli Turkculuk ve Turan rolunu ustlenecektir.

Iste bu baglamda Ilimli Islam ve Ilimli Turkculuk onumuzdeki donemlerde ABD’de baskanlik secimleri sonrasi Mitt Romney veya Barack Obama’nin 2012 Kasim’in da secimi kazanmasi ile Turkiye’ye bicilen roller daha aciga cikacak gibi gozukmektedir.





Açık İstihbarat @ 2012